Sorrell'den Küresel Ekonomiye Çarpıcı Uyarılar: Yapay Zeka, G2 ve Avrupa
Reklamcılık dünyasının duayeni Martin Sorrell, Dünya Ekonomik Forumu'nda küresel ekonominin kritik dönemeçlerini değerlendirdi. Yapay zekanın iş gücü piyasasında yaratacağı dönüşüm, teknoloji devlerinin artan pazar hakimiyeti ve jeopolitik gerilimlerin ekonomik yansımaları öne çıktı. Sorrell, özellikle Avrupa'nın bürokratik yapısının küresel rekabetteki dezavantajına dikkat çekerek, bu dinamiklerin gelecekteki ekonomik düzeni şekillendireceğini vurguladı.
Fatma Demir
•
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) kapsamında HT’ye özel bir röportaj veren S4 Capital kurucusu Martin Sorrell, yapay zekanın iş gücü piyasasına etkileri, teknoloji devlerinin pazar hakimiyeti ve küresel jeopolitik dengeler hakkında çok konuşulacak değerlendirmelerde bulundu. Sorrell, yapay zekanın verimliliği artırırken istihdam üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği ve küresel güç dengelerinin değiştiği uyarısında bulundu.
Yapay zekanın benimsenme sürecini değerlendiren Sorrell, tüketicilerin bu teknolojiyi şirketlerden daha hızlı kullandığını ve bunun bilgiye erişimde devasa bir zaman kazancı sağladığını belirtti. Şirketlerin yapay zekayı tam ölçekli benimsemesi için dış ekonomik baskıların oluşması gerektiğini savunan Sorrell, otomotiv ve finans gibi sektörlerin bu konuda öncü olduğunu ifade etti. Özellikle Çinli elektrikli araç üreticisi BYD’nin 25.000 dolarlık modelleriyle yarattığı maliyet baskısının, Tesla ve Avrupalı üreticileri değişime zorladığını örnek gösterdi.
Yapay zekanın iş dünyasındaki en büyük etkisinin istihdam üzerinde olacağını belirten Sorrell, şu kritik noktaların altını çizdi:
• İşsizlik Riski: Bazı alanlarda yeni işler oluşsa da, genel etkinin muhtemelen istihdamın azalması yönünde olacağını öngördü.
• Manuel Süreçlerin Sonu: Medya planlama ve satın alma alanında hala 250.000 kişinin manuel olarak çalışmasının rasyonel olmadığını, bu süreçlerin algoritmalarla optimize edileceğini belirtti.
• Verimlilik ve Yaratıcılık: Reklam sektöründe metin yazarlığı ve film yapımı gibi süreçlerin kısalacağını, bireylere özel kişiselleştirilmiş reklam üretiminin büyük bir fırsat olduğunu ekledi.
Medya sektöründe aşırı bir yoğunlaşma yaşandığını ifade eden Sorrell; Google, Meta, Amazon ve TikTok'un toplam pazarın yarısını kontrol ettiğini söyledi. Geleneksel medyanın (WBD, Paramount vb.) durumunun oldukça kötü olduğunu ve spor içeriklerinde bile izleyici kaybı yaşandığını belirtti. Amazon’un reklam gelirlerinin 70 milyar dolara çıktığına dikkat çeken Sorrell, pazardaki bu konsolidasyonun teknoloji devlerinin kapasite yatırımlarıyla daha da güçleneceğini vurguladı.
This is a modal window.
Etkileşim penceresinin başlangıcı. ESC tuşu işlemi iptal edip pencereyi kapatacaktır.
Etkileşim penceresinin sonu.
Küresel siyasete dair iddialı açıklamalarda bulunan Sorrell, "Tayvan en sonunda Çin’e dahil olacaktır" diyerek bu bölgede bir sıkıştırma stratejisi izlenebileceğini ifade etti. Mevcut dünya düzenini bir "G2" (ABD ve Çin) dengesi olarak tanımlayan Sorrell, ABD’nin hala tek güç (G1) gibi davrandığını savundu.
Avrupa’nın ekonomik yapısını sert bir dille eleştiren Sorrell, kıtanın bir büyüme motoru değil, bir maliyet merkezi olarak görüldüğünü söyledi. Avrupa Birliği’nin çok bürokratik ve yavaş olduğunu belirten ekonomist, Hindistan ve Mercosur ile yapılan bir anlaşmanın tamamlanmasının 25 yıl sürmesini bu hantallığın bir kanıtı olarak gösterdi. Sorrell, sistemin değişmemesi durumunda Avrupa’nın küresel rekabette geri kalmaya devam edeceği uyarısını yaptı.