21 Şubat 2026 hafta sonuna girerken, Türkiye siyasetinin nabzı Ramazan iftar programları ve liderlerin halkla buluşmaları etrafında attı. Ekonomik karar alıcıların genellikle sessiz kaldığı bu günlerde, siyasi aktörlerin mesajları ve toplumsal etkileşimleri, gelecek döneme dair ipuçları barındırıyor. İç siyasette liderlerin yoğun mesaisi dikkat çekerken, küresel gündemde Gazze'deki insani kriz ve ateşkes süreci, bölgesel ve dolayısıyla küresel ekonomik istikrar üzerindeki gölgesini koruyor.Ramazan Sofralarında Siyasi ve Ekonomik MesajlarCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Haliç Kongre Merkezi'nde çiftçilerle bir araya gelmesi, tarım sektörünün hükümetin gündemindeki yerini bir kez daha gösterdi. Ramazan ayının bereketi altında gerçekleşen bu buluşma, gıda enflasyonuyla mücadele ve tarımsal üretimin desteklenmesi gibi kritik ekonomik başlıklar açısından önemli sinyaller taşıyor. Özellikle seçim sonrası dönemde kırsal kalkınma ve çiftçi refahına yönelik politikaların ne yönde evrileceği, bu tür etkinliklerle verilen mesajlarda aranıyor.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın Ankara'daki iftar programı ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in 'Külliye'de Ramazan' etkinlik ziyareti, hükümet kanadının halkla temasını sürdürdüğünü gösteriyor. Muhalefet cephesinde ise, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İzmit'teki 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' eylemi ve ardından Saadet Partisi'nin iftarına katılımı, yerel seçimler sonrası siyasi ittifakların ve muhalefet stratejilerinin şekillendiği bir döneme işaret ediyor. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun Balıkesir'deki iftarı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş'ün Bursa'daki temasları da, partilerin tabanla ilişkilerini güçlendirme ve yerel dinamikleri anlama çabalarının bir parçası olarak okunabilir.Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Eskişehir'deki valilik ve parti ziyaretleri, bölgesel altyapı yatırımları ve kalkınma projelerinin takibini vurguluyor. Ekonominin can damarı olan ulaştırma ağlarının geliştirilmesi, yerel ekonomiler için büyük önem taşıyor.Gazze Gündemi ve Küresel Ekonomik EtkileriUluslararası gündemin en sıcak maddelerinden biri olan Gazze'deki ateşkes süreci, İsrail'in ihlalleri ve bölgedeki insani durum, küresel piyasalar üzerindeki belirsizliği artırıyor. Bu durum, özellikle enerji fiyatları, tedarik zincirleri ve bölgesel ticaret rotaları üzerinde doğrudan etki yaratma potansiyeli taşıyor. Dünya ekonomisi, Orta Doğu'daki istikrarsızlığın getirdiği jeopolitik risk primini fiyatlamaya devam ederken, insani krizin derinleşmesi, uluslararası yardım ve yeniden yapılanma ekonomilerini de gündeme getiriyor.Bu gelişmeler, Türkiye'nin dış ticaret dengesi ve bölgesel yatırım çekiciliği açısından yakından takip edilmesi gereken bir tablo çiziyor. Bölgesel gerilimlerin tırmanması, küresel enflasyonist baskıları tetikleyebilir ve merkez bankalarının para politikası kararlarını etkileyebilir. Ekonomik aktörler, bu hassas dengeyi göz önünde bulundurarak stratejilerini belirlemek zorunda kalacak.Özetle, 21 Şubat'ın siyasi ajandası, Ramazan'ın birleştirici ruhu altında hem iç siyasetin dinamiklerini hem de küresel jeopolitik risklerin ekonomik yansımalarını gözler önüne serdi. Liderlerin mesajları ve uluslararası gelişmeler, önümüzdeki dönemin ekonomik ve sosyal rotasını belirlemede kritik göstergeler sunuyor.
Gündem
Siyasi Gündemden Ekonomi Okumaları: Ramazan Sofralarında Kritik Mesajlar
21 Şubat, siyasi liderlerin Ramazan iftar programları etrafında yoğunlaşan bir gündemle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan muhalefet liderlerine uzanan bu buluşmalar, seçim sonrası dönemin sosyal ve siyasi dinamiklerini yansıtırken, tarım politikalarından toplumsal mesajlara kadar geniş bir yelpazede ekonomik okumalar sunuyor. Öte yandan, Gazze'deki ateşkes çabaları ve insani kriz, küresel ekonomiye yönelik belirsizlikleri artırmaya devam ediyor.
Esra Çelik
•