Türkiye finans piyasaları, küresel yatırımcıların artan ilgisiyle hareketli günler yaşıyor. Son haftalarda gözlemlenen yabancı sermaye girişleri, hem tahvil hem de hisse senedi piyasalarında güçlü bir ivme kazanarak, ülkenin ekonomik politikalarına duyulan güvenin arttığına işaret ediyor.Geçtiğimiz hafta, yabancı yatırımcılar Türkiye'ye önemli miktarda sermaye girişi gerçekleştirdi. Özellikle Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) tarafında net 920 milyon dolarlık alım yapılması, bir önceki haftanın 766 milyon dolarlık girişini de aşarak tahvil piyasasında son dönemin en güçlü yabancı ilgilerinden birini ortaya koydu. Bu rakamlar, Türkiye'nin borçlanma araçlarının uluslararası yatırımcılar nezdinde cazibesini artırdığını net bir şekilde gösteriyor.Tahvil Piyasasında Güvenin YükselişiDİBS piyasasındaki bu güçlü girişler, birkaç temel faktöre bağlanabilir. Öncelikle, Türkiye ekonomisinde uygulanan ortodoks politikaların ve enflasyonla mücadeledeki kararlılığın, yatırımcılar nezdinde güven tazelediği görülüyor. Yüksek faiz oranları ve enflasyonla mücadele adımları, yabancı yatırımcılar için cazip reel getiri potansiyeli sunuyor. Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen olumlu sinyaller ve Türkiye'nin risk primindeki düşüş de bu ilgiyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.Piyasa uzmanları, bu girişlerin Türkiye ekonomisine olan güvenin bir göstergesi olduğunu ve önümüzdeki dönemde de devam edebileceğini belirtiyor. Özellikle makroekonomik istikrarın sağlanmasına yönelik adımlar, yabancı yatırımcıların uzun vadeli pozisyon almalarını teşvik ediyor.Hisse Senedi Piyasasında Sürekli CazibeHisse senedi piyasasında da yabancı yatırımcıların alım yönündeki pozisyonları devam etti. Geçen hafta net 196,9 milyon dolarlık hisse alımı gerçekleştiren yabancılar, bir önceki haftaki 238 milyon dolarlık alımın hafif altında kalsa da, piyasaya olan ilgilerinin sürdüğünü kanıtladı. Bu durum, Borsa İstanbul'daki şirketlerin değerlemelerinin hala cazip bulunması ve Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyeline olan inancın devam etmesiyle açıklanabilir.Yabancıların hisse senedi tercihlerinde, genellikle güçlü kurumsal yönetim yapısına sahip, ihracat odaklı ve sektöründe lider konumdaki şirketlere yöneldiği gözlemleniyor. Enflasyonist ortamda şirket karlarının dirençli kalması ve döviz bazında gelir elde eden firmaların cazibesi de bu alımlarda etkili oluyor.Geleceğe Yönelik Beklentiler ve RisklerYabancı sermaye girişlerinin devam etmesi, Türkiye ekonomisi için birden fazla olumlu etki yaratabilir:Döviz Kuru İstikrarı: Yabancı girişleri, döviz kuru üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturarak kur istikrarına katkı sağlayabilir.Borsa Performansı: Hisse senedi piyasasına yönelik ilginin sürmesi, Borsa İstanbul'da yeni zirvelerin test edilmesine zemin hazırlayabilir.Yatırım ve Büyüme: Uzun vadeli sermaye girişleri, ülkedeki yatırım ortamını iyileştirerek ekonomik büyümeyi destekleyebilir.Ancak, bu ilginin sürdürülebilirliği, küresel ekonomik koşullar, jeopolitik gelişmeler ve Türkiye'nin makroekonomik politikalarındaki tutarlılık gibi faktörlere bağlı olacaktır. Küresel faiz oranlarındaki olası değişimler ve risk iştahındaki dalgalanmalar, sermaye akışlarını etkileyebilecek potansiyel riskler olarak öne çıkıyor.
Finans
Türkiye Varlıklarına Yabancı Akını Hız Kesmiyor: Piyasalar Ne Anlama
Yabancı yatırımcıların Türkiye finans piyasalarına yönelik ilgisi, tahvil ve hisse senetlerinde devam eden güçlü girişlerle dikkat çekiyor. Geçen hafta Devlet İç Borçlanma Senetleri'ne (DİBS) 920 milyon dolar, hisse senetlerine ise 196,9 milyon dolar net alım yapıldı. Bu durum, uygulanan ortodoks politikaların ve yüksek reel getiri beklentilerinin yabancı sermaye için Türkiye'yi yeniden cazip bir destinasyon haline getirdiğini gösteriyor.
Mustafa Koç
•
