Marble Systems: Kur Baskısına Rağmen Yeşil Büyüme ve Küresel Atılım
Mermer sektörünün önde gelen oyuncularından Marble Systems Tureks, 2025'in ilk dokuz ayında dolar bazında cirosunu %13, FAVÖK'ünü ise %65'in üzerinde artırarak güçlü bir performans sergiledi. Şirket, artan maliyet baskısına ve kur dengesi talebine karşın, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla maliyet avantajı sağladı. Küresel pazarlarda agresif büyüme stratejisiyle öne çıkan Tureks, ABD'deki liderliğini Avrupa ve Ortadoğu'ya taşıyor.
Esra Çelik
•
Türkiye'nin doğal taş sektöründeki global temsilcilerinden Marble Systems Tureks, zorlu ekonomik koşullara ve artan maliyet baskısına rağmen 2025 yılının ilk dokuz ayında dikkat çekici bir finansal performans sergiledi. Şirket, dolar bazında ciro ve kârlılıkta kaydedilen yüzde 13'lük artışla sektördeki güçlü konumunu pekiştirirken, özellikle FAVÖK'teki yüzde 65'in üzerindeki yükselişle operasyonel verimliliğini gözler önüne serdi. Bu başarı, şirketin stratejik hamleleri ve küresel pazarlardaki etkin konumlanmasıyla doğrudan ilişkili.
Maliyet Baskısı ve Kur Dengesi Talebi
Sektör genelinde olduğu gibi Marble Systems Tureks de maliyet kalemlerinde ciddi artışlarla karşı karşıya kaldı. İşçilik, hammadde ve enerji gibi temel girdilerde dolar bazında yüzde 20'ye varan, işçilik maliyetlerinde ise yüzde 25 seviyesine ulaşan artışlar, şirketlerin kârlılık marjlarını zorluyor. Şirket Başkan Yardımcısı Osman Cavit Turunç, bu bağlamda özellikle ihracatçı firmalar için 'dengeli kur'un kritik önemini vurguladı.
"En büyük talebimiz kurun dengeli olması. Bu durum, maliyet yönetimi açısından hayati bir öneme sahip ve sürdürülebilir büyümemizin temelini oluşturuyor."
Turunç'un bu açıklaması, yüksek enflasyonist ortamda ve döviz kurundaki dalgalanmaların ihracatçı şirketler üzerindeki baskısını açıkça ortaya koyuyor. Kur istikrarı, öngörülebilirliği artırarak hammadde tedarikinden nihai ürün fiyatlandırmasına kadar tüm süreçlerde şirketlere nefes aldırabilir.
Yeşil Dönüşümle Rekabet Avantajı ve Sürdürülebilirlik
Maliyet baskısına karşı Marble Systems Tureks'in en stratejik yanıtlarından biri, halka arz sonrası hız kazanan yenilenebilir enerji yatırımları oldu. Şirket, enerji ihtiyacının yüzde 100'ünü güneş enerjisi yatırımlarıyla karşılayarak hem operasyonel maliyetlerini önemli ölçüde düşürdü hem de küresel pazarlarda, özellikle ABD ve Avrupa'da, giderek artan çevresel hassasiyetin getirdiği rekabet avantajını yakaladı. Bu 'yeşil dönüşüm', sadece maliyet etkinliği sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda şirketin marka değerini ve uluslararası alandaki itibarını da güçlendiriyor.
Bu hamle, Türkiye ekonomisi için de önemli bir örnek teşkil ediyor. Enerji bağımlılığını azaltma ve sürdürülebilir üretim modellerine geçiş, hem çevresel hedeflere ulaşmada hem de ihracatçı sektörlerin küresel rekabet gücünü artırmada kilit rol oynuyor.
Küresel Pazarlarda Güçlü Konumlanma ve Genişleme Stratejisi
Türkiye'nin mermer ve doğal taş sektöründeki toplam ihracatı 1,8–1,9 milyar dolar seviyesine ulaşırken, bunun yaklaşık yüzde 60'ının işlenmiş ürünlerden oluşması, katma değerli üretime geçişin önemini gösteriyor. Türkiye, beyazdan griye, yeşilden kırmızıya uzanan geniş renk ve doku yelpazesine sahip doğal taş rezervleriyle dünyada güçlü bir konuma sahip. Marble Systems Tureks de bu avantajı küresel pazarlara taşıyor.
Şirket satışlarının yaklaşık yüzde 50'si, Marble Systems markası altında ABD pazarında gerçekleşiyor. Ülkede 12 showroom ve 7 dağıtım deposuyla güçlü bir ağa sahip.
Avrupa ve Ortadoğu'da büyüme hedefleri doğrultusunda Kopenhag'da yeni showroom açılışı planlanıyor, Paris için fizibilite çalışmaları yapılıyor. İtalya'da lojistik depoları bulunuyor.
Dubai'de büyük projelere odaklanılırken, Vietnam'da yeni bir bayi anlaşması imza aşamasında.
Bu genişleme stratejisi, şirketin sadece üretim kapasitesini değil, aynı zamanda dağıtım ve pazarlama ağını da küresel çapta güçlendirme vizyonunu yansıtıyor. Özellikle ABD pazarındaki liderlik, şirketin ürün kalitesi ve marka bilinirliği açısından önemli bir referans noktası oluşturuyor.
Yatırım Döngüsü ve Gelecek Odaklı Yaklaşım
Osman Cavit Turunç, şirketin yatırım döngüsünü şu şekilde özetledi:
2023: Halka arz yılı, finansal yapının güçlendirildiği dönem.
2024: Yenilenebilir enerji ve diğer stratejik yatırımların sonuçlandığı dönem.
2025: Bu yatırımların meyvelerinin alınmaya başlandığı, verimlilik artışlarının hissedildiği yıl.
Ana üretim tesisleri Afyonkarahisar'da bulunan, Sivas, Muğla ve Burdur'da ocakları olan şirket, tamamlanan yatırımların ardından 2026'da ana kapasite artırıcı büyük bir yatırım planı olmadığını belirtti. Bunun yerine, AR-GE odaklı ve geri dönüşü hızlı yatırımların devam edeceği vurgulandı. Bu yaklaşım, sektördeki dinamik değişimlere adaptasyon ve inovasyonla sürdürülebilir rekabet avantajı sağlama hedefinin bir göstergesi.
Marble Systems Tureks'in performansı, Türkiye'nin ihracat odaklı büyüme modelinde katma değerli üretimin ve stratejik yeşil yatırımların ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Kur istikrarı talebi, makroekonomik yönetimin ihracatçılar üzerindeki etkisini hatırlatırken, şirketin küresel ayak izini genişletme ve inovasyona odaklanma vizyonu, gelecekteki büyüme potansiyeli için sağlam bir zemin hazırlıyor. Doğal taş sektörünün Türkiye ekonomisindeki payı ve uluslararası rekabetteki konumu göz önüne alındığında, Marble Systems Tureks gibi oyuncuların stratejileri, diğer ihracatçı firmalar için de yol gösterici nitelikte.