İngiltere ekonomisi, işgücü piyasasında gözlemlenen endişe verici gelişmelerle zorlu bir dönemeçten geçiyor. Son açıklanan veriler, ülkedeki işsizlik oranının son beş yılın en yüksek seviyelerine yaklaştığını ortaya koyarken, ücret artışlarındaki yavaşlama da hanehalkı harcamaları ve genel ekonomik aktivite üzerinde baskı oluşturuyor. Bu tablo, İngiltere Merkez Bankası (BoE) üzerindeki faiz indirimi baskısını artırarak, bankanın para politikası duruşunu yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
İşgücü Piyasasında Endişe Verici Tablo Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) tarafından açıklanan verilere göre, İngiltere'de işsizlik oranı geçen yılın son çeyreğinde ekonomistlerin %5,1'lik beklentisini aşarak %5,2'ye yükseldi. Bu artış, işgücü piyasasındaki zayıflamanın net bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Daha da endişe verici olan ise, BoE'nin yakından takip ettiği düzenli özel sektör ücret artışının %3,4'e gerileyerek son beş yılın en düşük seviyesine inmesi. Ücret artışlarındaki bu düşüş, enflasyonist baskıları hafifletme potansiyeli taşısa da, tüketici harcamaları üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Ocak ayında bordrolu çalışan sayısındaki 11 bin kişilik azalma da, işgücü piyasasındaki daralmanın devam ettiğini gösteriyor. Bu rakamlar, ekonominin genel sağlığına ilişkin olumsuz sinyaller vererek, şirketlerin istihdam kararlarında daha temkinli davrandığına işaret ediyor.
BoE'nin Faiz İkilemi: Enflasyon mu, Büyüme mi? İşgücü piyasasındaki bu gelişmeler, İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Komitesi'nin (MPC) önündeki ikilemi daha da derinleştiriyor. Komite, bu ayın başlarında 5'e 4 gibi yakın bir oyla faiz oranlarını %3,75'te sabit tutma kararı almıştı. Ancak, piyasalar şimdiden Nisan ayına kadar çeyrek puanlık bir faiz indirimi beklentisini fiyatlamaya başlamış durumda. Bu beklenti, BoE Başkan Yardımcısı Sarah Breeden'ın faiz indirimine yönelik sinyalleriyle de destekleniyor. Bu hafta açıklanacak kritik veriler, BoE'nin bir sonraki adımı için belirleyici olacak. Özellikle Çarşamba günü açıklanması beklenen enflasyon rakamlarının Ocak ayında %3,4'ten %3'e düşmesi öngörülüyor. Enflasyondaki bu düşüş, BoE'ye faiz indirimleri için daha fazla alan açabilir. İşgücü piyasası verilerinin yanı sıra, perakende satışlar ve kamu maliyesi raporları da haftanın ilerleyen günlerinde açıklanacak ve ekonomik tabloya ilişkin daha net bir görünüm sunacak.
BoE, 19 Mart'taki bir sonraki para politikası oylamasından önce bu istihdam ve enflasyon verilerini dikkatle inceleyerek, kararını şekillendirecek.
Ekonomik Büyüme Beklentileri ve Gelecek Senaryoları BoE'nin son tahminleri, ekonominin zayıflama eğilimini teyit ediyor. Banka, işsizliğin bahar aylarında %5,3'e ulaşacağı uyarısında bulunurken, 2026 yılı için büyüme tahminini de %1,2'den %0,9'a düşürdü. Geçen hafta açıklanan rakamlar ise, ekonominin dördüncü çeyrekte beklentilerin altında kalarak yalnızca %0,1 büyüdüğünü göstermişti. Bu veriler, İngiltere ekonomisinin resesyon riskini tamamen atlatamadığına ve toparlanmanın kırılgan olduğuna işaret ediyor. İşsizlikteki artış ve ücretlerdeki yavaşlama, hanehalkı gelirlerini ve tüketici güvenini olumsuz etkileyerek, ekonomik büyümeyi daha da baskılayabilir. BoE'nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, İngiltere ekonomisinin gidişatını belirlemede kritik bir rol oynayacak.
