Türkiye ekonomisi, enflasyonla mücadelesinde karmaşık sinyallerle karşı karşıya. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Kasım ayı mevsim etkisinden arındırılmış Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, manşet enflasyonda bir gerileme işaret etse de, çekirdek enflasyondaki yükseliş ve bazı temel harcama kalemlerindeki güçlü artışlar, enflasyonist baskıların derinlerde hala güçlü olduğunu ortaya koyuyor. Manşet Enflasyonda Göz Yanıltan Gerileme Kasım ayında mevsim etkisinden arındırılmış aylık enflasyon, Ekim ayındaki yüzde 2,07 seviyesinden yüzde 1,50'ye gerileyerek piyasalarda kısmi bir rahatlama yarattı. Bu düşüş, genel fiyat artış hızında bir yavaşlamanın işareti olarak yorumlanabilir. Ancak, bu tek başına enflasyonla mücadelede tam bir başarı hikayesi anlatmaktan uzak. Çekirdek Enflasyonda Endişe Verici Yükseliş Enflasyonun daha kalıcı ve yapısal bileşenlerini gösteren mevsimsellikten arındırılmış çekirdek TÜFE ise Kasım ayında yüzde 1,93'ten yüzde 2,11'e yükseldi. Bu artış, gıda ve enerji gibi oynak kalemlerin dışarıda bırakıldığı çekirdek göstergelerde bile enflasyonun gücünü koruduğunu ve temel fiyatlama davranışlarında henüz istenen iyileşmenin sağlanamadığını gösteriyor. Çekirdek enflasyondaki bu yükseliş, Merkez Bankası'nın para politikası duruşu için önemli bir belirleyici olmaya devam edecektir. Yapışkan Kalemlerdeki Artışlar Enflasyonu Besliyor Verilerin alt kırılımları, enflasyonun hangi alanlarda daha inatçı olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Kasım ayında en yüksek artışlar, hane halkı bütçesini doğrudan etkileyen ve 'yapışkan' olarak nitelendirilen kalemlerde görüldü:
Kira: Aylık yüzde 3,41 artışla zirvede yer aldı. Kira artışları, hem hane halkı harcamalarını doğrudan etkiliyor hem de genel enflasyon beklentilerini yukarı çekiyor.
Ulaştırma: Yüzde 3,29 ile kirayı takip etti. Akaryakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar ve döviz kuru etkileri, ulaştırma maliyetlerini yükseltmeye devam ediyor.
Diğer Hizmetler: Yüzde 3,03 artışla önemli bir kalem oldu. Bu kategori, eğitim, sağlık, kişisel bakım gibi geniş bir hizmet yelpazesini kapsayarak genel maliyet artışlarının yaygınlığını gösteriyor.
Bu kalemlerdeki yüksek artışlar, enflasyonun sadece belirli ürün gruplarıyla sınırlı kalmadığını, hizmet sektörüne yayılarak geniş tabanlı bir sorun haline geldiğini vurguluyor. Bu durum, enflasyonla mücadelenin sadece parasal sıkılaştırma ile değil, aynı zamanda yapısal reformlarla da desteklenmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Piyasalar ve Tüketiciler İçin Anlamı Manşet enflasyondaki düşüş, kısa vadede bir iyimserlik yaratabilirken, çekirdek enflasyondaki artış ve hizmet kalemlerindeki inatçı yükselişler, enflasyonla mücadelenin uzun soluklu ve zorlu bir süreç olacağını gösteriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bu çelişkili sinyalleri değerlendirirken, enflasyon beklentilerini kontrol altında tutmak ve fiyat istikrarını sağlamak adına mevcut sıkı para politikası duruşunu sürdürme eğiliminde olabilir. Tüketiciler açısından ise, özellikle kira ve ulaştırma gibi temel ihtiyaçlardaki artışlar, alım gücü üzerindeki baskıyı devam ettirecek ve hane halkı bütçelerini zorlamayı sürdürecektir. Şirketler için ise maliyet artışları, fiyatlama stratejilerini ve karlılık marjlarını etkileyen önemli bir faktör olmaya devam edecektir.

