Küresel finans piyasalarının yakından takip ettiği uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody's ve Standard & Poor's (S&P), Türkiye ekonomisine yönelik 2026 yılı değerlendirme takvimlerini kamuoyuyla paylaştı. Bu takvimler, Türkiye'nin uluslararası sermaye piyasalarındaki konumunu ve yatırımcı güvenini doğrudan etkileyecek potansiyel revizyonlar için yol haritası niteliği taşıyor.
Moody's Takvimi ve Beklentiler Moody's tarafından belirlenen takvime göre, Türkiye için 2026 yılının ilk kredi notu gözden geçirme tarihi 23 Ocak 2026 olarak duyuruldu. Kurumun yıl içindeki ikinci değerlendirmesi ise 24 Temmuz 2026 tarihinde gerçekleşecek. Moody's, Temmuz 2025 itibarıyla Türkiye'nin kredi notunu "Ba3" ve görünümünü "Durağan" olarak sürdürüyor. Bu not, yatırım yapılabilir seviyenin üç kademe altında bulunuyor. Piyasa aktörleri, özellikle Türkiye ekonomisinin uyguladığı ortodoks politikaların enflasyonla mücadeledeki başarısı ve bütçe disiplini gibi faktörlerin, not ve görünüm üzerinde nasıl bir etki yaratacağını merakla bekliyor.
S&P'den İki Aşamalı Değerlendirme Bir diğer önemli kuruluş olan Standard & Poor's (S&P) ise 2026 yılı için rapor takvimini iki aşamalı olarak planladı. S&P'nin Türkiye ekonomisine dair analizlerini içeren raporların yayımlanacağı ilk tarih 17 Nisan 2026 olarak belirlendi. İkinci değerlendirme ise 16 Ekim 2026'da yapılacak. S&P'nin mevcut notu ve görünümü, Moody's ile benzer paralelde seyrederken, kurumun özellikle dış finansman ihtiyacı ve rezerv yeterliliği gibi alanlardaki gözlemleri kritik önem taşıyor.
Kredi Notları Neden Bu Kadar Önemli? Kredi derecelendirme kuruluşlarının belirlediği notlar, bir ülkenin uluslararası piyasalardan borçlanma maliyetlerini, doğrudan yabancı yatırımları çekme kabiliyetini ve genel ekonomik algısını doğrudan etkiler. Yüksek bir kredi notu:
Daha düşük faiz oranlarıyla borçlanma imkanı sunar. Uluslararası yatırımcılar için ülkeyi daha cazip hale getirir. Ekonomik istikrara olan güveni artırır.
Bu nedenle, açıklanan takvimler, Türkiye'nin 2026 yılındaki ekonomik performansını ve uygulayacağı politikaları uluslararası arenada test edecek önemli kilometre taşları olarak değerlendirilmelidir. Önümüzdeki dönemde, enflasyonla mücadele, mali disiplin ve yapısal reformların devamlılığı, bu değerlendirmelerde belirleyici rol oynayacaktır.
Ekonomi yönetiminin attığı adımlar ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşmeler, kredi notu görünümünü pozitif yönde etkileyebilir. Ancak, küresel ekonomik koşullar ve jeopolitik gelişmeler de not kararlarında göz ardı edilmeyecek faktörler arasında yer alıyor.