Türkiye perakende sektörünün devlerinden Migros, operasyonel yapısında önemli bir dönüşüme imza atarak yaklaşık 8 bine yakın depo ve dağıtım çalışanını doğrudan kendi bünyesine kattığını duyurdu. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan bildirimle kesinleşen bu stratejik hamle, şirketin lojistik süreçlerini tam entegrasyonla yönetme arzusunun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bu kararla birlikte, daha önce taşeron firmalar aracılığıyla yönetilen 43 dağıtım merkezindeki 7.875 personel, Migros'un doğrudan istihdam edilen kadrosuna dahil oldu. Bu gelişme, perakende sektöründe artan rekabet ve değişen tüketici beklentileri karşısında şirketlerin operasyonel çevikliklerini artırma çabalarını gözler önüne seriyor.Operasyonel Mükemmeliyet ve Entegrasyon HedefiMigros'un bu adımı, son yıllarda lojistik altyapısına yaptığı yatırımların doğal bir uzantısı olarak değerlendirilebilir. Özellikle pandemi döneminde e-ticaretin ve hızlı teslimatın önem kazanmasıyla birlikte, tedarik zinciri yönetiminde tam kontrol ve esneklik, perakendeciler için kritik bir başarı faktörü haline geldi. Çalışanların doğrudan kadroya alınmasıyla Migros, dağıtım merkezlerindeki operasyonlarını ana faaliyetleriyle uçtan uca entegre etmeyi hedefliyor. Bu entegrasyonun başlıca faydaları şunlar olabilir:Verimlilik Artışı: Tedarik zincirinde tek elden yönetim, süreçleri hızlandırarak operasyonel verimliliği yükseltebilir.Maliyet Optimizasyonu: Uzun vadede taşeron maliyetlerinden tasarruf edilerek daha sürdürülebilir bir maliyet yapısı oluşturulabilir.Hizmet Kalitesi: Kendi çalışanlarıyla daha standart ve kontrol edilebilir bir hizmet kalitesi sunulabilir, bu da müşteri memnuniyetini doğrudan etkiler.Esneklik ve Çeviklik: Pazar koşullarına ve taleplere daha hızlı adapte olabilme yeteneği kazanılır.İşgücü Piyasasında Yeni Bir Trend mi?Bu hamle sadece operasyonel değil, aynı zamanda işgücü piyasası açısından da önemli mesajlar içeriyor. Migros'un doğrudan çalışan sayısı bu katılımla 63 bine ulaşırken, kadroya geçen çalışanlar önemli sosyal ve sendikal haklara kavuşuyor. Migros Grubu'ndaki yaklaşık 45 bin çalışanın 54 yıldan beri uygulanan toplu iş sözleşmesi kapsamındaki sendikal haklardan yararlanacak olmaları, iş güvencesi ve sosyal haklar açısından kayda değer bir gelişme. Bu durum, taşeronlaşmanın yaygın olduğu sektörlerde, büyük şirketlerin stratejik öneme sahip alanlarda işgücünü içselleştirme eğiliminin bir başlangıcı olup olmayacağı sorusunu akıllara getiriyor. Özellikle ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde, çalışanların güvenceli istihdama kavuşması hem bireysel refah hem de genel ekonomik istikrar açısından olumlu bir sinyal olarak okunabilir.Migros İçin Uzun Vadeli EtkilerMigros için bu karar, kısa vadede personel ve sendikal haklar nedeniyle maliyet artışı anlamına gelse de, uzun vadede şirketin marka değerine ve sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir. Çalışan bağlılığının artması, işgücü devir hızının düşmesi ve operasyonel süreçlerdeki bilgi birikiminin şirket içinde kalması gibi faktörler, Migros'un rekabet avantajını güçlendirecektir. Bu stratejik adım, aynı zamanda Migros'un kurumsal sosyal sorumluluk anlayışını da pekiştirerek, sektördeki diğer oyunculara örnek teşkil edebilir. Türkiye ekonomisi için ise, bu türden büyük ölçekli istihdam hamleleri, kayıt dışı istihdamla mücadele ve işgücü kalitesinin artırılmasına yönelik olumlu katkılar sunabilir.
Ekonomi
Migros'tan Stratejik Lojistik Hamlesi: 8 Bin Çalışan Kadroya Geçti
Türkiye perakende devi Migros'un 8 bine yakın depo ve dağıtım çalışanını bünyesine katması, sektörde önemli bir stratejik dönüşüme işaret ediyor. Bu hamle, şirketin lojistik operasyonlarını uçtan uca entegre etme hedefiyle birlikte, çalışan hakları ve sendikal kazanımlar açısından da dikkat çekiyor. Migros, bu kararla hem operasyonel verimliliği artırmayı hem de uzun vadede maliyet avantajı sağlamayı hedefliyor.
Mustafa Koç
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
