Son dönemde küresel merkez bankacılığı arenasında dikkat çekici bir trend gözlemleniyor: Üst düzey pozisyonlara ABD Merkez Bankası (Fed) tecrübesine sahip isimlerin atanması. Bu eğilim, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) başta olmak üzere, Avrupa'dan Asya'ya birçok ülkenin merkez bankasında kendini gösteriyor ve Fed'in küresel ekonomik politika yapımındaki etkisini bir kez daha ortaya koyuyor.TCMB'nin son atamaları, bu küresel trendin en belirgin örneklerinden. Başekonomist Murat Taşçı'nın göreve başlamasının ardından, eski New York Fed ekonomisti Gazi İshak Kara'nın başkan yardımcılığına getirilmesi, bankanın kadro yapısında önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Daha önce de 2024 başında yine New York Fed kökenli Fatih Karahan'ın başkan olarak atanması, TCMB'nin Fed deneyimine verdiği önemi açıkça ortaya koyuyor.Fed Deneyimi Neden Bu Kadar Değerli?Bu atamaların ardında yatan temel neden, Fed'in merkez bankacılığı alanında sunduğu benzersiz uzmanlık ve deneyim. Birçok yetkili, Fed'i para politikası oluşturma, finansal piyasaları yönetme ve ekonomik krizlere müdahale etme konularında 'olağanüstü bir okul' olarak tanımlıyor. Fed'in bölgesel şubelerinde veya Washington'daki merkezinde edinilen tecrübe, ekonomistlere sadece teorik bilgi değil, aynı zamanda pratik politika uygulama ve küresel ekonomik dinamikleri anlama yeteneği kazandırıyor.Bu tecrübenin uluslararası alanda ne kadar değerli olduğu, İspanya Merkez Bankası'nda David Lopez-Salido, İtalya Merkez Bankası'nda Chiara Scotti ve İsviçre Merkez Bankası'nda Antoine Martin gibi isimlerin üst düzey görevlere gelmesiyle de pekişiyor. Örneğin, Dallas Fed'den İtalya Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı'na getirilen Chiara Scotti, Fed'deki deneyimini “çok biçimlendirici” olarak nitelendirerek, her iki dünyanın da en iyi uygulamalarını deneyimlemiş olmaktan gurur duyduğunu belirtmişti.Türkiye Ekonomisi İçin AnlamıTCMB'nin Fed tecrübeli isimlere yönelmesi, Türkiye ekonomisi için birden fazla anlama geliyor:Ortodoks Politikalara Dönüş Sinyali: Fed kökenli ekonomistlerin atanması, para politikasında daha öngörülebilir, şeffaf ve uluslararası normlara uygun bir yaklaşıma geçişin güçlendiği yorumlarını beraberinde getiriyor. Bu durum, enflasyonla mücadelede kararlılık ve piyasa güveninin yeniden tesis edilmesi açısından kritik olabilir.Küresel Entegrasyon: Fed'de edinilen bilgi birikimi ve uluslararası ağlar, TCMB'nin küresel finansal sistemle entegrasyonunu güçlendirebilir ve uluslararası yatırımcılar nezdinde Türkiye'nin algısını olumlu yönde etkileyebilir.Kurumsal Kapasitenin Güçlenmesi: Bu atamalar, TCMB'nin araştırma, analiz ve politika oluşturma kapasitesini artırarak, daha veri odaklı ve etkin kararlar alınmasına katkı sağlayabilir.Uzmanlar, bu küresel trendin, merkez bankacılığında ortak bir dil ve metodoloji oluşturma çabasının bir parçası olduğunu vurguluyor. Fed'in, küresel ekonomik zorluklar karşısında kanıtlanmış bir model sunması, diğer ülkelerin de kendi ekonomik yapılarını güçlendirmek adına bu deneyime yönelmesini anlaşılır kılıyor. Bu stratejik kadro hamleleri, uzun vadede küresel ekonomik istikrar ve işbirliği için önemli bir zemin hazırlayabilir.
Ekonomi
Küresel Merkez Bankaları Neden Fed Tecrübesine Yöneliyor?
Dünya genelinde merkez bankaları, üst düzey kadrolarına ABD Merkez Bankası (Fed) tecrübesine sahip ekonomistleri atama eğilimini hızlandırıyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da bu trendin önemli bir parçası haline geldi. Bu durum, Fed'in küresel merkez bankacılığı için bir okul niteliği taşıdığını ve uluslararası ekonomik politika yapımında ortak bir dil ve yaklaşım arayışını yansıttığını gösteriyor. Uzmanlar, bu atamaların, ülkelerin ekonomik istikrar ve güvenilirlik arayışında önemli bir strateji olduğunu belirtiyor.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
