Rusya, Batılı teknoloji devleriyle dijital alandaki mücadelesini sürdürüyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov'dan yapılan son açıklama, ülkenin mesajlaşma uygulaması WhatsApp'a yönelik tutumunu netleştirdi. Peskov, Meta çatısı altındaki uygulamanın Rusya'da yeniden erişime açılabilmesi için tek şartın, Rus yasalarına tam uyum ve Rus makamlarıyla iş birliği olduğunu vurguladı. Bu açıklama, Kasım 2025'ten bu yana erişim engeliyle karşılaşan WhatsApp için kritik bir dönemeç teşkil ediyor.Kremlin Sözcüsü Peskov, 'Bu bir yasalara uyma konusudur. Eğer Meta yasalara uyup Rus makamlarıyla temasa geçerse o zaman bir anlaşmaya varmak mümkün olabilir. Rusya'nın taleplerini görmezden gelmeye devam etmesi halinde WhatsApp'ın tekrar erişime açılmayacağının altını çizdi.' ifadeleriyle Moskova'nın kararlılığını ortaya koydu.Dijital Egemenlik ve Pazar RekabetiRusya'nın bu hamlesi, uzun süredir devam eden 'dijital egemenlik' politikalarının bir uzantısı olarak okunmalı. Ülke, veri lokalizasyonu yasaları ve internet altyapısı üzerinde daha fazla kontrol sağlama çabalarıyla biliniyor. Roskomnadzor'un Kasım 2025'te başlattığı kademeli engelleme süreci, bu stratejinin somut bir adımıydı. WhatsApp'ın piyasadan çekilmesiyle oluşan boşluk, yerel alternatifler için önemli bir fırsat yarattı. Özellikle kamu kuruluşları arasında hızla yayılan yerli uygulama MAX'in yükselişi, Rusya'nın kendi dijital ekosistemini güçlendirme arzusunun bir göstergesi.Bu durum, sadece bir mesajlaşma uygulamasının kaderini değil, aynı zamanda küresel teknoloji şirketlerinin farklı ülkelerdeki operasyonel risklerini de gözler önüne seriyor. Rusya gibi büyük bir pazardan dışlanma riski, Meta gibi devler için önemli bir ekonomik kayıp anlamına geliyor. Öte yandan, yerel oyuncuların desteklenmesi, Rusya'nın dijital ekonomisinde yeni bir dinamik yaratma potansiyeli taşıyor.Meta İçin İkilem: Uyum mu, Çekilme mi?Meta için Rusya'nın bu talepleri ciddi bir ikilem yaratıyor. Rus yasalarına tam uyum sağlamak, şirketin küresel veri gizliliği ve sansür politikalarıyla çelişebilir. Veri depolama, kullanıcı verilerine erişim ve içerik denetimi gibi konularda Rus makamlarının taleplerini yerine getirmek, diğer ülkeler için de bir emsal teşkil edebilir. Bu da şirketin uluslararası operasyonlarında karmaşık hukuki ve etik sorunlara yol açabilir.Ancak, Rusya pazarından tamamen çekilmek de büyük bir kullanıcı tabanını ve potansiyel geliri kaybetmek demek. Kullanıcıların VPN kullanarak engeli aşmaya çalışması, uygulamanın popülaritesini koruduğunu gösterse de, resmi erişimin olmaması uzun vadede pazar payı kaybına yol açabilir. Bu durum, küresel teknoloji şirketlerinin ulusal yasalar ve dijital egemenlik talepleri karşısında nasıl bir strateji izleyeceklerini yeniden düşünmelerini gerektiren bir örnek teşkil ediyor.Küresel Dijital Bölünmenin YansımalarıRusya'nın WhatsApp'a yönelik tutumu, dünya genelinde gözlemlenen 'dijital bölünme' eğiliminin bir parçası. Ülkeler, ulusal güvenlik ve egemenlik gerekçeleriyle kendi internetlerini inşa etme veya yabancı platformları sıkı bir şekilde denetleme yoluna gidiyor. Bu durum, internetin küresel ve açık yapısı için tehdit oluştururken, teknoloji şirketlerini de her ülkenin kendi kurallarına göre hareket etmeye zorluyor. Rusya örneği, bu küresel trendin ekonomik ve politik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Gündem
Kremlin'den WhatsApp'a Ultimatom: Dijital Egemenlik Savaşı Kızışıyor
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Meta bünyesindeki mesajlaşma uygulaması WhatsApp'ın Rusya'ya dönüşü için yasalara uyum şartı koştu. Kasım 2025'ten bu yana erişim engeliyle karşı karşıya olan WhatsApp için bu durum, teknoloji devinin Rusya pazarındaki geleceğini belirsizliğe sürüklerken, ülkenin dijital egemenlik arayışını ve yerel uygulamaların yükselişini bir kez daha gündeme getirdi. Bu hamle, küresel teknoloji şirketleri için artan regülasyon risklerini de gözler önüne seriyor.
Selin Öztürk
•