Türkiye'nin tarım sektöründe risk yönetimi stratejileri, yeni bir döneme giriyor. Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarafından 1 Ocak-31 Aralık 2026 döneminde akdedilen sigorta sözleşmelerine yönelik devletin taahhüt edeceği hasar fazlası desteği prim oranları, Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile netleşti. Bu karar, özellikle ulusal ve uluslararası piyasalara transferi yapılamayan yüksek riskli alanlarda çiftçilerin üzerindeki yükü hafifletmeyi ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamayı hedefliyor.TARSİM Yönetim Kurulu tarafından onaylanan Risk Paylaşımı ve Reasürans Planı çerçevesinde belirlenen bu oranlar, tarımsal üretimde karşılaşılan doğal afetler ve hastalıklar gibi öngörülemeyen durumlar karşısında üreticilere finansal bir kalkan sunuyor. Ekonomik açıdan bakıldığında, bu destek mekanizması, tarımsal üretimin devamlılığını teşvik ederek gıda arz güvenliğine katkıda bulunurken, aynı zamanda kırsal kalkınma ve çiftçi refahı için de önemli bir araç niteliği taşıyor.Devlet Desteğinin Detayları ve KapsamıYeni düzenlemeye göre, devletin hasar fazlası desteği taahhüdü, riskin türüne ve sigorta havuzundaki payına göre farklılaşıyor. Bu ayrım, tarım sektöründeki çeşitliliği ve risk profillerindeki farklılıkları göz önünde bulundurarak daha hedefe yönelik bir destek sağlamayı amaçlıyor:Havuzun üzerinde kalan kısım için yüzde 80 ile yüzde 95 arasında destek sağlanacak. Bu, TARSİM'in kendi kapasitesini aşan genel risklerde devletin devreye gireceği anlamına geliyor.Havuzun ve havuza iş temin eden sigorta şirketlerinin üzerlerinde taşıdıkları kısım için yüzde 200'ün üzerindeki hasarlar için destek verilecek. Bu oran, sigorta piyasasının kaldırabileceği limitlerin çok üzerindeki büyük ölçekli afetlerde devletin son güvence olduğunu gösteriyor.Münhasıran bitkisel ürünler don riski (kayısı, elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin gibi temel sigorta paketindeki ürünler), hayvan hayat branşları şap hastalığı, ek hastalıklar ve terör riskleri ile sera ve su ürünleri branşlarına ilişkin yüzde 250'yi aşan kısmı için tamamı itibarıyla destek taahhüt edildi. Bu yüksek oranlı destek, özellikle iklim değişikliğinin etkileriyle artan don olayları ve hayvancılıkta görülen salgın hastalıklar gibi kritik risk alanlarında çiftçilerin korunmasına yönelik güçlü bir iradeyi yansıtıyor.Münhasıran köy bazlı kuraklık verim sigortası ile ilgili yüzde 250'yi aşan kısmı için tamamı itibarıyla hasar fazlası desteği sağlanacak. Türkiye'nin birçok bölgesini etkileyen kuraklık riski göz önüne alındığında, bu madde tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıyor.“Tarım sektöründe risk yönetimi, sadece çiftçiler için değil, tüm ülke ekonomisi için stratejik bir öneme sahiptir. Bu yeni düzenleme, tarımsal üretimin belirsizliklerini azaltarak, gıda fiyatlarında istikrarı destekleyebilir ve uzun vadede kırsal ekonominin canlanmasına katkıda bulunabilir.”Hasar fazlası desteği ihtiyacının ortaya çıkması durumunda, gerekli tutar Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin ilgili tertibinden TARSİM'e aktarılacak. Bu durum, devletin tarım sektörüne olan mali taahhüdünü ve bu alandaki kararlılığını açıkça ortaya koyuyor. Kararın 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmesi, yeni tarım sezonu için planlamaların bu güvenceyle yapılabilmesine olanak tanıyor.Ekonomiye Yansımaları ve Gelecek PerspektifiBu kararın Türkiye ekonomisi için birden fazla anlamı bulunuyor. Öncelikle, tarımsal üretimdeki risk algısını düşürerek, çiftçilerin daha cesur yatırım yapmalarına zemin hazırlayabilir. Bu da üretim artışı ve verimlilik yükselişi anlamına gelebilir. İkinci olarak, özellikle iklim değişikliğinin getirdiği öngörülemezlikler karşısında, tarım sektörünün dayanıklılığını artırarak gıda enflasyonu üzerindeki baskıyı hafifletme potansiyeli taşıyor. Son olarak, sigorta şirketleri için de risk paylaşımını daha öngörülebilir hale getirerek, tarım sigortası ürünlerinin yaygınlaşmasına ve derinleşmesine katkıda bulunabilir.Dunyaekonomi.com olarak, bu tür düzenlemelerin tarım sektörünün modernizasyonu ve küresel rekabetteki yerini güçlendirmesi açısından kritik olduğunu belirtmek isteriz. Devletin bu taahhüdü, sadece bir mali destek değil, aynı zamanda tarımsal kalkınma vizyonunun önemli bir parçasıdır.
Ekonomi
Tarım Sigortalarında Yeni Dönem: Devlet Desteğiyle Riskler Azalıyor
Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) için belirlenen yeni prim oranları ve devletin hasar fazlası desteği taahhüdü, tarım sektöründe risk yönetimini güçlendiriyor. Cumhurbaşkanlığı Kararı ile yürürlüğe giren düzenleme, özellikle iklim ve hastalık kaynaklı risklere karşı çiftçilere önemli bir güvence sunarken, gıda arz güvenliği ve sektörel istikrar açısından kritik bir adım olarak öne çıkıyor.
Mehmet Aydın
•