Türkiye finans piyasalarında uzun süredir merakla beklenen bir gelişme yaşandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), elektronik para ve ödeme hizmetleri sektörünün önde gelen oyuncularından Papara Elektronik Para A.Ş.'nin faaliyet izni iptali kararını yürürlükten kaldırdığını duyurdu. Bu hamle, Ankara 25. İdare Mahkemesi'nin aldığı yürütmeyi durdurma kararı doğrultusunda gerçekleşirken, fintech ekosisteminde regülasyonların uygulanışı ve yargı süreçlerinin finansal kurumlar üzerindeki etkisi konusunda yeni bir tartışma başlattı.Papara'nın faaliyet izni, 30 Ekim 2025 tarihli Banka Meclisi Kararı ile 6493 sayılı Kanun kapsamında iptal edilmiş ve bu karar 31 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı. Şirket, o dönemde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 'yasa dışı bahis ve kara para aklama' soruşturması kapsamında gündeme gelmiş ve bu soruşturma neticesinde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atanmıştı.Yargının Müdahalesi ve Regülatörün KonumuTCMB'nin son kararı, idari bir işlemin yargı denetimine tabi olmasının ve bu denetim sonucunda yürütmenin durdurulması kararının, regülatörün aldığı kararları nasıl etkileyebileceğini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Ankara 25. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararı, Papara'nın faaliyet izninin iptali kararının hukuka uygunluğu konusunda ciddi şüpheler uyandırdığını gösteriyor. Bu durum, finansal piyasaların istikrarı ve güvenliği için kritik öneme sahip olan Merkez Bankası gibi düzenleyici kurumların aldığı kararların, hukuki süreçler karşısındaki pozisyonunu ve olası revizyon mekanizmalarını yeniden değerlendirme ihtiyacını doğuruyor.Fintech Sektörüne Yansımaları ve Papara'nın GeleceğiPapara'nın faaliyet izninin geri verilmesi, Türk fintech sektöründe bir rahatlama yaratabilir. Şirketin, yasa dışı faaliyetlerle mücadeledeki rolü ve regülasyonlara uyumu konusundaki tartışmalar devam etse de, bu karar Papara'nın operasyonlarına devam edebileceği anlamına geliyor. Ancak, TMSF'nin kayyum statüsünün devam edip etmeyeceği ve 'kara para aklama' soruşturmasının akıbeti, şirketin geleceği açısından belirleyici unsurlar olmaya devam edecek. Bu süreç, aynı zamanda diğer elektronik para ve ödeme kuruluşları için de bir emsal teşkil edebilir; regülatörlerin aldığı kararların yargı denetimine ne denli açık olduğu ve hukuki süreçlerin işleyişinin sektör üzerindeki etkileri daha yakından izlenecektir.Bu tür hukuki süreçler, özellikle yabancı yatırımcılar açısından Türkiye'deki regülasyon ortamının öngörülebilirliği ve şeffaflığı hakkında soru işaretleri yaratabilir. Bir yandan yasa dışı faaliyetlerle mücadele azmi takdire şayan iken, diğer yandan alınan idari kararların yargı tarafından geri çevrilmesi, hukuki güvenlik algısını etkileyebilir. Finansal teknoloji alanındaki yatırımların sürdürülebilirliği için, regülatif çerçevenin netliği ve yargı süreçlerinin hızlı ve tutarlı işlemesi büyük önem taşıyor.Önemli Çıkarımlar:Regülatör-Yargı Dengesi: TCMB'nin idari kararlarının yargı denetimi karşısındaki konumu, finansal piyasaların işleyişinde kritik bir denge unsuru olarak öne çıkıyor.Fintech Sektörü Güveni: Papara gibi büyük bir oyuncunun faaliyet izninin geri verilmesi, sektördeki belirsizliği bir miktar azaltabilir ancak hukuki süreçlerin takibi önemini koruyor.Kara Para Mücadelesi: Yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturmaları, finansal sistemin güvenliği için vazgeçilmez olup, bu tür davaların sonuçları sektörün geleceğini şekillendirecektir.Önümüzdeki dönemde, Papara özelindeki hukuki süreçlerin nasıl ilerleyeceği ve TMSF kayyumluğunun akıbeti, hem şirket hem de genel olarak fintech sektörü için yakından takip edilmesi gereken konular arasında yer alacak.
Finans
Papara'nın Faaliyet İzni İptali Kalktı: Merkez Bankası ve Yargı Çekişmesi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Papara Elektronik Para A.Ş.'nin faaliyet izni iptali kararını, Ankara 25. İdare Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararı üzerine kaldırdı. Bu gelişme, yasa dışı bahis ve kara para aklama soruşturmalarıyla gündeme gelen şirketin geleceği açısından kritik bir dönüm noktası. Karar, fintech sektöründe regülasyonların uygulanması ve yargı süreçlerinin etkisi üzerine önemli tartışmaları beraberinde getirirken, piyasalarda hukuki süreçlerin finansal istikrar üzerindeki rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Mehmet Aydın
•