Avrupa Merkez Bankası (AMB) tarafından Kasım ayında gerçekleştirilen son anket, Euro Bölgesi'nde gelecek 12 aya ilişkin enflasyon beklentilerinde Ekim ayına kıyasla bir değişiklik olmadığını ortaya koydu. Fiyatların %2,8 oranında artması beklenirken, üç ve beş yıllık beklentiler sırasıyla %2,5 ve %2,2 seviyelerinde sabit kaldı. Bu istikrar, AMB'nin enflasyonu dizginleme çabalarının piyasa algısında bir miktar güven oluşturduğunu gösterse de, ekonomik görünümdeki karışık sinyaller, politika yapıcılar için karmaşık bir tablo çiziyor.Aralık ayında Euro Bölgesi'nde manşet enflasyonun bir miktar gevşemesi ve çekirdek enflasyon baskılarının soğuması, AMB'nin %2'lik hedefi doğrultusunda olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak, özellikle hizmet fiyatları, güçlü ücret artışlarının etkisiyle inatçı bir yapışkanlık sergilemeye devam ediyor. Bu durum, hizmet sektörünün işgücü yoğun yapısı ve ücret dinamiklerinin enflasyon üzerindeki kalıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. AMB'nin enflasyonla mücadelesinde hizmet sektöründeki bu direnç, önümüzdeki dönemde de önemli bir başlık olmaya devam edecek.AMB'nin Politika Çıkmazı: Büyüme ve Enflasyon ArasındaBorçlanma maliyetleri Haziran ayından bu yana sabit kalırken, piyasalar ve ekonomistler yakın gelecekte yeni bir faiz artırımı beklemiyor. AMB politika yapıcıları da ek bir sıkılaştırmaya gerek olmadığı sinyalini vermiş durumda. Ancak bu duruş, ekonomiye dair süregelen belirsizlik vurgusuyla birlikte geliyor. Bu belirsizlik, AMB'nin bir yandan enflasyonla mücadele ederken, diğer yandan ekonomik büyümeyi destekleme ikilemini derinleştiriyor."AMB'nin mevcut duruşu, enflasyon beklentilerini sabitleme konusunda başarılı olsa da, ekonomik büyüme görünümündeki kötüleşme, faiz indirimleri için baskıyı artırabilir. Politika yapıcılar, 'yeterince kısıtlayıcı' bir duruş sergilemek ile resesyon riskini dengelemek zorunda."Anket sonuçlarına göre, 12 ay için ekonomik büyüme beklentisi %1,1 daralmadan %1,3 daralmaya geriledi. Bu, Euro Bölgesi ekonomisinin önümüzdeki dönemde daha da küçülebileceğine işaret ediyor ve AMB'nin faiz indirimlerini ne zaman ve ne hızda başlatacağına dair tartışmaları alevlendiriyor. Özellikle Türkiye gibi Euro Bölgesi ile yoğun ticari ilişkileri olan ülkeler için, bölgedeki ekonomik daralma, ihracat ve genel ekonomik aktivite üzerinde olumsuz yansımalar yaratabilir.İşsizlik ve Gelir Beklentileri: Karışık SinyallerEkonomik büyüme beklentilerindeki kötüleşmeye rağmen, işsizlik beklentisinin %11'den %10,9'a düşmesi dikkat çekici. Bu durum, işgücü piyasasının genel ekonomik yavaşlamaya karşı bir miktar direnç gösterdiğini veya şirketlerin işgücünü koruma eğiliminde olduğunu düşündürebilir. Nominal gelir büyüme beklentisi ise Ekim ayıyla aynı kalarak %1,2 seviyesinde gerçekleşti. Bu karışık sinyaller, AMB'nin karar alma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor:Enflasyon beklentileri sabit: AMB'nin güvenilirliği pekişiyor.Hizmet enflasyonu yapışkan: Ücret artışları enflasyon riskini canlı tutuyor.Büyüme görünümü kötüleşiyor: Faiz indirimleri için baskı artıyor.İşsizlik beklentisi düşüyor: İşgücü piyasası dirençli kalıyor.Önümüzdeki dönemde AMB'nin, enflasyon hedefine bağlılığını sürdürürken, ekonomik aktiviteyi destekleyici adımlar atması ve küresel ekonomideki gelişmeleri yakından takip etmesi bekleniyor. Bu denge arayışı, Euro Bölgesi ve küresel piyasalar için kritik önem taşıyacak.
Ekonomi
Euro Bölgesi'nde Enflasyon Beklentileri Sabit: AMB'nin İkilemi Derinleşiyor
Euro Bölgesi'nde enflasyon beklentileri, Avrupa Merkez Bankası anketine göre sabit kalsa da, ekonomik büyüme görünümü kötüleşiyor. Hizmet enflasyonundaki yapışkanlık ve güçlü ücret artışları, AMB'nin %2 hedefine ulaşma yolunda önemli engeller teşkil ediyor. Politika yapıcılar faiz artırımı döngüsünü durdursa da, ekonomik belirsizlikler ve olası faiz indirimi beklentileri piyasaları şekillendirmeye devam ediyor. Bu durum, bölge ekonomisinin kırılgan yapısını gözler önüne seriyor.
Ayşe Yılmaz
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!