Türkiye, yenilenebilir enerji alanındaki iddialı hedefleri ve stratejik konumuyla küresel rüzgar enerjisi pazarında dikkat çekmeye devam ediyor. Bu dinamik ortamda, rüzgar türbini üreticisi Nordex Grup, Aliağa'da kurduğu 60 milyon Euro değerindeki yeni kanat fabrikasını Nisan ayında devreye almaya hazırlanıyor. Bu önemli yatırım, hem 750 kişilik yeni istihdam yaratacak hem de Türkiye'nin yerli üretim kapasitesini güçlendirerek enerji bağımsızlığına katkı sunacak.
Türkiye'nin Rüzgar Enerjisi Potansiyeli ve Küresel Konumu Nordex Grup Türkiye ve Ortadoğu Bölge Başkan Yardımcısı Ender Özatay'ın açıklamalarına göre, Türkiye'nin rüzgar enerjisi kurulu gücü 14.800 MW'a ulaşmış durumda, bu da toplam kurulu gücün %8'ini temsil ediyor. Ülkenin ölçülebilir yenilenebilir enerji potansiyeli ise 150 GW'a yakın. Önümüzdeki dönemde planlanan projelerle birlikte 25.000 MW'lık bir proje havuzu öngörülüyor. Bu rakamlar, Türkiye'yi Avrupa ve dünya genelinde önemli bir yenilenebilir enerji yatırımcısı konumuna taşıyor.
"Dünyada ve Türkiye'de rüzgar enerjisine olan talep her geçen gün artmakta. Türkiye'nin toplam yenilenebilir enerji potansiyeli ölçülebildiği kadarıyla 150 GW'a yakın. Önümüzdeki dönemde planlanan projelerle birlikte toplam 25.000 MW'lık bir proje havuzu önümüze çıkıyor. Bu da Türkiye'yi Avrupa'da ve dünyada en önemli yenilenebilir enerji yatırımcılarından biri haline getiriyor."
Küresel ölçekte rüzgar enerjisi kurulu gücü 1200 GW seviyesindeyken, dünya enerjisinin yaklaşık %8'i rüzgardan sağlanıyor ve yıllık büyüme hızı %8 ila %10 arasında seyrediyor. Özellikle Avrupa ve Türkiye, enerji güvenliğini sağlamak ve fosil yakıtlara alternatif oluşturmak amacıyla dünya ortalamasından daha hızlı bir büyüme sergiliyor.
Yatırımların Önündeki Engeller ve Çözüm Yolları: Finansman ve İzinler Rüzgar enerjisi yatırımlarında finansmana erişim ve maliyetler kritik öneme sahip. Özatay, Türkiye özelinde finansmana ulaşmanın hem zor hem de kolay yönleri olduğunu belirtiyor. Yurtdışından sağlanan finansmanlar ve bunu destekleyen enstrümanlar sayesinde, gerekli şartlar yerine getirildiğinde yatırımın %90'ına kadar finanse edilmesi mümkün olabiliyor. Ancak, Türkiye'deki finansman maliyetlerinin yüksekliği, yabancı firmaların doğrudan yatırım yapmaktan çekinmesine neden oluyor ve bu alandaki yatırımların büyük çoğunluğunu Türk firmaları üstleniyor. Sektörde Alman bankalarının ağırlığı hissedilirken, Türk bankaları daha çok sınırlı ve orta ölçekli projelere odaklanıyor.
Yatırımları etkileyen bir diğer önemli faktör ise mevzuatlar ve izin süreçleriydi. Daha önce 5.4 yıl gibi uzun bir süreye yayılan izin süreçleri, 'Süper İzin Yasası' ile 18 aya çekilerek büyük bir iyileşme kaydetti. Bu süre, Almanya'daki 24 aylık izin süreçlerinden bile daha kısa olmasıyla Türkiye'yi uluslararası rekabette avantajlı bir konuma getiriyor.
Nordex'in Türkiye'deki Stratejik Varlığı ve Gelecek Vizyonu Türkiye'de uzun yıllardır faaliyet gösteren Nordex Grup, ülkenin rüzgar enerjisi dönüşümünde önemli bir aktör konumunda. Geçtiğimiz yıl 1000 MW'ın üzerinde rüzgar enerjisi yatırımı gerçekleştiren şirket, 171 türbin kurulumu yaptı. Ülke genelinde 1300'ün üzerinde Nordex markalı türbinle toplam 5.4 GW kurulu güce ulaşan firma, halen inşaatı devam eden 2 GW'lık yatırıma sahip. 2024 yılında dünya genelinde 10.000 MW satış yapan Nordex'in, bu satışların 1300 MW'ını Türkiye'de gerçekleştirmesi, iş hacminin %14'ünün Türkiye pazarından geldiğini gösteriyor.
Şirketin gelecek vizyonunda teknolojik yenilikler de önemli bir yer tutuyor. Yeni nesil türbinlerde yapay zeka kullanımı artarken, türbinler artık otonom çalışabiliyor ve kapasiteleri 7 MW seviyelerine ulaşmış durumda. Bu gelişmeler, rüzgar enerjisi üretiminde verimliliği ve sürdürülebilirliği artırma potansiyeli taşıyor.
Nordex'in Aliağa'daki yeni fabrika yatırımı ve Türkiye'deki güçlü varlığı, ülkenin sadece rüzgar enerjisi üreticisi değil, aynı zamanda bu teknolojilerin geliştirildiği ve ihraç edildiği bir merkez olma yolundaki kararlılığını pekiştiriyor. Düzenleyici iyileştirmeler ve artan yatırım iştahı ile Türkiye, yenilenebilir enerji alanında bölgesel bir lider olma potansiyelini her geçen gün daha da güçlendiriyor.