Türkiye ekonomisinde dezenflasyon sürecinin kritik bir evresinden geçerken, hanehalkının geleceğe yönelik enflasyon algısı, uygulanan politikaların başarısı ve ekonomik istikrarın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Son açıklanan verilere göre, Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) tarafından yayımlanan Şubat 2026 araştırması, hanehalkının bir yıl sonrasına ilişkin enflasyon beklentisinde kayda değer bir gerileme olduğunu ortaya koydu. Bu gelişme, piyasalar ve politika yapıcılar için umut verici sinyaller taşırken, beklentilerdeki düşüşün nedenleri ve olası sonuçları derinlemesine incelenmeyi hak ediyor.Beklentilerdeki Genel Eğilim ve DetaylarBETAM raporuna göre, hanehalkının bir yıl sonraki enflasyon beklentisi, bir önceki anket dönemine kıyasla tam 4,5 puan azalarak yüzde 50,8'e geriledi. Bu keskin düşüş, son dönemde uygulanan sıkı para politikalarının ve enflasyonla mücadele adımlarının, toplumun genelinde bir nebze olsun karşılık bulmaya başladığının en somut göstergelerinden biri olarak yorumlanabilir.Daha da dikkat çekici olan, önümüzdeki bir yıl içinde enflasyon oranının güncel yüzde 30,7'lik orandan daha düşük olacağını tahmin edenlerin oranının 3,1 puan artışla yüzde 34,4'e yükselmesi. Bu durum, dezenflasyon sürecine olan inancın güçlendiğini ve birçok hanenin, enflasyonun zirve noktalarını geride bıraktığına dair bir algı geliştirdiğini gösteriyor. Beklentilerin dağılımına bakıldığında ise katılımcıların en büyük bölümünün (yüzde 34,3) enflasyon oranının yüzde 21-40 aralığında olacağını öngörmesi, Merkez Bankası'nın orta vadeli hedefleriyle uyumlu bir beklenti bandının oluşmaya başladığına işaret ediyor.Demografik Farklılıklar: Kim Daha İyimser?Enflasyon beklentilerindeki düşüş, tüm demografik gruplarda homojen bir şekilde gerçekleşmedi. Raporun detayları, farklı sosyo-ekonomik kesimlerin ekonomik gidişata dair algılarında önemli farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor:Cinsiyet Bazında: Erkeklerde beklenti 6 puanlık belirgin bir azalışla yüzde 49'a düşerken, kadınlarda bu düşüş 1,5 puanla yüzde 54,3'e oldu. Erkeklerin beklentilerindeki daha hızlı iyileşme, farklı sektörlerdeki istihdam yapıları veya bilgiye erişim kanallarındaki farklılıklarla ilişkilendirilebilir.Yaş Gruplarına Göre: Beklenti artışı kaydedilen tek grup 35-44 yaş aralığı oldu (1,1 puan artışla yüzde 52,6). Diğer tüm yaş gruplarında düşüş gözlendi. Özellikle 45-54 yaş grubunun yüzde 45,9 ile en düşük beklentiye sahip olması, bu grubun daha deneyimli ve ekonomik gelişmeleri daha rasyonel değerlendirme eğiliminde olabileceğini düşündürüyor.İş Durumuna Göre: Yalnızca maaşlı devlet çalışanlarında beklenti 1,3 puanlık bir artışla yüzde 44'e yükseldi. Bu durum, kamu sektöründe çalışanların gelir güvencesi nedeniyle enflasyonun etkilerine karşı daha dirençli hissetmeleri veya beklentilerini farklı dinamiklere göre şekillendirmeleriyle açıklanabilir. Diğer gruplarda ise düşüşler kaydedildi. Özellikle öğrencilerin yüzde 57,3 ile en yüksek beklentiye sahip olması, genç neslin artan yaşam maliyetleri ve geleceğe dair endişelerini yansıtıyor.Ekonomik Politikaların Etkisi ve Gelecek ProjeksiyonlarıHanehalkı enflasyon beklentilerindeki bu gerileme, Merkez Bankası'nın ve ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeledeki kararlılığının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Beklentilerin çıpalanması, dezenflasyon sürecinin başarısı için hayati öneme sahiptir. Beklentilerdeki düşüş, tüketici davranışlarını olumlu yönde etkileyebilir; gelecekte fiyatların daha istikrarlı olacağı inancı, ertelenen harcamaların öne çekilmesine veya tasarruf eğiliminin artmasına yol açabilir."Hanehalkının enflasyon beklentilerindeki bu düşüş, para politikası aktarım mekanizmasının işlediğine dair güçlü bir sinyaldir. Ancak kalıcı dezenflasyon için beklentilerin daha da aşağı çekilmesi ve tek haneli seviyelere yaklaşması gerekmektedir."Bu eğilimin devam etmesi, Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerine ulaşma yolunda elini güçlendirecek ve potansiyel olarak gelecekteki politika adımları için daha geniş bir hareket alanı sağlayacaktır. Ancak, demografik farklılıklar, enflasyonun farklı kesimler üzerindeki etkisinin ve beklenti oluşum mekanizmalarının karmaşıklığını da gözler önüne seriyor. Özellikle yüksek beklentiye sahip grupların (kadınlar, öğrenciler, emekliler) finansal okuryazarlık ve ekonomik gelişmeler hakkında bilgilendirilmesi, genel beklenti çıpalamasına katkı sağlayabilir.Piyasalar ve Tüketici Davranışları Üzerine YansımalarEnflasyon beklentilerindeki düşüş, finansal piyasalar üzerinde de olumlu bir etki yaratabilir. Daha düşük enflasyon beklentisi, uzun vadeli tahvil faizlerinde düşüşe yol açabilir ve yatırım ortamını iyileştirebilir. Tüketici tarafında ise, gelecekteki fiyat artışlarının yavaşlayacağı inancı, harcama alışkanlıklarını değiştirebilir. Aşırı talep kaynaklı enflasyonist baskıların azalmasına yardımcı olabilirken, aynı zamanda tüketici güveninin artmasına ve daha planlı harcamaların önünü açabilir.Ancak, bu olumlu tablonun sürdürülebilirliği, enflasyonla mücadelede kararlılığın devam etmesine ve makroekonomik istikrarın korunmasına bağlıdır. Hanehalkının beklentileri, sadece mevcut verilerle değil, aynı zamanda geleceğe dair algılanan riskler ve güven seviyesiyle de şekillenmektedir. Bu nedenle, ekonomi yönetiminin şeffaf ve öngörülebilir politikalarla bu güveni pekiştirmesi büyük önem taşımaktadır.
Ekonomi
Hanehalkı Enflasyon Beklentisi Geriledi: Güven Artıyor mu?
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) raporu, Şubat ayında hanehalkının bir yıl sonrası için enflasyon beklentisinin 4,5 puanlık keskin bir düşüşle yüzde 50,8'e gerilediğini ortaya koydu. Bu düşüş, ekonomik politikalara yönelik güvenin arttığına ve dezenflasyon sürecinin beklentilere yansıdığına işaret ederken, demografik gruplar arasındaki farklılıklar dikkat çekiyor. Rapor, piyasalar ve tüketici davranışları için önemli ipuçları barındırıyor.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!