THY'nin Orta Doğu Uçuş İptalleri: Bölgesel Gerilimin Ekonomik Faturası
Türk Hava Yolları'nın Orta Doğu'daki bazı ülkelere yönelik uçuşlarını iptal etmesi, bölgesel gerilimin havacılık sektörüne doğrudan etkisini gözler önüne serdi. Hava sahalarının kapanmasıyla alınan bu karar, sadece yolcuları değil, aynı zamanda Türkiye ekonomisini ve THY'nin operasyonel performansını da olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu durumun turizm ve ticaret üzerindeki yansımalarını yakından takip ediyor.
Zeynep Kaya
•
Türkiye'nin bayrak taşıyıcısı Türk Hava Yolları (THY), Orta Doğu'daki bazı ülkelerin hava sahalarını kapatma kararı alması üzerine bölgedeki önemli destinasyonlara yönelik seferlerini iptal ettiğini duyurdu. Bu gelişme, bölgesel jeopolitik gerilimin sivil havacılık ve dolayısıyla ekonomi üzerindeki doğrudan etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. İptaller, İran, Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları için 2 Mart 2026 tarihine kadar uzanırken; Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman seferleri 28 Şubat 2026 tarihi için geçerli oldu. Bu durum, hafta sonu piyasaların kapalı olduğu bir dönemde açıklanmasına rağmen, yeni haftanın açılışında piyasalarda ve özellikle THY hisselerinde nasıl bir etki yaratacağı merak konusu.
Bölgesel Gerilimin Havacılık Sektörüne Etkisi
Hava sahalarının kapanması kararı, bölgedeki güvenlik endişelerinin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, gelişmelerin anbean takip edildiğini ve ek sefer iptallerinin gündeme gelebileceğini belirtti. Bu belirsizlik ortamı, havayolu şirketlerinin operasyonel planlamalarını zorlaştırırken, yolcular için de ciddi mağduriyetlere yol açıyor. Havayolu şirketleri için iptaller, doğrudan gelir kaybı ve ek maliyetler anlamına geliyor. Uzun vadede ise, bölgesel istikrarsızlığın devam etmesi durumunda, havayolu rotalarının yeniden düzenlenmesi ve operasyonel verimliliğin düşmesi gibi sorunlar ortaya çıkabilir.
"Orta Doğu'da bazı ülke hava sahalarının kapatılması nedeniyle Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Ürdün'e yönelik seferlerimiz 2 Mart 2026'ya kadar; Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'a yönelik seferlerimiz ise 28 Şubat 2026 için iptal edilmiştir. Hava sahasındaki gelişmeler anbean takip edilmektedir."
Yahya Üstün, THY İletişim Başkanı
Türkiye Ekonomisi İçin Potansiyel Yansımalar
THY, Türkiye'nin en büyük ihracatçılarından biri olmasının yanı sıra, ülkenin turizm ve ticaret bağlantılarında da kritik bir rol oynuyor. Orta Doğu, hem turizm hem de kargo taşımacılığı açısından Türkiye için önemli bir pazar. Uçuş iptalleri, bu bölgelerle olan ticari ilişkileri geçici olarak aksatabilir ve turizm gelirleri üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Özellikle hafta sonu piyasaların kapalı olması, bu haberin ilk etkilerinin Pazartesi günü Borsa İstanbul açılışında daha net görülebileceği anlamına geliyor. Yatırımcılar, THY'nin yanı sıra bölgeyle iş yapan diğer Türk şirketlerinin hisselerindeki olası dalgalanmaları yakından izleyecektir.
Küresel Ticaret ve Enerji Piyasaları Üzerindeki Riskler
Orta Doğu'daki gerilimin tırmanması, sadece havayolu sektörünü değil, aynı zamanda küresel enerji ve ticaret piyasalarını da etkileme potansiyeli taşıyor. Bölge, dünya petrol arzının önemli bir kısmını karşılarken, kritik deniz ticaret yollarına da ev sahipliği yapıyor. Hava sahası kısıtlamaları ve potansiyel çatışma riskleri, enerji fiyatlarında artışa ve küresel tedarik zincirlerinde aksaklıklara neden olabilir. Bu durum, enflasyonist baskıları artırarak dünya ekonomisi üzerinde ek bir yük oluşturma riski taşıyor.
Operasyonel Zorluklar: Havayolu şirketleri için rota değişiklikleri ve ek maliyetler.
Gelir Kaybı: THY ve diğer havayolları için doğrudan bilet ve kargo gelirlerinde düşüş.
Turizm Etkisi: Türkiye'nin Orta Doğu'dan gelen turist akışında yavaşlama riski.
Ticaret Aksaklıkları: Bölge ülkeleriyle yapılan ticarette kargo taşımacılığında gecikmeler.
Piyasa Belirsizliği: Özellikle THY hisseleri ve genel BIST100 üzerinde baskı.
Gelişmelerin yakından takip edilmesi, hem bölgesel istikrar hem de küresel ekonomik görünüm açısından büyük önem taşıyor. THY'nin aldığı bu karar, bölgedeki gerilimin somut bir ekonomik yansıması olarak kayıtlara geçti.