Türk Turizmi Krizlere Direniyor: Lüks Destinasyon Kimliği ve Gelecek
Orta Doğu'daki gerginliklerin Türk turizminde iptallere yol açmasına rağmen, sektörün geleceğe umutla baktığı belirtiliyor. Türkiye'nin lüks turizmdeki dönüşümünü ve küresel markaları çekme başarısını vurgulayan uzmanlar, deneyim odaklı yeni lüks anlayışının önemine dikkat çekiyor. Sektör, sürdürülebilirlik, eğitim ve misafirperverlik gibi temel unsurların güçlendirilmesiyle eski ritmini yakalamayı hedefliyor.
Selin Öztürk
•
Bergemann'ın yayında öne çıkan ifadeleri şunlar oldu:
"8 Mart aslında yaklaşık 100 yıl önce başlayan bir mücadelenin meyvesi olarak dünya takvimine girdi. Aradan bir asır geçmesine rağmen biz kadınların bu mücadeleye hâlâ devam ediyor oluşu biraz ironik ve üzücü. Ancak ben kadınların iş hayatında var olmasını, çalışmasını ve üretmesini; hem rol model olmaları hem de kişisel gelişimleri açısından çok önemsiyorum. 8 Mart’ın bu farkındalığı sık sık hatırlatması kıymetli; umarım bu konuda daha somut adımlar atılır. Benim mesajım şu: Hepimizin hayatı çok kıymetli. Lütfen kendi hayatınızın mimarı olun ve bu hayatın inşasını sakın başkalarına bırakmayın."
"En büyük idealim, Türkiye’ye katma değeri yüksek, varlıklı müşterileri çekmekti. Yaklaşık 25 yıl öncesinden bahsediyorum; o dönemde yurt dışındaki fuarlarda Türkiye’nin 'lüks destinasyon' olarak bir karşılığı yoktu. Maalesef işsizlik maaşıyla tatile gelen bir profil ağırlıktaydı. Oysa bizim çok daha yüksek profilli bir kitleye ihtiyacımız vardı.
Bu vizyonla 2014 yılında 'Lux in Türkiye' platformunu kurduk. Şuna inandık: Turizmde en iyi tanıtım, yerinde yapılan tanıtımdır. Dünyadaki kanaat önderlerini ve sektör liderlerini davet ettik; burayı bizzat deneyimlemelerini sağladık. Bugün Türkiye’de dünya çapında markalar ve ürünler varsa, 'Lux in Türkiye'nin burada çok büyük bir motivasyonu ve emeği var. Nitekim 9-11 Mart tarihleri arasında düzenleyeceğimiz etkinliğe 35 farklı ülkeden yabancı misafirlerimiz gelecek."
"Turizm sektörü doğası gereği çok kırılgan. Orta Doğu’da yaşanan son gerginliklerin kesinlikle bir etkisi var; ciddi telefonlar alıyoruz ve bazı iptaller yaşıyoruz. Ancak her şey durulduğunda sistemin hızla eski haline döneceğine inanıyorum. Aslında bugün dünyanın hiçbir yeri tam anlamıyla güvenli değil. Yarın nasıl bir gündeme uyanacağınızı dünyanın hiçbir yerinde öngöremezsiniz; dolayısıyla risk her yerde mevcut."
"Lüks kavramı artık sadece 'pahalı olan' demek değil, bu algı değişiyor. Yeni lüks; deneyim odaklı, ulaşılamayan ve kişinin kendisini özel hissettiği ürünlerdir. Örneğin Butan bir lüks destinasyondur. Ulaşım zordur, çok lüks otelleri yoktur ama ağırladığım birçok VIP misafir oraya gitmek istiyor; çünkü orada eşsiz bir deneyim var.
Türkiye son 10 yılda bu alanda muazzam bir gelişim kaydetti. Ürün çeşitliliği, gelen küresel markalar ve destinasyon zenginliğiyle artık dünyanın önde gelen lüks duraklarından biriyiz. Tarih, kültür, gastronomi, deniz ve güneş… Türkiye olarak her kitleye hitap edebilen bir gücümüz var."
"Sektörde standardizasyon hayati önem taşıyor. Özellikle eğitime ve yabancı dil sorununa odaklanmalıyız. Bu kadar büyük bir turizm ülkesi olmamıza rağmen hâlâ dil engeliyle karşılaşmamız büyük bir eksiklik. İkincisi, genlerimizde olan o meşhur misafirperverliğimizi asla kaybetmemeliyiz; bunun eğitimini okullardan itibaren vermeliyiz. Ve tabii ki sürdürülebilirlik… Bu, geleceğin turizminin anahtarı olacak."