Türkiye ekonomisi için kritik göstergelerden biri olan Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), imalat sanayisindeki toparlanmanın güçlenerek devam ettiğini ortaya koydu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in son açıklamalarına göre, Aralık 2025 verileri, endeksin son iki aydır artış göstererek 2025 yılının en yüksek seviyesine ulaştığını teyit etti. Bu gelişme, yeni yıla girerken Türk sanayisi adına önemli bir ivme kazandığını gösteriyor.PMI'ın Anlamı ve Sanayiye Etkisi: Güçlenen İvmePMI, imalat sektöründeki satın alma yöneticilerinin iş koşullarına ilişkin beklentilerini ölçen ve 50 eşik değerinin üzerinde olması durumunda sektörde genişlemeye işaret eden kritik bir barometredir. Bakan Şimşek'in vurguladığı gibi, endeksin son iki ayda yükselişini sürdürmesi, özellikle Aralık 2025'te 2025 yılının en yüksek seviyesine ulaşması, Türk imalat sanayisinin zorlu bir dönemin ardından güçlü bir toparlanma sürecine girdiğini açıkça göstermektedir.Bu artış, genellikle yeni siparişlerdeki yükseliş, üretim hacmindeki artış ve istihdam piyasasındaki olumlu gelişmelerle ilişkilendirilir. Dolayısıyla, Aralık ayındaki bu güçlü performans, yılın son çeyreğinde sanayi üretiminin beklentilerin üzerinde bir seyir izlediğine dair önemli bir ipucu sunmaktadır. Bu durum, şirketlerin geleceğe yönelik beklentilerinin iyileştiğini ve yatırım iştahının arttığını da düşündürmektedir.2026 Beklentileri: Küresel İyileşme ve Yerel DesteklerBakan Şimşek, 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşarak sanayi üretimi için umut vadeden bir tablo çizdi. Şimşek'in değerlendirmesine göre, önümüzdeki dönemde sanayi üretimini destekleyecek temel unsurlar şunlardır:İyileşen Küresel Görünüm: Dünya ekonomisindeki toparlanma, Türk ihracatına olan talebi artırarak imalat sanayisine doğrudan katkı sağlayacaktır.Dezenflasyon Süreci: Enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerleme, üretim maliyetlerini düşürerek ve tüketici güvenini artırarak iç talebi canlandıracaktır. Bu durum, işletmelerin planlama yapmasını kolaylaştıracak ve yatırım ortamını iyileştirecektir.Destekleyici Yurtiçi Finansal Koşullar: Para politikasındaki sıkılaşmanın ardından beklenen normalleşme süreciyle birlikte, finansal piyasalardaki istikrar ve kredi koşullarının iyileşmesi, sanayicinin finansmana erişimini kolaylaştıracaktır.Aktif Sanayi Politikaları: Hükümetin stratejik sektörlere yönelik teşvikleri ve destekleyici politikaları, sanayinin rekabet gücünü artırarak üretim kapasitesini genişletmesine yardımcı olacaktır."İyileşen küresel görünüm, dezenflasyon süreci ile birlikte destekleyici yurtiçi finansal koşullar ve aktif sanayi politikalarımızın 2026 yılında sanayi üretimini desteklemesini bekliyoruz."Bu faktörlerin bir araya gelmesiyle, 2026 yılının Türk sanayisi için daha verimli ve büyümeye odaklı bir yıl olması hedefleniyor. Özellikle dezenflasyon sürecinin başarıyla yönetilmesi, reel sektörün önünü açacak en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.Ekonomik İstikrar ve Büyüme HedefleriBakan Şimşek'in açıklamaları, Türkiye ekonomisinin yeni yılda daha dengeli ve sürdürülebilir bir büyüme patikasına oturma potansiyelini güçlendiriyor. İmalat sanayisindeki bu olumlu ivme, genel ekonomik aktiviteye pozitif yansıyarak istihdam ve refah artışına katkıda bulunabilir. Ancak, küresel riskler ve iç dinamiklerdeki olası değişimler, bu beklentilerin dikkatle izlenmesini gerektirecektir. Dunyaekonomi.com olarak, bu süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz.
Ekonomi
Şimşek'ten Sanayi Üretimi Mesajı: PMI 2025'in Zirvesinde, 2026'ya Umutlu
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aralık 2025 PMI verilerinin imalat sanayisinde güçlü bir toparlanmaya işaret ettiğini açıkladı. Endeksin 2025 yılının en yüksek seviyesine ulaşması, sektördeki ivmenin sürdüğünü gösteriyor. Şimşek, iyileşen küresel görünüm, dezenflasyon ve aktif sanayi politikalarıyla 2026'da sanayi üretiminde artış beklediklerini vurguladı. Bu durum, Türkiye ekonomisi için olumlu sinyaller taşıyor.
Selin Öztürk
•