Türkiye ekonomisi, yabancı sermaye akışları açısından kritik bir dönemeçten geçerken, Aralık ayı verileri piyasalarda dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, yabancı yatırımcılar Aralık ayını güçlü bir hisse senedi alımıyla kapattı. Ay genelinde yaklaşık 820 milyon dolarlık net hisse senedi alımı gerçekleştiren yabancılar, özellikle ayın son haftasında 284 milyon dolarlık ek alımla piyasaya olan güvenlerini pekiştirdi.Bu güçlü giriş, son dönemde uygulanan ortodoks ekonomi politikalarının ve enflasyonla mücadele adımlarının uluslararası yatırımcılar nezdinde karşılık bulmaya başladığının önemli bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Türk hisse senetlerinin, emsallerine göre cazip değerlemeleri ve potansiyel büyüme beklentileri, yabancı sermayeyi yeniden çekme konusunda etkili oluyor.Hisse Senedi Piyasasında Artan İlgi ve NedenleriYabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasına olan bu güçlü dönüşü, birkaç temel faktöre bağlanabilir. Öncelikle, Türkiye ekonomisinde son dönemde atılan adımlar, özellikle faiz artışları ve mali disiplin vurgusu, makroekonomik istikrar beklentilerini artırdı. Bu durum, yatırımcıların Türkiye'ye yönelik risk algısını düşürerek, daha öngörülebilir bir yatırım ortamı sunuyor.Piyasa analistlerine göre, Türk hisse senetleri, özellikle bankacılık ve sanayi sektörlerindeki şirketler, mevcut değerlemeleriyle küresel piyasalara kıyasla önemli bir potansiyel barındırıyor. Yabancıların bu alımları, uzun vadeli büyüme beklentilerine yönelik bir pozisyonlanma olarak değerlendirilebilir.Ayrıca, küresel likidite koşullarındaki olası gevşemeler ve gelişmekte olan piyasalara yönelik artan iştah da Türkiye'nin bu süreçten faydalanmasına yardımcı oluyor. Yabancıların hisse senedi piyasasındaki varlığı, Borsa İstanbul için likidite ve derinlik açısından da pozitif bir etki yaratıyor.Tahvil Piyasasında Dikkat Çeken Geri ÇekilmeHisse senedi piyasasındaki bu olumlu tablonun aksine, tahvil piyasasında farklı bir dinamik gözlendi. Yabancı yatırımcılar, 26 Aralık haftası itibarıyla 131 milyon dolarlık net tahvil satışı gerçekleştirdi. Bu satışlar, sekiz haftalık bir aranın ardından gelmesiyle dikkat çekti.Tahvil piyasasındaki bu geri çekilme, birkaç farklı şekilde yorumlanabilir. Birincisi, hisse senetlerine olan ilginin artmasıyla birlikte, bazı yatırımcıların tahvillerden elde ettikleri kârları realize ederek daha yüksek getiri potansiyeli gördükleri hisse senetlerine yönelmesi söz konusu olabilir. İkincisi, kısa vadede enflasyon beklentileri veya faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler, tahvil piyasasında daha temkinli bir duruş sergilenmesine neden olabilir.Bu durum, aynı zamanda yabancı yatırımcıların portföylerinde bir risk yeniden dengelemesi yaptığını da gösterebilir. Daha yüksek riskli ancak potansiyel olarak daha yüksek getirili varlıklara (hisse senetleri) yönelirken, daha düşük riskli ancak getirisi sabit olan varlıklardan (tahviller) kısmi bir çıkış yaşanması, küresel piyasalardaki genel risk iştahındaki değişimlerle de uyumlu olabilir.Piyasalar İçin Gelecek BeklentileriYabancı yatırımcıların hisse senedi piyasasına olan ilgisinin sürmesi, Borsa İstanbul için pozitif bir sinyal taşırken, tahvil piyasasındaki çıkışlar orta vadede devletin borçlanma maliyetleri üzerinde baskı yaratabilir. Ancak genel resimde, Türkiye'nin ekonomi yönetiminin attığı adımların, sermaye piyasalarına olan güveni artırdığı ve ülkeye yönelik sermaye akışlarını desteklediği görülüyor.Önümüzdeki dönemde, TCMB'nin enflasyonla mücadeledeki kararlılığı ve makroekonomik politikaların sürdürülebilirliği, yabancı yatırımcıların hem hisse senedi hem de tahvil piyasalarındaki pozisyonlarını şekillendirmeye devam edecektir. Bu veriler, Türkiye'nin küresel sermaye için yeniden cazip bir destinasyon olma yolunda ilerlediğini ancak yatırımcıların farklı varlık sınıfları arasında stratejik ayrımlar yaptığını ortaya koymaktadır.
Finans
Yabancı Yatırımcıdan Hisseye Güçlü Dönüş: Tahvildeki Çıkış Ne Anlama
Aralık ayında Türkiye piyasalarına yönelik yabancı yatırımcı ilgisi, hisse senetlerinde belirgin bir artışla kendini gösterdi. Yaklaşık 820 milyon dolarlık net hisse alımı, Türk varlıklarına olan güvenin yükseldiğine işaret ediyor. Ancak aynı dönemde tahvil piyasasında sekiz hafta sonra görülen 131 milyon dolarlık net satış, yatırımcıların risk algısında ve portföy tercihlerinde stratejik bir yeniden dengelemeye gittiğini düşündürüyor.
Mustafa Koç
•
