Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkiler, karşılıklı yatırımların 40 milyar dolar sınırına dayanmasıyla stratejik bir derinleşme yaşıyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de Türk iş dünyası temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantı, bu güçlü ekonomik bağların önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Bakan Işıkhan, iki ülke arasındaki "tek millet, iki devlet" felsefesinin ekonomik ve ticari işbirliğine yansımasını vurguladı.Yatırımların Derinleşen Boyutu: 40 Milyar Dolara Yaklaşan Güçlü Bağlarİki kardeş ülke arasındaki karşılıklı yatırımlar, bölgedeki en dikkat çekici ekonomik entegrasyon örneklerinden birini oluşturuyor. Bakan Işıkhan'ın açıkladığı verilere göre, Türkiye'nin Azerbaycan'daki doğrudan yatırımları 17 milyar doları aşarken, Azerbaycan'ın Türkiye'deki yatırımları ise 21 milyar doların üzerine çıktı. Bu rakamlar, toplamda 40 milyar dolara yaklaşan devasa bir yatırım hacmini temsil ediyor."Bu rakamlar, sadece finansal bir büyüklüğü değil, aynı zamanda iki ülke ekonomilerinin entegrasyon düzeyini ve karşılıklı güveni de ortaya koyuyor. Karşılıklı yatırımlar, enerji, altyapı, sanayi ve hizmetler gibi kritik sektörlerde sürdürülebilir bir büyüme potansiyeli taşıyor."Ticaret hacmi cephesinde ise, 2024 yılında 7,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen ikili ticaret, Cumhurbaşkanları tarafından belirlenen daha yüksek hedeflere ulaşma yolunda önemli bir ivme kazandığını gösteriyor. İş insanlarının bu hedeflere ulaşmadaki kilit rolü, Bakan Işıkhan tarafından özellikle vurgulandı.Ekonomik İşbirliğinin Ötesinde: Sosyal ve Dijital KöprülerTürkiye-Azerbaycan ilişkileri sadece ticaret ve yatırımla sınırlı kalmıyor; sosyal ve beşeri alanlarda da güçlenerek ilerliyor. Bakan Işıkhan, yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik hizmetlerin etkinliğini artırmak amacıyla yürütülen çalışmaları detaylandırdı. Özellikle 2019'dan bu yana geliştirilen bilişim sistemi sayesinde, çalışma ve sosyal güvenlik müşavirlikleri ile ataşelikler aracılığıyla birçok işlemin dijital ortamda kolayca gerçekleştirilebildiği belirtildi. Bu dijitalleşme, vatandaşların bürokratik süreçlerini hızlandırarak iki ülke arasındaki sosyal bağları da güçlendiriyor.Ayrıca, Azerbaycan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yürütülen olumlu ilişkiler çerçevesinde, sosyal güvenlik ve iş gücü anlaşmalarının etkin bir şekilde uygulanması için çalışmaların devam ettiği ifade edildi. Bu anlaşmalar, iki ülke vatandaşlarının karşılıklı olarak çalışma ve sosyal haklarını güvence altına alarak iş gücü hareketliliğini destekliyor.Bakan Işıkhan, Türk iş insanlarının taleplerini ve karşılaştıkları sorunları dikkatle dinleyerek, çözüm odaklı yaklaşımlarının altını çizdi. Bu durum, hükümetin yurt dışındaki Türk girişimcilere verdiği önemi ve onlara sağladığı kesintisiz desteği gözler önüne seriyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, dünyanın neresinde olursa olsun vatandaşlarının yanında olmaya devam edeceği mesajı, iş dünyasına güven ve motivasyon aşıladı.Geleceğe Yönelik Beklentiler ve Bölgesel EtkilerTürkiye ve Azerbaycan arasındaki bu derinleşen ekonomik ve sosyal entegrasyon, sadece iki ülkenin refahını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Güney Kafkasya ve daha geniş Avrasya coğrafyasında stratejik bir istikrar ve güç unsuru olarak da konumlanıyor. Karşılıklı yatırımların ve ticaret hacminin artırılması hedefleri, gelecekteki büyüme potansiyelini işaret ederken, enerji güvenliği, ulaşım koridorları ve bölgesel kalkınma projelerinde de işbirliğinin daha da genişlemesi bekleniyor. Bu güçlü ortaklık, zorlu küresel ekonomik koşullara rağmen dirençli bir büyüme modeli sunuyor.

Ekonomi
Türkiye-Azerbaycan Yatırım Köprüsü: 40 Milyar Dolarlık Stratejik Derinleşme
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ekonomik işbirliği, karşılıklı yatırımların 40 milyar dolara yaklaşmasıyla yeni bir zirveye ulaştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın Bakü ziyaretinde vurguladığı bu güçlü finansal bağlar, iki ülkenin "tek millet, iki devlet" anlayışını ekonomik alanda somutlaştırıyor. Ticaret hacminin artırılması hedeflenirken, dijitalleşen kamu hizmetleri ve sosyal güvenlik anlaşmaları da işbirliğinin kapsamını genişletiyor. Bu derinleşen entegrasyon, bölgesel ekonomik güç dengeleri açısından kritik önem taşıyor.
Ayşe Yılmaz
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
