Türk imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki nabzını tutan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, Şubat 2026 döneminde 52,1 seviyesinde sabit kalarak, sektördeki ılımlı iyileşmenin kesintisiz devam ettiğini teyit etti. Eşik değer olan 50'nin üzerindeki bu istikrarlı seyir, Türk imalatçılarının küresel talep koşullarındaki güçlenmeden son 26 aydır aralıksız faydalandığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye ekonomisinin dış ticaret yoluyla elde ettiği direncin önemli bir göstergesi olarak yorumlanıyor.Küresel Talepteki Dinamikler ve Türkiye'nin PazarlarıŞubat ayı verileri, Türk imalat sanayisinin en büyük 10 ihracat pazarından yedisinde ekonomik aktivitenin artış kaydettiğini ortaya koydu. Özellikle Türkiye'nin ihracat hacminin dörtte birinden fazlasını oluşturan ilk dört pazarın tamamında büyüme gözlemlenmesi, ihracatın geniş bir tabana yayıldığını ve ana lokomotiflerin güçlü kaldığını işaret ediyor. Bu durum, küresel ekonomideki genel toparlanmanın Türk ürünlerine olan talebi desteklediğini gösteriyor.Ana Pazarlarda Çift Yönlü RüzgarlarPazar bazında bakıldığında, Almanya ve Birleşik Krallık gibi kilit pazarlarda güçlü büyüme seyretti. Almanya'da büyüme son dört ayın en yüksek hızına ulaşırken, Birleşik Krallık'taki genişleme bir önceki aya göre hafif bir yavaşlama gösterdi. ABD ekonomisindeki aktivite artışı devam etse de, büyüme hızı son dört ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti. Bu durum, büyük ekonomilerdeki toparlanmanın hızında farklılaşmalar olduğunu ve Türk ihracatçılarının bu dinamikleri yakından takip etmesi gerektiğini ortaya koyuyor.Özellikle dikkat çeken bir diğer pazar ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oldu. BAE'de petrol dışı ekonomik aktivite, son 22 ayın en yüksek hızında artış kaydetti ve PMI verileri kapsamında izlenen ekonomiler arasında Singapur'un ardından ikinci en hızlı büyüyen ülke oldu. Bu, Orta Doğu pazarının Türk imalatçıları için artan bir potansiyel taşıdığını gösteriyor.Ancak tablonun tamamı pozitif değil. Şubat ayında üretimin azaldığı üç önemli ihracat pazarı Fransa, Romanya ve Polonya oldu. Fransa ve Polonya'daki düşüşler bir önceki aya göre daha ılımlı seyrederken, Romanya'da imalat sanayi üretimi belirgin bir şekilde geriledi. Romanya'daki düşüş, anketin başladığı Temmuz 2023'ten bu yana kaydedilen en yüksek hızda ölçüldü ve Türkiye'nin imalat sanayi ihracatının yaklaşık yüzde 3'ünü oluşturan bu pazarın performansı, bölgesel kırılganlıkların altını çiziyor.Asya cephesinde ise Çin'de üretimin güçlü bir şekilde arttığı ve büyüme hızının Mayıs 2023'ten bu yana en yüksek düzeye ulaştığı görüldü. Bu, küresel tedarik zincirlerinin ve Asya ekonomilerinin toparlanma dinamiklerinin Türk ihracatına dolaylı yansımaları olabileceğini işaret ediyor.Geleceğe Yönelik Beklentiler ve RisklerS&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, endeks sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, önemli ihracat pazarlarının büyük bölümünde talep koşullarının iyileşmesinin, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılarına yurt dışından yeni iş fırsatları sağlayabileceğini vurguladı. Harker'ın bu iyimser bakış açısı, küresel ekonomideki genel pozitif havanın devam ettiği beklentisine dayanıyor."Önemli ihracat pazarlarının büyük bölümünde talep koşullarının iyileşmesi, önümüzdeki aylarda Türk imalatçılarının yurt dışından yeni iş fırsatları elde etmesine katkı sağlayabilir. ABD’nin son gümrük vergilerinin bu eğilimler üzerinde bir etkisi olup olmayacağını takip etmemiz gerekecek; ancak şu aşamada küresel ekonomide genel havanın pozitif olduğu söylenebilir."Ancak Harker'ın da belirttiği gibi, ABD'nin son gümrük vergileri gibi potansiyel ticari engellerin bu olumlu eğilimler üzerindeki etkisi yakından izlenmeli. Küresel ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve jeopolitik gerilimler, Türk ihracatçılarının esnekliğini ve pazar çeşitlendirme stratejilerini daha da önemli hale getirecektir. Türkiye'nin mevcut pazar çeşitliliği ve yeni pazarlara açılma potansiyeli, bu tür risklere karşı bir tampon görevi görebilir.Sonuç olarak, Şubat 2026 verileri, Türk imalat sektörünün ihracat pazarlarında sağlam bir duruş sergilediğini ve küresel talepteki ılımlı iyileşmeden faydalanmaya devam ettiğini gösteriyor. Ancak, büyük ekonomilerdeki büyüme hızındaki farklılaşmalar ve bazı bölgesel pazarlardaki daralmalar, ihracat stratejilerinin sürekli gözden geçirilmesi ve adaptasyon yeteneğinin korunması gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor. Türk imalatçıları için önümüzdeki dönemde, küresel ekonomik dinamikleri doğru okuyarak yeni fırsatları değerlendirmek ve potansiyel risklere karşı hazırlıklı olmak kritik önem taşıyacaktır.
Ekonomi
Türk İhracat İklimi Şubat'ta Direncini Korudu: Küresel Talep Dinamikleri
İstanbul Sanayi Odası'nın Şubat 2026 verilerine göre, Türkiye'nin ihracat iklimi endeksi 52,1 seviyesinde sabit kalarak ılımlı iyileşmeyi sürdürdü. Bu, küresel talep koşullarının 26 aydır kesintisiz güçlendiğini gösteriyor. Almanya ve BAE gibi önemli pazarlardaki güçlü büyüme dikkat çekerken, ABD ve Birleşik Krallık'ta yavaşlama gözlendi. Romanya'daki belirgin daralma ise Türkiye'nin ihracat hacminin küçük bir kısmını etkilese de dikkat çekici bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!