Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in son açıklamaları, Türkiye ekonomisinin makroekonomik istikrar yolculuğunda önemli kazanımlar elde ettiğini gözler önüne serdi. Şimşek, özellikle cari denge ve dış finansman göstergelerindeki iyileşmeye dikkat çekerek, uygulanan ekonomi programına duyulan güvenin somut sonuçlarını vurguladı. Bu gelişmeler, piyasalar ve yatırımcılar nezdinde Türkiye'ye yönelik algının olumlu yönde değiştiğine işaret ediyor.
Cari Denge Hedeflerinde Güçlü İlerleme Bakan Şimşek, cari dengedeki dönüşümü rakamlarla ortaya koydu. 2003-2023 döneminde altın hariç tutulduğunda milli gelire oranla ortalama yüzde 3 açık veren cari dengenin, 2024 yılında yüzde 0,2 gibi sınırlı bir fazla vermesi bekleniyor. 2025 yılı için ise yüzde 0,3'lük mütevazı bir açık öngörülüyor. Bu, geçmiş yıllardaki kronikleşmiş cari açık sorununa karşı atılan adımların ne denli etkili olduğunu gösteriyor.
Şimşek, "2023 yılının ortasında milli gelirin yüzde 5’ine ulaşan yıllık cari açığın 2024 yılında yüzde 0,8’e gerilemesi ve 2025 için yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşme beklentisi, zorlu küresel koşullara rağmen Türkiye’nin cari dengesinde sürdürülebilir seviyelerin korunduğunu gösteriyor." ifadeleriyle, ekonominin dış şoklara karşı direncini artırdığını belirtti.
Dış Finansmanda Güven Rüzgarı ve Yatırımcı İştahı Ekonomi yönetiminin uyguladığı programlara duyulan güven, dış finansmana erişimi önemli ölçüde güçlendirdi. Şimşek'in altını çizdiği üzere, 2025 yılında reel sektörün dış borç çevirme oranı yüzde 221, bankaların ise yüzde 218 seviyesinde gerçekleşti. Bu oranlar, Türkiye'nin dış borçlarını rahatlıkla çevirebildiğini ve uluslararası piyasalardan fonlama sağlama kapasitesinin arttığını ortaya koyuyor. Bu durum, özellikle finansal istikrar açısından kritik bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Finansman kalitesindeki artışın bir diğer somut göstergesi ise doğrudan yabancı yatırımlar (DYY) oldu. Gayrimenkul hariç DYY girişlerinin 10,7 milyar dolar ile son on yılın en yüksek seviyesine ulaşması, Türkiye ekonomisine duyulan güvenin ve üretim kapasitesini destekleyici yatırımların arttığının açık bir işareti. Bu, spekülatif sermaye yerine kalıcı ve üretken yatırımların ülkeye çekildiğini gösteriyor.
Gelecek Beklentileri ve Yapısal Reform Vurgusu Bakan Şimşek, 2026 yılına ilişkin beklentilerde de iyimser bir tablo çizdi. Enerji fiyatlarındaki ılımlı seyir, ana ticaret ortaklarındaki iyileşen görünüm ve destekleyici euro/dolar paritesinin cari denge hedeflerine olumlu katkı vermesi bekleniyor. Ancak bu kazanımların kalıcı hale gelmesi için yapısal adımların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğinin altı çizildi. Bu, orta vadeli programın temel direklerinden biri olan yapısal reformların devam edeceğinin bir teyidi niteliğinde.
Cari Denge İyileşmesi: Geçmişteki yüksek açıkların yerini sürdürülebilir seviyelere bırakması.
Finansman Gücü: Yüksek borç çevirme oranları ve artan DYY girişleri ile dış finansman koşullarında belirgin iyileşme.
Yatırımcı Güveni: DYY'deki rekor seviye, Türkiye ekonomisine olan inancın somut bir kanıtı.
Yapısal Reform Vurgusu: Kazanımların kalıcı olması için reformların devamlılığının önemi.
Genel tablo, Türkiye ekonomisinin zorlu bir yeniden dengeleme sürecinden başarıyla geçtiğini ve makroekonomik kırılganlıklarını azaltma yolunda önemli adımlar attığını gösteriyor. Bu gelişmeler, uluslararası piyasalarda Türkiye'nin risk priminin düşmesine ve yatırımcı iştahının artmasına katkı sağlayacaktır.
