Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına yönelik artan iştahının geçtiğimiz haftalarda da devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle tahvil piyasasındaki güçlü girişler ve hisse senedi piyasasındaki uzun soluklu alım trendi, makroekonomik istikrar arayışındaki Türkiye için olumlu bir sinyal niteliğinde.
Hisse Senedi Piyasasında Yükselen İştah Yabancı yatırımcılar, 13 Şubat haftasında Türk hisse senetlerine 322,2 milyon dolar tutarında net alım gerçekleştirdi. Bu alım, bir önceki hafta olan 6 Şubat haftasındaki 134,3 milyon dolarlık alımın üzerine eklenerek, yabancıların hisse senedi piyasasındaki kesintisiz alım serisini tam 11 haftaya taşıdı. Bu uzun soluklu ilgi, Borsa İstanbul'daki şirket değerlemelerinin cazip bulunması, kur riskinin azalması ve genel ekonomik toparlanma beklentileriyle açıklanabilir. Yabancıların hisse senedi piyasasına girişi, şirket bilançolarına ve BIST100 endeksine pozitif yansıyarak piyasalarda genel bir canlanma yaratıyor.
Tahvil Piyasasında Rekor Akış ve Güven Artışı Yurtdışı yerleşiklerin tahvil piyasasındaki ilgisi ise çok daha çarpıcı boyutlara ulaştı. 13 Şubat haftasında net 1 milyar 197 milyon dolar düzeyinde tahvil alımı gerçekleştiren yabancı yatırımcılar, Ocak ayından bu yana toplam tahvil alımını 5 milyar doların üzerine taşıdı. Bu devasa giriş, Türkiye'nin uyguladığı sıkı para politikalarının ve enflasyonla mücadeledeki kararlılığın uluslararası yatırımcılar nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Yüksek faiz oranları ve enflasyonda beklenen düşüş, Türk tahvillerini cazip bir getiri aracı haline getiriyor. Bu durum, kamu borçlanma maliyetlerini düşürme potansiyeli taşırken, döviz rezervlerine de olumlu katkı sağlıyor.
Makroekonomik Etkileri ve Gelecek Beklentileri Yabancı sermaye girişlerindeki bu ivme, Türkiye ekonomisi için birden fazla olumlu anlama geliyor:
Döviz Rezervleri: Yabancı girişleri, TCMB'nin döviz rezervlerini güçlendirerek kur istikrarına katkıda bulunuyor.
Borçlanma Maliyetleri: Tahvil piyasasındaki talep artışı, Hazine'nin borçlanma maliyetlerini düşürerek bütçe üzerinde olumlu etki yaratıyor.
Piyasa Güveni: Sürekli yabancı ilgisi, hem yerel hem de uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güvenini pekiştiriyor.
Enflasyonla Mücadele: Sıkı para politikasının yabancı sermayeyi çekmesi, enflasyonla mücadeledeki kararlılığın bir göstergesi olarak algılanıyor ve dezenflasyon sürecini destekleyebilir.
Uzmanlar, bu trendin devam etmesi halinde Türkiye'nin kırılganlıklarının azalacağını ve ekonomik büyümenin daha sağlıklı bir zemine oturacağını belirtiyor. Ancak, küresel ekonomik koşullar ve iç politika gelişmelerinin bu akışın sürdürülebilirliği üzerindeki etkisi yakından izlenmeye devam edecek. Özetle, yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına gösterdiği bu güçlü ve istikrarlı ilgi, Türkiye ekonomisinin normalleşme sürecinde önemli bir eşiği aştığına işaret ediyor. Bu durum, önümüzdeki dönemde piyasalarda pozitif seyrin devam edebileceği beklentisini güçlendiriyor.
