Küresel enerji piyasalarında sular durulmuyor. Petrol fiyatları, yatırımcıların artan arz endişeleri ve Ukrayna'daki çatışmanın potansiyel çözümüne yönelik beklentilerle son iki yılın en derin aylık düşüşünü yaşıyor. Kasım ayında dördüncü kez üst üste değer kaybeden petrol, Mayıs 2023'ten bu yana en uzun düşüş serisini kaydetti. Bu durum, piyasaların OPEC+ ülkelerinin Pazar günü yapacağı kritik toplantıya kilitlenmesine neden oldu. Küresel Arz Fazlası Beklentisi Fiyatları Baskılıyor Piyasadaki mevcut düşüş trendinin temelinde, küresel arz fazlasına yönelik güçlü beklentiler yatıyor. Brent petrolün yılbaşından bu yana yüzde 15 oranında değer kaybetmesi, bu endişelerin somut bir göstergesi. OPEC+ ittifakının üretim kapasitesini artırma planları ve ittifak dışındaki üreticilerin de arzı yükseltmesi, piyasada dengeleri altüst etmiş durumda. Özellikle JPMorgan'ın projeksiyonları, bu tablonun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bankanın analizine göre, petrol piyasası 2024 yılında günlük 2,8 milyon varil, 2027 yılında ise 2,7 milyon varil gibi kayda değer bir arz fazlasıyla karşı karşıya kalacak. Bu rakamlar, mevcut fiyat baskısının kısa vadeli bir dalgalanmadan ziyade, yapısal bir soruna işaret ettiğini gösteriyor.
"Petrol piyasasında yaşanan bu düşüş, sadece anlık bir fiyat düzeltmesi değil, küresel enerji dengelerindeki köklü değişimlerin bir yansımasıdır. Artan arz kapasitesi ve talep görünümündeki belirsizlikler, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarını zorlayacak temel faktörler olarak öne çıkıyor."
OPEC+'ın Kritik Toplantısı: Üretim Politikaları Masada Pazar günü çevrimiçi ortamda bir araya gelecek OPEC+ ülkelerinin toplantısı, piyasalar için büyük önem taşıyor. Temsilcilerin açıklamalarına göre, grubun 2026'nın başlarında üretim artışlarını durdurma planına bağlı kalması bekleniyor. Ancak bu kararın ötesinde, toplantının ana gündem maddelerinden biri de üyelerin uzun vadeli üretim kapasitelerinin detaylı bir şekilde değerlendirilmesi olabilir. Bu değerlendirme, gelecekteki arz politikaları üzerinde belirleyici bir rol oynayacak. İttifakın, piyasadaki arz fazlası beklentilerine karşı nasıl bir strateji izleyeceği, fiyatların kısa ve orta vadeli seyrini doğrudan etkileyecek.
OPEC+ Kararları: Üretim kısıtlamalarının devam edip etmeyeceği veya artırılıp artırılmayacağı. Uzun Vadeli Kapasite Değerlendirmesi: Üye ülkelerin gelecekteki üretim potansiyellerinin analizi. Piyasa Tepkisi: Toplantıdan çıkacak kararların Brent ve WTI fiyatları üzerindeki anlık ve uzun vadeli etkileri.
Türkiye Ekonomisi İçin Anlamı: Enerji Faturası ve Enflasyon Petrol fiyatlarındaki bu düşüş eğilimi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için önemli avantajlar sunabilir. Düşen petrol fiyatları, ülkenin enerji ithalat faturasını hafifleterek dış ticaret dengesine olumlu katkıda bulunabilir. Ayrıca, akaryakıt ve enerji maliyetlerindeki düşüş, genel enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratarak Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele çabalarına destek sağlayabilir. Ancak, küresel talepteki zayıflık işaretleri ve ekonomik yavaşlama endişeleri, Türkiye'nin ihracat performansını olumsuz etkileyebilecek riskleri de beraberinde getiriyor. Bu nedenle, petrol fiyatlarındaki gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki net etkisi, küresel ekonomik görünüm ve iç dinamiklerle birlikte değerlendirilmelidir. Önümüzdeki dönemde, OPEC+ kararları, küresel ekonomik büyüme beklentileri ve jeopolitik gelişmeler, petrol piyasasının ana belirleyicileri olmaya devam edecek. Yatırımcılar, bu faktörleri yakından takip ederek pozisyonlarını şekillendirecek.





