Türkiye ekonomisinde son dönemde atılan adımlar, uluslararası yatırımcıların dikkatini çekmeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan verilere göre, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik alım iştahı, kesintisiz onuncu haftasına girerek piyasalarda olumlu bir hava estirdi. Bu durum, özellikle hisse senedi ve tahvil piyasalarında gözlemlenen güçlü alımlarla belirginleşiyor.
Sermaye Akışının Arka Planı: Güven Artışı Yabancı sermayenin Türkiye piyasalarına yönelmesindeki bu istikrarlı eğilim, ülkenin uyguladığı yeni ekonomik program ve ortodoks politikalara dönüşün bir yansıması olarak okunabilir. Enflasyonla mücadele, faiz artırımları ve mali disiplin adımları, küresel yatırımcıların Türkiye ekonomisine yönelik risk algısını olumlu yönde değiştiriyor. Bu politikaların sürdürülebilirliği ve öngörülebilirliği, yatırımcıların uzun vadeli pozisyon alma isteğini artırıyor.
Hisse ve Tahvil Piyasasında Güçlü Alımlar TCMB verilerine göre, 6 Şubat haftasında yabancı yatırımcılar Türk hisse senetlerinde 134,3 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi. Bu alım, bir önceki 30 Ocak haftasındaki 455 milyon dolarlık rekor alımın ardından gelse de, hisse alımının onuncu haftaya taşınması, ilginin sürekliliğini gösteriyor. Ayrıca, yurtdışı yerleşiklerin tahvil piyasasındaki ilgisi de dikkat çekici. Aynı hafta 152 milyon dolarlık tahvil alımı yapılırken, Ocak ayında toplam tahvil alımlarının 4 milyar doları aştığı biliniyor. Bu rakamlar, hem hisse senedi hem de sabit getirili menkul kıymetlerdeki cazibenin arttığını ortaya koyuyor.
Ekonomi İçin Ne Anlama Geliyor? Yabancı sermaye akışının devam etmesi, Türkiye ekonomisi için birden fazla olumlu etki yaratabilir:
Döviz Rezervleri ve Kur İstikrarı: Yabancı girişleri, Merkez Bankası'nın döviz rezervlerini güçlendirerek Türk Lirası'nın istikrarına katkıda bulunabilir. Borsa İstanbul'a Destek: Hisse senedi alımları, Borsa İstanbul'daki şirketlerin değerlemesini destekleyerek piyasa derinliğini artırır ve yerli yatırımcılar için de olumlu bir sinyal oluşturur. Dış Finansman Kolaylığı: Tahvil piyasasındaki ilgi, Türkiye'nin dış finansman ihtiyacını karşılama kapasitesini artırır ve borçlanma maliyetlerini düşürme potansiyeli taşır. Güven Endeksi: Yabancıların artan ilgisi, ülkenin ekonomik politikalarına duyulan güvenin bir göstergesi olarak algılanır ve potansiyel yeni yatırımlar için zemin hazırlar.
Bu gelişmeler, Türkiye'nin ekonomik normalleşme sürecinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilebilir. Ancak, bu olumlu tablonun sürdürülebilirliği, uygulanan politikaların kararlılıkla devam etmesine ve küresel ekonomik koşullardaki gelişmelere bağlı olacaktır. Yabancı yatırımcıların iştahının devam etmesi, Türkiye'nin uluslararası piyasalardaki itibarını güçlendiren kritik bir faktör olmaya devam edecektir.
