Ortadoğu'da tırmanan jeopolitik gerilim, küresel enerji piyasalarında yeni bir belirsizlik dalgası yarattı. İsrail'in İran'daki stratejik hedeflere yönelik gerçekleştirdiği hava saldırıları, petrol zengini bölgede geniş çaplı bir çatışma riskini artırırken, bu durum Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü ve müttefikleri (OPEC+) grubunu acil toplanmaya itti. Pazar günü kilit üyelerin katılımıyla gerçekleşecek toplantıda, küresel petrol arzının daha da artırılması seçeneği masaya yatırılacak.Gerilimin Petrol Piyasalarına YansımalarıABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'in saldırıları sonrası İran'ın nükleer silah elde etmesini engelleme hedefini vurgulaması, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltti. Bu gelişmelerin ışığında, uluslararası piyasalarda petrol fiyatları hızla yükselişe geçti. Cuma günü Londra'da varil başına 73 dolar seviyesine ulaşan ham petrol, son yedi ayın en yüksek değerini görerek, olası arz kesintisi endişelerinin küresel arz fazlası işaretlerini gölgede bıraktığını gösterdi.OPEC+'ın Stratejik İkilemiSuudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki OPEC+ grubunun, normal şartlarda üç aylık arz dondurma sürecinin ardından nisan ayından itibaren üretimi kademeli olarak artırması bekleniyordu. Grup, geçtiğimiz dördüncü çeyrekte aylık 137 bin varil üretim artışı sağlamıştı. Ancak mevcut jeopolitik kriz, grubun bu stratejisini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. Bölgesel istikrarsızlık, petrol tedarik zincirlerinde aksaklık potansiyeli yaratırken, OPEC+'ın arz artışı kararı, piyasaları dengeleme veya gerilimi daha da tırmandırma arasında hassas bir denge kurmasını gerektirecek.Bölgesel Üreticilerin Hamleleri ve Geçmiş DeneyimlerSon dönemde, Riyad ve İran dahil olmak üzere bazı üretici ülkelerin petrol ihracatını hızlandırdığı gözlemleniyor. Bu durum, olası bir çatışma öncesi piyasaya daha fazla petrol sürme çabası olarak yorumlanabilir. Geçmişte de benzer durumlar yaşanmıştı; Suudi Arabistan, ABD'nin İran'ın nükleer tesislerini bombalamasının ardından geçen yıl arzı geçici olarak artırarak piyasaları rahatlatma yoluna gitmişti. Bu tecrübe, mevcut krizde de benzer bir stratejinin izlenebileceğine işaret ediyor.Türkiye Ekonomisi İçin Potansiyel EtkilerPetrol fiyatlarındaki her yükseliş, enerji ithalatına bağımlı olan Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan bir baskı yaratmaktadır. Küresel petrol fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin cari açığını olumsuz etkileyebilir, enflasyonist baskıları güçlendirebilir ve üretim maliyetlerini artırarak genel ekonomik büyümeyi yavaşlatabilir. OPEC+'ın alacağı arz kararı ve Ortadoğu'daki gerilimin seyri, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin enerji faturası ve makroekonomik dengeleri açısından kritik öneme sahip olacaktır.Önümüzdeki Pazar günü yapılacak OPEC+ toplantısı, sadece petrol piyasalarının değil, küresel ekonominin de yakından takip edeceği bir dönüm noktası olabilir. Bölgesel çatışma riskinin artmasıyla birlikte, enerji güvenliği ve fiyat istikrarı, uluslararası gündemin en üst sıralarına yerleşmiş durumda.
Ekonomi
OPEC+'tan Kritik Hamle: Ortadoğu Gerilimi Petrol Piyasasını Ateşliyor
Ortadoğu'daki tırmanan gerilim, petrol piyasalarını yeniden mercek altına aldı. İsrail'in İran'a yönelik hava saldırılarının ardından OPEC+, Pazar günü kilit üyeleriyle acil toplanarak arz artışı seçeneklerini masaya yatıracak. Bu kritik durum, küresel petrol fiyatlarını yedi ayın zirvesine taşırken, Suudi Arabistan ve Rusya liderliğindeki grubun kararı, enerji piyasalarının geleceği ve bölgesel istikrar açısından büyük önem taşıyor.
Ahmet Yıldız
•
