Türkiye Halk Bankası A.Ş., 2025 yılının son çeyreğine ilişkin açıkladığı finansal sonuçlarla piyasa beklentilerini geride bırakarak güçlü bir yılı geride bıraktığını ortaya koydu. Banka, bu dönemde 6,9 milyar TL net kâr elde ederek 6,3 milyar TL seviyesindeki analist tahminlerinin üzerine çıktı. Bu performans, özellikle makroekonomik belirsizliklerin devam ettiği bir dönemde, bankanın dirençli yapısını ve etkin yönetimini gözler önüne serdi.
Beklentileri Aşan Kârlılık ve Dinamikler Halkbank, 2025 yılını toplamda 27,1 milyar TL net kârla tamamladı. Bu rakam, bir önceki yıl olan 2024'teki 22 milyar TL'lik net kâra kıyasla yıllık bazda yüzde 23'lük kayda değer bir artışa işaret ediyor. Çeyreklik bazda yüzde 13'lük bir gerileme yaşansa da, net kârlılık bir önceki yılın aynı dönem seviyesini koruyarak istikrarlı bir görünüm sergiledi. Bankanın ana gelir kaynağı olan faiz gelirleri, yıllık bazda yüzde 35'lik kayda değer bir artışla 918 milyar TL'ye ulaşarak kârlılığın lokomotifi oldu. Bu büyümeye, iştirak gelirlerinden gelen pozitif katkılar ve vergi düzenlemelerinin beklentilerin altında seyretmesi de önemli destek sağladı. Ancak, bankacılık sektörünün genelinde gözlemlenen maliyet artışlarına paralel olarak, faaliyet giderleri ve karşılık kalemlerindeki yükseliş, kârlılık üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu.
Faiz Marjında Güçlü Toparlanma ve Komisyon Gelirleri Halkbank'ın kârlılık dinamiklerinde en dikkat çekici unsur, özellikle para politikalarındaki sıkılaşmanın ve swap maliyetlerinin yönetilmesinin bir yansıması olarak değerlendirilebilecek swap maliyetlerine göre düzeltilmiş net faiz marjındaki (NFM) güçlü iyileşme oldu. Bu kapsamda, NFM çeyreklik bazda yüzde 2,9'a yükselirken, yıl genelinde 2024'e kıyasla 1,2 puanlık belirgin bir toparlanma ile yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşti. Bu, bankanın aktif-pasif yönetimindeki başarısını ve faiz hassasiyetindeki olumlu değişimi gözler önüne serdi. Net ücret ve komisyon gelirleri de bankanın gelir çeşitliliğine önemli katkı sağladı. Çeyreklik bazda yaklaşık yüzde 13, yıllık bazda ise yüzde 62 gibi etkileyici bir büyüme kaydeden bu kalem, bankanın operasyonel etkinliğini ve müşteri tabanını genişletme kapasitesini gösterdi. Komisyon gelirlerinin alt kırılımlarında ödeme sistemleri yüzde 42 ile en yüksek payı oluştururken, para transferleri yüzde 22 pay ile ikinci sırada yer aldı.
Gider Yönetimi ve Aktif Kalitesi Sınavı Ancak, bankanın en büyük zorluklarından biri faaliyet giderleri tarafında yaşandı. Giderler, çeyreklik bazda yüzde 22, yıllık bazda ise şaşırtıcı bir şekilde yüzde 93 artış göstererek, maliyet yönetimi konusunda ciddi bir sınav verdiğini ortaya koydu. Bu durum, sektör genelindeki enflasyonist baskılar ve operasyonel maliyetlerdeki yükselişin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Buna rağmen, sermaye yeterliliği ve etkin kullanımı açısından kritik bir gösterge olan özkaynak kârlılığı (ROE), 2025 yıl sonunda yüzde 14,8 seviyesine ulaşarak, 2024 sonundaki yüzde 10,8'lik seviyeye göre kayda değer bir iyileşme sergiledi. Bu, bankanın hissedarları için daha cazip bir getiri potansiyeli sunduğuna işaret ediyor. Aktif kalitesi cephesinde ise, ekonomik koşulların ve kredi geri ödeme dinamiklerinin bir göstergesi olan takipteki kredi oranı (TKO), yüzde 4 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki çeyreğe göre 0,2 puanlık hafif bir artış, kredi portföyü yönetiminde dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor. Ancak bu oran, sektör ortalamaları ve geçmiş dönemlerle kıyaslandığında yönetilebilir sınırlar içinde kalmaya devam ediyor.
2026 Beklentileri: Büyüme ve Kârlılık Hedefleri Halkbank'ın 2026 yılına ilişkin beklentileri, bankanın geleceğe yönelik iddialı hedeflerini ortaya koyuyor. Türk lirası kredilerde yüzde 30, yabancı para kredilerde ise orta yüzde 20'ler seviyesinde bir büyüme öngörülmesi, bankanın hem yerel piyasadaki konumunu güçlendirme hem de döviz bazlı işlemlerdeki etkinliğini artırma stratejisini yansıtıyor. Net ücret ve komisyon gelirlerinde yüzde 40'lık bir büyüme beklentisi ise, bankanın hizmet gelirlerine olan odaklanmasının devam edeceğini gösteriyor. Faaliyet giderlerinde orta yüzde 40'lı seviyeler civarında bir artış öngörülse de, bankanın yüzde 4 seviyesinin üzerinde bir NFM ve enflasyonun üzerinde özkaynak kârlılığı hedeflemesi, 2026'da kârlılıkta daha da güçlü bir ivme yakalama arzusunu gösteriyor. Bu iddialı hedefler, bankanın 2026 yıl sonu için yüzde 23 enflasyon ve yüzde 28 politika faizi varsayımları üzerine inşa edilmiş durumda. Bu makro varsayımlar, piyasa beklentileriyle uyumlu bir çerçeve sunarken, bankanın risk iştahı ve büyüme potansiyeline olan inancını da gözler önüne seriyor. Sonuç olarak, Halkbank'ın 2025 finansal sonuçları, bankanın zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü bir performans sergilediğini ve 2026 yılı için de iddialı büyüme ve kârlılık hedefleri belirlediğini gösteriyor. Özellikle NFM'deki toparlanma ve komisyon gelirlerindeki artış, bankanın gelir yapısını desteklerken, gider yönetimi ve aktif kalitesindeki gelişmeler önümüzdeki dönemde yakından takip edilmesi gereken unsurlar olacak. Bu sonuçlar, Türk bankacılık sektörünün genel sağlığı ve geleceği hakkında da önemli sinyaller veriyor.