Pekin yönetimi, Japonya ile Tayvan konusundaki diplomatik gerilimi tırmandırarak, Japonya'ya yönelik ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatına yasak getirdi. Çin Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu tedbirin ulusal güvenliği ve çıkarları korumak, ayrıca silahların yayılmasının önlenmesine yönelik uluslararası yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla alındığı belirtildi. Karar, duyuru tarihi itibarıyla derhal yürürlüğe girdi.Yasak, özellikle Japonya'daki askeri son kullanıcılara ve ülkenin askeri kabiliyetlerini geliştirmesine katkı sağlayan tüm son kullanıcılara yönelik satışları kapsıyor. Bu hükümlere aykırı hareket eden kişi ve kuruluşların yasal yükümlülük altına gireceği uyarısı, Çin'in bu konudaki kararlılığını ortaya koyuyor.Gerilimin Anatomisi: Tayvan KriziBu sert ticari hamle, Çin ile Japonya arasında, Japon Başbakanı Sanae Takaiçi'nin 7 Kasım 2025'te Japon Parlamentosu Diet'teki sözlerinin ardından yaşanan diplomatik krizin bir uzantısı. Takaiçi, Tayvan Boğazı'na yönelik bir müdahaleyi 'ülkesinin varlığını tehdit eden durum' olarak değerlendirebileceğini ve askeri güç kullanabileceğini ima etmişti. Bu açıklamalar, Tayvan'ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak gören Pekin'in sert tepkisine yol açtı.Başbakan Takaiçi'nin bu sözleri, Japonya'nın Tayvan'ın işgali halinde askeri olarak müdahil olabileceğine dair ilk kez bu denli açık bir beyan niteliği taşıyordu. Bu durum, ülkenin uzun süredir benimsediği 'stratejik belirsizlik' politikasından belirgin bir sapma olarak yorumlandı. Tepkiler üzerine sözlerinin varsayımsal olduğunu belirtse de, Takaiçi açıklamalarını geri almayı reddetmişti.Ekonomik Yansımalar ve Küresel RisklerÇin'in 'ikili kullanıma sahip ürünler' tanımı genellikle hem sivil hem de askeri amaçlarla kullanılabilecek teknoloji, ekipman ve malzemeleri kapsar. Bu, yarı iletkenlerden ileri mühendislik bileşenlerine, yazılımlardan belirli kimyasallara kadar geniş bir yelpazeyi içerebilir. Japonya'nın yüksek teknoloji ve savunma sanayii, bu tür ürünlerin tedarikinde Çin'e bağımlı olmasa da, belirli niş alanlarda veya ara ürünlerde aksaklıklar yaşanabilir.Bu yasak, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki teknoloji ve üretim sektörlerinde, Çin'in bu tür adımları bölgesel ve küresel ekonomide belirsizliği artırıyor. Japon firmaları, alternatif tedarik kaynakları arayışına girerken, bu durum üretim maliyetlerini ve zaman çizelgelerini etkileyebilir.Bölgesel Güç Mücadelesi ve Türkiye İçin ÇıkarımlarPekin'in bu kararı, sadece Japonya'ya yönelik bir misilleme değil, aynı zamanda Tayvan üzerindeki egemenlik iddialarına yönelik uluslararası müdahalelere karşı bir uyarı niteliği taşıyor. ABD'nin bölgedeki müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirme çabaları göz önüne alındığında, bu tür ticari kısıtlamalar, Indo-Pasifik bölgesindeki jeopolitik rekabeti daha da kızıştırabilir.Türkiye gibi küresel ticaret ağlarına entegre ülkeler için bu tür gerilimler, dolaylı yollardan da olsa riskler barındırır. Küresel tedarik zincirlerindeki aksaklıklar, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar veya uluslararası ticaret rotalarındaki olası değişiklikler, Türk şirketlerinin maliyet yapılarını ve ihracat performanslarını etkileyebilir. Bu durum, Türkiye'nin dış ticaret stratejilerini ve tedarik çeşitlendirme çabalarını daha da önemli hale getirmektedir.
Gündem
Çin-Japonya Gerilimi Tırmanıyor: İkili Kullanım Ürünlerine İhracat Yasağı
Çin, Japonya'ya yönelik ikili kullanıma sahip ürünlerin ihracatını yasaklayarak diplomatik gerilimi ekonomik alana taşıdı. Bu karar, Japon Başbakanı Sanae Takaiçi'nin Tayvan'a askeri müdahale olasılığına dair sözlerinin ardından geldi. Pekin, ulusal güvenliğini ve uluslararası yükümlülüklerini gerekçe gösterse de, adımın bölgedeki jeopolitik rekabeti ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki potansiyel etkileri yakından izleniyor.
Ahmet Yıldız
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!