Türkiye'nin teknoloji ekosistemi, özellikle siber güvenlik alanında son yıllarda dikkat çekici bir atılım sergiliyor. Yerli şirketler, küresel standartlarda yenilikçi çözümler geliştirerek dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme grafiği çiziyor. Ancak bu parlak tablonun ardında, uluslararası arenada hak ettiği yeri bulma mücadelesini zorlaştıran kritik bir engel yatıyor: küresel lobi eksikliği ve zayıf etki alanı.Küresel Pazarın Cazibesi ve Türkiye'nin PotansiyeliSiber güvenlik pazarı, dijitalleşmenin hızlanması ve siber tehditlerin artmasıyla birlikte dünya genelinde devasa bir büyüme potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, 2024 itibarıyla 250 milyar doları aşan bu pazarın, 2033'e gelindiğinde 500 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Türkiye'nin yazılım pazarı ise şu an 250 milyon dolar seviyesinde olmasına rağmen, önümüzdeki üç yıl içinde 1 milyar dolara çıkma potansiyeliyle dinamik bir yapı sergiliyor.Picus Security Kurucu Ortağı Dr. Süleyman Özarslan, bu potansiyeli şu sözlerle değerlendiriyor:"Türk şirketleri olarak gerçekten güçlü ve yenilikçi ürünler geliştiriyoruz. Ar-Ge çalışmalarımızın tamamını Türkiye'de yürütüyoruz. Ancak uluslararası pazarda yatırımcıya ulaşmakta ve ürünlerimizi dünyaya anlatmakta zorlanıyoruz. Asıl eksiğimiz, güçlü bir satış gücü ve uluslararası etki alanı."Lobi Eksikliği: Görünmez DuvarDr. Özarslan'ın vurguladığı "lobi eksikliği" kavramı, Türk siber güvenlik şirketlerinin küresel rekabette karşılaştığı en büyük handikaplardan biri olarak öne çıkıyor. İsrail gibi ülkelerden çıkan siber güvenlik ürünlerinin, güçlü bir lobi ağı sayesinde çok daha hızlı yatırım ve müşteri bulabildiğine dikkat çekiliyor. Bu durum, sadece ürün kalitesi ve teknolojik üstünlüğün tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda stratejik iletişim ve ağ kurmanın da hayati önem taşıdığını gösteriyor.Bu "görünmez duvar", Türk şirketlerinin küresel finans çevrelerine ve potansiyel uluslararası müşterilere erişimini kısıtlıyor. Yatırımcıların, bölgesel veya ulusal aidiyetlere göre önyargılı yaklaşımları olmasa bile, güçlü bir tanıtım ve güven ağı eksikliği, yatırım kararlarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu da, Türkiye'nin teknoloji ihracat hedeflerine ulaşmasında ciddi bir frenleyici faktör olarak beliriyor.Picus Security Örneği: Başarı ve EngellerKüresel ekonomik daralmaya rağmen, Picus Security'nin elde ettiği başarı, Türk siber güvenlik sektörünün potansiyelini gözler önüne seriyor. Şirket, 2024 sonunda Silikon Vadisi'nden 45 milyon dolarlık önemli bir yatırım alarak toplam yatırım miktarını 80 milyon dolara çıkardı. Juventus, büyük bankalar, askeri kurumlar ve 60 ülkede 600'den fazla kurum gibi prestijli müşterilere sahip olması, Türk mühendisliğinin ve inovasyonunun küresel çapta ne kadar değerli olabileceğinin bir kanıtı.Ancak Picus Security'nin dahi "üretsek de dünyaya anlatmakta zorlanıyoruz" itirafı, sorunun ne denli köklü olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye'deki diğer birçok yenilikçi teknoloji şirketinin de benzer zorluklarla karşılaştığını düşündürüyor. Ürün geliştirme yeteneği üst düzeyde olsa da, küresel satış ve pazarlama stratejileri ile uluslararası ilişkilerde zayıf kalmak, Türk markalarının dünya sahnesinde tam potansiyeline ulaşmasını engelliyor.Türkiye İçin Stratejik Çıkış YollarıTürk siber güvenlik sektörünün küresel pazarda daha etkin rol alabilmesi için atılması gereken adımlar net:Küresel Lobi ve İletişim Ağları Kurmak: Devlet destekli veya özel sektör öncülüğünde, uluslararası teknoloji ve finans merkezlerinde Türkiye'nin siber güvenlik yeteneklerini tanıtacak profesyonel lobi faaliyetleri yürütülmeli.Satış ve Pazarlama Yetkinliklerini Artırmak: Şirketlerin uluslararası pazarlama stratejileri geliştirmesi, küresel yetenekleri bünyesine katması ve hedef pazarlara yönelik özelleştirilmiş satış ekipleri oluşturması teşvik edilmeli.Uluslararası İş Birlikleri ve Ortaklıklar: Yabancı yatırımcılarla ve teknoloji devleriyle stratejik ortaklıklar kurarak hem finansmana erişim kolaylaştırılmalı hem de küresel dağıtım kanallarına entegrasyon sağlanmalı.Markalaşma ve İtibar Yönetimi: Türkiye'nin siber güvenlik alanındaki başarı hikayeleri daha geniş kitlelere ulaştırılmalı, "Made in Turkey" algısı bu alanda güçlendirilmeli.Bu stratejik adımlar, Türkiye'nin sadece bir üretim üssü olmaktan çıkıp, küresel teknoloji pazarında söz sahibi bir oyuncu haline gelmesinin önünü açacaktır. Aksi takdirde, yerli inovasyonlar ve Ar-Ge yatırımları, hak ettiği küresel etkiyi yaratmakta zorlanmaya devam edecektir.

Teknoloji
Türk Siber Güvenlik Devlerinin Küresel Lobi Engeli: Yatırım ve Pazar Payı
Türkiye'nin siber güvenlik sektörü, son yıllarda dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme ivmesi yakalasa da, küresel pazarda yatırım çekme ve pazar payını artırma konusunda ciddi bir lobi eksikliği engeliyle karşı karşıya. Sektör temsilcileri, güçlü ürünlere rağmen uluslararası etki alanının zayıflığını vurgularken, bu durumun Türkiye'nin teknoloji ihracat potansiyelini kısıtladığına dikkat çekiyor. Stratejik satış ve pazarlama kaslarının güçlendirilmesi, bu "görünmez duvarı" aşmanın anahtarı olarak öne çıkıyor.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!




