Japonya'nın başkenti Tokyo'da açıklanan Kasım ayı çekirdek enflasyon verileri, piyasa beklentilerini aşarak ülkenin merkez bankası Japonya Merkez Bankası (BOJ) üzerindeki faiz artışı baskısını önemli ölçüde artırdı. Bu gelişme, BOJ'un ultra gevşek para politikasından çıkış stratejisi tartışmalarını yeniden alevlendirdi ve Aralık ayındaki toplantı öncesinde piyasalarda tansiyonu yükseltti.
Enflasyon Verilerinin Detayları ve Beklentiler Kasım ayına ilişkin çekirdek tüketici fiyat endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 2,8 olarak gerçekleşti. Bu oran, hem Ekim ayındaki seviyeyi korudu hem de ekonomistlerin yüzde 2,7'lik piyasa beklentisinin üzerine çıktı. Bu durum, enflasyonist baskıların Japonya ekonomisinde beklenenden daha kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Özellikle gıda ürünlerindeki fiyat artışları dikkat çekiciydi. Şirketlerin artan maliyetleri tüketiciye yansıtmaya devam etmesi, hane halkının alım gücünü zorluyor. Verilere göre:
Pirinç fiyatları yıllık bazda yüzde 38,5 yükseldi.
Kahve çekirdeği fiyatları yüzde 63,4 gibi rekor bir artış gösterdi.
Çikolata fiyatları ise yüzde 32,5 oranında zamlandı.
Bu kalemlerdeki keskin artışlar, küresel tedarik zinciri sorunları, artan enerji maliyetleri ve zayıf yenin ithalat üzerindeki etkilerini açıkça gözler önüne seriyor.
BOJ'un Para Politikası Üzerindeki Etkisi BOJ, uzun yıllardır deflasyonla mücadele eden Japonya ekonomisinde enflasyonu sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2 hedefine ulaştırmayı amaçlıyor. Ancak son veriler, bu hedefin üzerinde seyreden enflasyonun artık sadece geçici faktörlerden kaynaklanmadığına dair sinyaller veriyor. Piyasa, BOJ'un Aralık toplantısında negatif faiz oranlarından çıkış veya getiri eğrisi kontrol (YCC) politikasında ayarlama yapma ihtimalini ciddi şekilde fiyatlamaya başladı. Özellikle gıda fiyatlarındaki bu kalıcı artışlar, BOJ'un 'enflasyonun geçici olduğu' tezini zayıflatıyor. Analistler, BOJ'un bu toplantıda faiz oranlarını artırmasa bile, getiri eğrisi kontrol politikasının esnekliğini artırarak veya uzun vadeli tahvil alımlarını azaltarak bir "şahin sinyal" verebileceğini belirtiyor. Bu tür bir adım, piyasaların BOJ'un gelecekteki sıkılaşma adımlarına hazırlanması için önemli bir işaret olacaktır.
Geleceğe Yönelik Beklentiler Tokyo enflasyonundaki bu yükseliş, Japonya genelindeki enflasyon eğilimlerinin bir öncüsü olarak kabul ediliyor. Eğer bu trend ülke geneline yayılırsa, BOJ'un para politikasında daha agresif adımlar atması kaçınılmaz hale gelebilir. Bu durum, sadece Japonya'nın iç piyasalarını değil, küresel finans piyasalarını da etkileyebilir. Japon yatırımcıların küresel varlıklardan çekilmesi veya yenin değer kazanması, diğer ülke piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Türkiye ekonomisi için ise, Japonya'dan gelecek olası sermaye akışlarında bir yavaşlama veya maliyet artışı anlamına gelebilir.





