Otomotivde Rekor İhracatın Gölgesinde İthalat ve Kapasite Endişesi
Türk otomotiv sektörü, 2023 yılında 41,5 milyar dolarlık tarihi bir ihracat rekoruna imza atsa da, bu başarının ardında önemli yapısal sorunlar yatıyor. Artan otomobil ithalatı nedeniyle dış ticaret fazlasının açığa dönüşmesi ve yükselen üretim kapasitesine rağmen düşen kapasite kullanım oranları, sektörün rekabetçiliği üzerinde baskı oluşturuyor. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, iç üretimin artırılması ve Avrupa pazarındaki dalgalanmaların dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Mustafa Koç
•
Otomotiv ana sanayi, geçen yılı yüzde 4 artışla 1,42 milyon adet satışla tamamladı. Sektörün toplam ihracatı ise euro/dolar paritesindeki yükselişin de aralarında bulunduğu nedenlerle yüzde 12 artarak 41,5 milyar dolara çıkarak tarihi zirveye ulaştı.
Sektörün yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, bu yıl üretim ve ihracatta geçen yıla benzer bir performans beklediklerini söyledi. Eroldu, Avrupa Birliği'nin (AB) ay sonunda açıklayacağı üretim menşeine göre teşvik verecek olan düzenleme taslağını yakından takip edeceklerini belirtti.
Türkiye'nin ihracatının yaklaşık altıda birini gerçekleştiren otomotiv ana sanayi ile parça sanayi, ihracatının yaklaşık yüzde 70'ini AB ve çevre Avrupa pazarlarına yapıyor. Bu nedenle Avrupa pazarının büyüklüğü ve euro/dolar paritesinin seyri sektör açısından büyük önem taşıyor.
Toplantıda Avrupa pazarındaki görünümün, yurt içi üretimin ihracatta belirleyici olduğunu söyleyen Eroldu, geçen yıl Avrupa hafif ticari araç pazarının yüzde 9 daraldığına dikkat çekti. Eroldu, "Bu aslında Avrupa'da ekonominin zayıflayacağı yönünde bir sinyal ve bunu da takip edeceğiz" dedi.
Eroldu, hafif ticari araç pazarındaki daralmanın Türkiye'de bu yıl Renault ve Hyundai tarafından üretime başlanması öngörülen iki modelle telafi edileceğini ifade etti. Eroldu, "Bu daralmayı absorbe edecek yeni yatırımlarımız, markalarımız ve ürünlerimiz devreye girecek" dedi.
Ana sanayinin geçen yıl yüzde 4 artışla 1,42 milyon adede yükselen üretimi, son dört yıldır benzer seviyelerde seyrediyor. Üretim, 2017 yılında 1,7 milyon adetle tarihi zirveye ulaştıktan sonra, ihraç pazarlarında elektrikli araçların payının artması ve en büyük pazar olan Avrupa'nın 2020'deki pandemiden tam olarak toparlanamaması nedeniyle son dört yıldır 1,4 milyon adet civarında gerçekleşiyor.
Ana sanayinin toplam ihracatı yüzde 4,4 artmasına rağmen 1,06 milyon adetle geçen yıla yakın seviyede kaldı ve 2017'deki 1,33 milyon adedin altında yer aldı. Türkiye'nin ihracatı, başlıca pazarı olan Avrupa'nın 2020'de pandemide daralmasının ardından önceki dönemlerdeki 1,3 milyon adet seviyelerine yükselmedi ve son üç yıldır 1 milyon adedin biraz üzerinde seyretti.
Hafif ticari araç ihracatı yaklaşık 435 bin adet ile sektör tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.
Otomotiv ana sanayinin 2022 yılına kadar verdiği dış ticaret fazlası, 2023 yılından itibaren artan otomobil ithalatı nedeniyle neredeyse sıfıra düştü. Otomotiv ana sanayi, 2022 yılında 8 milyar lira dış ticaret fazlası verirken, 2023 yılında hızla yükselen otomobil ithalatı nedeniyle dış ticaret açığı verdi.
Kesinleşmiş en güncel verilere göre otomobil dış ticaret açığı, geçen yıl Ocak-Kasım döneminde 7,7 milyar dolara yükseldi ve ana sanayinin 0,5 milyar dolar açık vermesine yol açtı.
Eroldu, otomobil ithalatının ihracattan fazla olmasını bir sorun olarak değerlendirerek, "Bu durum, otomotiv sanayinin doğrudan sorumluluk alması gereken alanlardan biridir. Türkiye'de otomotiv yatırımlarının artırılması, iç pazara daha fazla Türkiye'de üretilmiş otomobilin sunulması büyük önem taşımaktadır" dedi.
Geçen yıl yapılan yatırımlarla ana sanayinin üretim kapasitesinin 2 milyon adetten 2,2 milyon adede yükseldiğini belirten Eroldu, buna bağlı olarak sektör sağlığı açısından barometre olan kapasite kullanım oranının üç puan düşüşle yüzde 67'ye gerilediğini belirtti.
Eroldu, "Bu düşüş rekabetçilik anlamında çok iyi bir şey değil. Yaptığımız yatırımlarla da bizlerin hedefi bu kapasite kullanım oranını daha yukarıya çekmek. Bunu daha yukarıya çekebilirsek bu da aslında rekabetçilik anlamında bize olumlu destek sağlayacak" dedi.
Kapasite kullanım oranındaki gerilemede, tarım sektöründeki seyrin etkisiyle traktör üretiminde kapasite kullanım oranının 26 puan düşerek yüzde 35'e gerilemesi ve ithal kamyon talebindeki artışla kamyon üretiminde oranının 14 puan gerileyerek yüzde 57'ye düşmesi etkili oldu.
Türkiye'nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa'da otomobil satışları geçen yıl yüzde 2 artışla 12,1 milyon adede yükselirken, hafif ticari araç satışları yüzde 9 düşüşle 1,4 milyon adede geriledi.
Avrupa Birliği (AB) ve AB üyesi olmayan Avrupa ülkeleri, Türkiye'nin ürettiği taşıtların yaklaşık yüzde 70'ini satın alıyor. Türkiye ise Avrupa'nın toplam taşıt ihracatının yüzde 8'ini alarak kıtanın dördüncü büyük pazarı konumunda bulunuyor.