Türkiye ekonomisinin nabzını tutan kritik göstergelerden biri olan Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE), Aralık 2025 verileriyle dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, hizmet sektöründe üretici fiyatları yıllık bazda %35,11 gibi önemli bir oranda artış kaydetti. Bu yükseliş, genel enflasyon görünümüne dair endişeleri artırırken, sektörler arası farklılaşmalar da dikkat çekiyor. Ekonomistler, bu verilerin önümüzdeki dönem tüketici enflasyonu ve para politikaları üzerindeki etkilerini yakından izliyor.
Yıllık Artışta Sektörel Dağılım ve Enflasyonist Baskı H-ÜFE'deki yıllık %35,11'lik artış, hizmet sektörünün genelinde güçlü bir fiyatlama eğiliminin sürdüğünü gösteriyor. On iki aylık ortalamalara göre ise artış oranı %36,78 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, özellikle maliyet enflasyonunun hizmet sektöründeki firmalar üzerindeki baskısının devam ettiğini ve bu maliyetlerin nihai tüketiciye yansıma potansiyelini gözler önüne seriyor. Sektörel bazda incelendiğinde, bazı alanlardaki artışlar genel ortalamanın üzerinde seyrediyor:
Gayrimenkul hizmetleri, %41,21 ile en yüksek yıllık artışı kaydederek konut ve kira piyasalarındaki baskının üretici tarafında da güçlü olduğunu teyit etti.
Mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %40,33, idari ve destek hizmetler ise %37,92 oranında artış gösterdi. Bu durum, nitelikli iş gücü ve uzmanlık gerektiren hizmetlerdeki maliyet artışlarının belirginliğini ortaya koyuyor.
Konaklama ve yiyecek hizmetleri %35,46 ile turizm ve gıda sektöründeki fiyat dinamiklerinin gücünü koruduğunu gösterirken, bilgi ve iletişim hizmetleri %34,32 ve ulaştırma ve depolama hizmetleri %32,32 ile ortalamaya yakın bir seyir izledi.
Aylık Değişimlerdeki Farklılaşma ve Gelecek Projeksiyonları Aralık ayında bir önceki aya göre H-ÜFE'de %0,78'lik bir artış yaşanırken, sektörel bazda daha karmaşık bir tablo ortaya çıktı. Aylık değişimler, kısa vadeli fiyatlama dinamikleri hakkında önemli ipuçları sunuyor:
Ulaştırma ve depolama hizmetleri %1,23, konaklama ve yiyecek hizmetleri %0,77 ve mesleki, bilimsel ve teknik hizmetler %1,25 oranında artışla aylık bazda yükselişini sürdürdü.
Diğer yandan, bilgi ve iletişim hizmetlerinde %0,05 gibi minimal bir azalış ve gayrimenkul hizmetlerinde %2,20'lik bir düşüş gözlemlendi. Gayrimenkuldeki aylık düşüş, yüksek yıllık artışın ardından kısa vadeli bir düzeltme veya mevsimsel etki olarak yorumlanabilir.
Bu aylık dalgalanmalar, sektörlerin kendi iç dinamikleri ve dönemsel talepler doğrultusunda farklı tepkiler verdiğini gösteriyor. Ancak genel resim, hizmet sektöründeki maliyet baskısının henüz tam olarak kırılmadığı yönünde. Özellikle asgari ücret artışı ve genel maliyet kalemlerindeki yükselişler, önümüzdeki aylarda da hizmet fiyatları üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturmaya devam edebilir.
Ekonomi İçin Anlamı: Enflasyonla Mücadelede Kritik Eşik Hizmet ÜFE verileri, Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele sürecinin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Merkez Bankası'nın enflasyon hedeflerine ulaşmasında hizmet enflasyonunun seyri kritik bir rol oynayacak. Fiyatlama davranışlarındaki katılık ve maliyet geçişkenliği, dezenflasyon sürecinin beklenenden daha uzun ve zorlu olabileceğine işaret ediyor. Bu durum, hem şirketlerin karlılıkları hem de tüketicilerin alım gücü üzerinde önemli etkiler yaratmaya devam edecektir.
