Uluslararası Para Fonu (IMF), Ocak 2026 tarihinde Türkiye'deki enflasyonun kaynaklarını ve döviz kuru oynaklığını azaltmanın etkilerini inceleyen bir çalışma yayımladı.
Çalışmada 2021 yılı sonundan itibaren TÜFE bileşenlerinin enflasyon dinamiklerinde belirgin bir ayrışma gözlemlendiği, bu dönemde özellikle hizmet enflasyonu, mal enflasyonuna kıyasla daha yüksek bir atalet (kalıcılık) sergilediği vurgulandı.
Hizmet enflasyonundaki bu kalıcılığın genel olarak geniş tabanlı seyrettiği, özellikle kira fiyatlarının bu süreçte kritik bir rol oynadığına da dikkat çekildi.
Çalışmada döviz kuru şoklarının hizmet enflasyonu üzerindeki etkisinin, mallara kıyasla çok daha zayıf kaldığı ifade edildi. IMF tahminlerine göre, nominal döviz kurundaki şoka karşı hizmet enflasyonunun verdiği en yüksek tepki, şok büyüklüğünün yaklaşık onda birine tekabül ediyor.
Bu durumun, 2023 ortasından itibaren kur hareketlerine daha duyarlı olan mal enflasyonu ile hizmetler arasındaki göreli fiyat farkının açılmasına neden olduğu paylaşıldı.
IMF'ye göre enflasyon kalıcılığının hizmet kalemlerinde yüksek seyrettiği dönemlerde, dezenflasyon süreci yalnızca kur istikrarıyla sağlanamayabilir. Bu kalıcılığın kırılması için destekleyici ve tamamlayıcı politikalara ihtiyaç duyulduğu vurgulanıyor.