Küresel piyasalarda dalgalanmalar sürerken, yatırımcıların güvenli liman arayışı altın fiyatlarında yeni bir zirve beklentisini beraberinde getiriyor. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından UBS, değerli metal için tahminlerini radikal bir şekilde yukarı yönlü revize ederek, yıl ortasında ons başına $6.200 seviyesinin görülebileceğini öngördü. Bu iddialı tahmin, son dönemde yaşanan hızlı düşüşlere rağmen altının temel dinamiklerinin güçlü kaldığına işaret ediyor.
Piyasa Volatilitesi ve Fed Etkisi Altın, son günlerde 13 yılın en hızlı değer kayıplarından birini yaşasa da, Ocak ayını toplamda yüzde 13'lük bir kazançla kapatarak dirençli yapısını ortaya koydu. UBS analistleri, bu volatilitenin kısa vadeli olduğunu ve piyasanın uzun vadeli trendini değiştirmeyeceğini belirtiyor. Bankanın raporuna göre, ABD Merkez Bankası (Fed) bu yıl iki faiz indirimi gerçekleştirecek olsa da, genel politika yönünde kritik bir değişiklik beklenmiyor. Bu durum, reel faiz oranları üzerindeki baskıyı sürdürerek altının cazibesini artırabilir.
Küresel Talep ve Temel Dinamikler UBS'in fiyat beklentilerini yükseltmesindeki ana etkenlerden biri, Dünya Altın Konseyi'nin yayımladığı güçlü talep raporu oldu. Küresel çapta artan talep, altının sadece bir yatırım aracı olmanın ötesinde, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik dalgalanmalar karşısında bir koruma kalkanı olarak görüldüğünü bir kez daha kanıtladı. Banka raporunda, önümüzdeki günlerde altın fiyatlarının ons başına $4.500-$4.800 aralığında konsolide olmasını beklediklerini, ancak yıl ortasına doğru $6.200 hedefine doğru güçlü bir ivme kazanacağını vurguladı.
UBS'ten Stratejik Bakış ve Yatırımcı Fırsatları Banka, son raporunda altının cazibesini koruduğunu ve küresel varlık dağılımlarında altın pozisyonunu sürdürdüklerini açıkça ifade etti. 'Önümüzdeki günlerde fiyatların, temel faktörler tekrar daha büyük bir rol oynamaya başlayana kadar $4.500-$4.800 dolar/ons seviyesinde konsolide olacağını öngörüyoruz. Son zamanlarda, ABD'deki reel faiz oranlarının düşmesi ve jeopolitik belirsizliğin devam etmesiyle tetiklenen güçlü merkez bankası alımları, artan ETF girişleri ve külçe ve madeni paralara yönelik daha büyük talep beklentilerini yansıtarak 2026 için talep tahminlerimizi yükselttik' ifadeleriyle beklentilerini destekledi. Bu durum, özellikle gelir arayan yatırımcılar için mevcut düşüşlerin, nispeten yüksek fiyat oynaklığından faydalanma ve portföylerini çeşitlendirme açısından önemli fırsatlar sunduğunu gösteriyor. Altın, küresel ekonomideki belirsizliklerin arttığı dönemlerde geleneksel olarak güvenli liman olma özelliğini korumaya devam ediyor.
Türkiye Ekonomisi İçin Altının Anlamı Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için altın fiyatlarındaki bu yükseliş beklentisi, hem bireysel yatırımcılar hem de merkez bankası rezervleri açısından önemli çıkarımlar barındırıyor. Türk yatırımcılar, enflasyona karşı korunma ve değer saklama aracı olarak altına yoğun ilgi gösterirken, Merkez Bankası'nın altın rezervleri de ülkenin dış şoklara karşı direncini artıran önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Küresel altın fiyatlarındaki artış, Türkiye'nin altın ithalat maliyetlerini etkileyebileceği gibi, mevcut altın rezervlerinin değerini de artırarak makroekonomik dengeye katkı sağlayabilir.