Nvidia CEO'su Jensen Huang'ın Kaliforniya'da gündeme gelen milyarderler vergisine yönelik kayıtsız tutumu, küresel servet vergilendirmesi tartışmalarına farklı bir perspektif sunuyor. Dünyanın en zengin dokuzuncu kişisi olan Huang'ın, potansiyel 7 milyar dolarlık bir vergi faturasına rağmen bu konuyu "hiç düşünmediğini" belirtmesi, Silikon Vadisi'nin ekonomik ve sosyal sorumluluk algısını yeniden gündeme getiriyor. Bu durum, teknoloji devlerinin servet birikimi ve vergilendirme politikaları üzerindeki etkilerini derinlemesine analiz etme ihtiyacını ortaya koyuyor.
Fatma Demir
•
Dünyanın en değerli teknoloji şirketlerinden Nvidia'nın kurucusu ve CEO'su Jensen Huang, Kaliforniya eyaletinde tartışılan "milyarderler vergisi" konusundaki şaşırtıcı derecede kayıtsız duruşuyla gündemde. Yaklaşık 155,8 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin dokuzuncu kişisi olan Huang, bu verginin kendisini endişelendirmediğini açıkça ifade etti. Bu açıklama, küresel çapta artan servet eşitsizliği ve vergilendirme politikaları üzerine süregelen tartışmalara yeni bir boyut katıyor.
Huang, "Size söylemeliyim ki, bu konuyu bir kez bile düşünmedim. Silicon Valley'de yaşamayı seçtik ve ne kadar vergi uygulamak isterlerse, öyle olsun. Benim için hiç sorun değil" ifadelerini kullandı.
Kaliforniya'nın Radikal Vergi Hamlesi
Kaliforniya'da gündeme gelen referandum girişimi, eyaletin sağlık hizmetleri, gıda yardımları ve eğitimdeki finansman açıklarını kapatmak amacıyla milyarderlerden tek seferlik yüzde 5 oranında bir vergi alınmasını öngörüyor. Bu öneri, 1 Ocak itibarıyla Kaliforniya'da ikamet eden kişileri kapsayacak ve Kasım 2026'daki referandumda oylanabilmesi için yeterli imza toplanması gerekiyor.
Eğer bu oylama girişimi kabul edilirse, Jensen Huang gibi teknoloji dünyasının önde gelen isimleri, potansiyel olarak en yüksek vergi faturalarından biriyle karşı karşıya kalacak. Mevcut net serveti üzerinden yapılan hesaplamalara göre, Huang'ın öngörülen yüzde 5'lik net servet vergisi uygulandığında 7 milyar dolardan fazla bir ödeme yapması gerekebilir. Bu rakam, bireysel bir vergi faturası için oldukça dikkat çekici bir büyüklüktür.
Silikon Vadisi ve Servet Vergilendirmesi İkilemi
Huang'ın bu konuya yaklaşımı, Silikon Vadisi'nin ve genel olarak teknoloji sektörünün servet birikimi ve toplumsal sorumluluk algısına dair önemli ipuçları sunuyor. Bir yandan, teknoloji devlerinin yarattığı inovasyon ve ekonomik değer tartışılmazken, diğer yandan bu devasa servet birikiminin toplumsal faydaya nasıl dönüştürüleceği sorusu giderek daha fazla dile getiriliyor.
Huang'ın rahat tavrı, bazıları için vergiye karşı bir kabullenme veya hatta bir tür 'soylu cömertlik' olarak yorumlanabilirken, bazıları için ise bu denli büyük bir servetin getirdiği kayıtsızlığın bir göstergesi olabilir. Bu durum, vergi politikalarının sadece ekonomik değil, aynı zamanda etik ve sosyal boyutlarını da gözler önüne seriyor.
Küresel Etkiler ve Gelecek Senaryoları
Kaliforniya'daki bu referandumun sonucu, sadece ABD için değil, küresel çapta da milyarderler vergisi tartışmalarını etkileyebilir. Benzer servet vergisi önerileri, Avrupa ve diğer bölgelerde de zaman zaman gündeme gelmektedir. Bu tür vergilerin, servet eşitsizliğini azaltma, kamu hizmetlerini finanse etme ve sosyal adaleti sağlama potansiyeli savunulurken, sermaye kaçışına neden olabileceği veya yatırımları caydırabileceği endişeleri de dile getirilmektedir.
Servet Eşitsizliği: Milyarderler vergisi, servet eşitsizliği ile mücadelede bir araç olarak görülüyor.
Kamu Finansmanı: Sağlık, eğitim gibi alanlarda kamu finansmanına katkı sağlamayı hedefliyor.
Sermaye Hareketliliği: Verginin, yüksek servet sahiplerinin başka eyaletlere veya ülkelere taşınmasına yol açıp açmayacağı önemli bir tartışma konusu.
Jensen Huang'ın bu açıklaması, teknoloji liderlerinin ekonomik politikalar karşısındaki duruşunu ve servet vergilendirmesi tartışmalarının geleceğini şekillendirme potansiyeli taşıyor. Kasım 2026'daki referandum, bu konuda önemli bir dönüm noktası olabilir.