Türkiye turizm sektörü, 2025 yılı verileriyle birlikte ilginç bir dinamik sergiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıkladığı son verilere göre, işletme ve basit belgeli konaklama tesislerinde geceleme sayısı yıllık bazda önemli bir artış kaydederken, aynı dönemde otel doluluk oranları düşüş eğilimini sürdürerek üst üste üçüncü yıla taşındı. Bu durum, sektördeki arz-talep dengesi ve yatırım stratejileri üzerine önemli soruları beraberinde getiriyor.
Aralık 2024'te %32,44 olan otel doluluk oranı, 2025 yılının aynı ayında %31,02 seviyesine geriledi. Yıllık bazda bu düşüş, sektördeki genel bir eğilimin parçası olarak yorumlanıyor. Ancak bu gerileme, geceleme sayılarındaki artışla tezat oluşturuyor. Aralık 2024'te 8 milyon 829 bin 341 olan geceleme sayısı, Aralık 2025'te 12 milyon 272 bin 844'e yükseldi. Benzer şekilde, Ocak-Aralık 2024 döneminde 216 milyon 17 bin 715 olan toplam geceleme, 2025'te 252 milyon 323 bin 483'e ulaştı. Bu veriler, Türkiye'nin turizm çekiciliğinin devam ettiğini ancak konaklama kapasitesinin de hızla genişlediğini gösteriyor.
Kapasite Artışı ve Rekabet Baskısı Geceleme sayılarındaki artışa rağmen doluluk oranlarının düşmesi, sektördeki konaklama kapasitesinin talepten daha hızlı büyüdüğüne işaret ediyor. Son yıllarda yapılan yeni otel yatırımları ve mevcut tesislerin genişletilmesi, toplam yatak kapasitesini artırarak piyasadaki arzı yükseltti. Bu durum, oteller arasındaki rekabeti kızıştırarak fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturabilir ve karlılık marjlarını zorlayabilir.
Ekonomi editörleri, "Artan geceleme sayıları turizmdeki potansiyeli gösterirken, düşen doluluk oranları sektördeki arz fazlası riskine ve sürdürülebilirlik tartışmalarına dikkat çekiyor. Yatırımcıların bu dinamikleri göz önünde bulundurarak daha hedefli stratejiler geliştirmesi gerekiyor." yorumunda bulunuyor.
Aralık Ayı Sıkışması ve Mevsimsellik Özellikle Aralık ayı verileri, sektörün mevsimsel zorluklarını da gözler önüne seriyor. Son dokuz yıllık verilere bakıldığında, Aralık ayı doluluk oranlarında belirgin dalgalanmalar yaşandığı görülüyor. En yüksek oran %38 ile 2019 yılında kaydedilirken, pandemi etkisiyle 2020'de %14,5 gibi düşük bir seviye görülmüştü. Son üç yılın Aralık verileri ise doluluk oranlarının %31-32 bandında sıkıştığını gösteriyor:
2023 Aralık: %31,9 2024 Aralık: %32,4 2025 Aralık: %31,0
Bu istikrarlı ancak düşük bant, yılın son ayında turizm hareketliliğini artırma ve dolulukları yükseltme çabalarının henüz yeterli başarıya ulaşamadığını gösteriyor. Kış turizmi ve kongre turizmi gibi alternatif alanlara yapılan yatırımların etkileri, genel doluluk oranlarına henüz istenen düzeyde yansımamış durumda.
Ekonomiye Yansımaları ve Gelecek Beklentileri Otel doluluk oranlarındaki bu eğilim, Türkiye ekonomisi için çeşitli anlamlar taşıyor. Bir yandan, artan geceleme sayıları turizm gelirlerinin artmaya devam ettiğini ve ülkenin döviz girdisine katkı sağladığını gösteriyor. Diğer yandan, düşen doluluk oranları, sektördeki yatırım geri dönüş sürelerini uzatabilir ve yeni yatırımların fizibilitesini etkileyebilir.
Sektör temsilcileri, sürdürülebilir bir büyüme için sadece turist sayısını değil, aynı zamanda ortalama konaklama süresini ve kişi başı harcamayı artırmaya yönelik stratejilere odaklanmanın önemini vurguluyor. Ayrıca, pazar çeşitliliğini artırmak ve yılın dört mevsimine yayılan turizm faaliyetlerini teşvik etmek, doluluk oranlarındaki bu sıkışmayı aşmanın anahtarı olabilir. Önümüzdeki dönemde, turizm sektöründeki arz-talep dengesinin nasıl şekilleneceği, hem mevcut işletmelerin karlılığı hem de gelecekteki yatırım kararları açısından yakından takip edilecek.
