Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin işgücü piyasasında kaydedilen dikkat çekici ilerlemeye vurgu yaptı. Aralık ayına ait mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranının %7.7'ye gerileyerek, aylık işgücü istatistiklerinin açıklanmaya başladığı 2005 yılından bu yana en düşük seviyeye ulaştığını belirtti. Bu veri, ekonomi yönetiminin dezenflasyon ve yapısal reformlar eksenindeki çabalarının işgücü piyasasında somut sonuçlar verdiğine işaret ediyor. Yılmaz'ın açıklamaları, Türkiye'nin işgücü piyasasında uzun süredir devam eden tek haneli işsizlik seyrinin 32'nci ayına taşındığını gösteriyor. Bu durum, özellikle yüksek enflasyonla mücadele edilen bir dönemde, üretim, istihdam, yatırım ve ihracatı destekleyici adımların eş zamanlı olarak atılmasının bir sonucu olarak yorumlanıyor. Ancak bu olumlu tablonun sürdürülebilirliği ve işgücüne katılım oranlarındaki değişimler, ekonomistler tarafından yakından takip edilen diğer önemli göstergeler arasında yer alıyor. Ekonomide Güven Artışı ve İstikrar Sinyalleri Ekonomiye duyulan güvenin pekiştiğini belirten Yılmaz, bu durumu çeşitli makroekonomik göstergelere dayandırdı. Özellikle son dönemde gözlemlenen risk primindeki düşüş, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not görünümündeki iyileşme ve Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkışın tamamlanması, bu güven artışının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Merkez Bankası rezervlerindeki tarihi seviyeler, Türkiye ekonomisinin dış şoklara karşı direncini artırdığı ve makrofinansal istikrarı güçlendirdiği şeklinde yorumlanıyor. Bu gelişmeler, yatırımcılar ve piyasalar açısından Türkiye ekonomisine yönelik algının olumlu yönde değiştiğine dair önemli sinyaller veriyor. Daha düşük risk primi, ülkeye yönelik sermaye akışlarını teşvik edebilirken, kredi notu görünümündeki iyileşme de uluslararası finansmana erişimi kolaylaştırabilir. KKM'den çıkış ise, enflasyonla mücadele ve para politikasının etkinliği açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. Gelecek Vizyonu: Kapsayıcı Büyüme ve Refah Yılmaz, ekonomi yönetiminin gelecek dönem hedeflerini de detaylandırdı. Bu hedefler arasında; başta gençler, kadınlar ve nitelikli işgücü olmak üzere işgücüne katılımın artırılması ve emek yoğun sektörlerde istihdamın desteklenmesi bulunuyor. Bu yaklaşımla, ekonominin daha da güçlendirilmesi ve dengeli, istikrarlı bir büyüme ortamının tesis edilmesi amaçlanıyor. Ekonomi yönetiminin nihai hedefi, sürdürülebilir ve istihdamı destekleyen bir büyüme patikasıyla elde edilen kalıcı refah artışını toplumun her kesimine adil bir şekilde yansıtarak vatandaşın alım gücünü yükseltmek. Bu vizyon, sadece ekonomik büyüme rakamlarının ötesinde, kapsayıcı kalkınma ve sosyal refahın artırılmasına odaklanan bir stratejiyi işaret ediyor. Ancak bu hedeflere ulaşmada, enflasyonla mücadelenin başarısı ve yapısal reformların kararlılıkla sürdürülmesi kritik önem taşıyacak.
Ekonomi
İşsizlikte Rekor Düşüş: Ekonomide Güven Artışı Sinyalleri
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aralık ayı işsizlik verilerini değerlendirerek, oranın %7.7 ile 2005'ten bu yana en düşük seviyeye indiğini açıkladı. Yılmaz, dezenflasyon süreci ve yapısal adımların işgücü piyasasında güçlü görünümü sürdürdüğünü belirtti. Risk primindeki düşüş ve artan rezervlerle ekonomiye duyulan güvenin pekiştiğini vurgularken, sürdürülebilir büyüme ve adil refah artışı hedeflerini dile getirdi. Bu durum, Türkiye ekonomisinin makroekonomik istikrar arayışındaki ilerlemesini işaret ediyor.
Fatma Demir
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
