Türkiye ekonomisinin sürdürülebilirliği ve mali disiplin hedefleri doğrultusunda, Hazine'nin gelir kaynaklarını çeşitlendirme çabaları somut sonuçlar vermeye devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan son verilere göre, 2025 yılı boyunca elde edilen vergi dışı normal gelirler, beklentilerin üzerinde bir performans sergileyerek 80 milyar 815 milyon 444 bin lira seviyesine ulaştı. Bu rakam, bütçe gelirleri içinde önemli bir yer tutarak kamu harcamalarının finansmanına ve açığın azaltılmasına katkı sağlıyor.
Bütçe Dengesi İçin Kritik Kalemler Hazine'nin vergi dışı gelirleri, genellikle Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), kamu sermayeli bankalar ve diğer bağlı kuruluşlardan elde edilen temettü ve hasılat paylarından oluşur. Açıklanan detaylara göre, özellikle 2025'in son çeyreği, bu gelirlerin toplanmasında belirleyici bir dönem olmuştur. Yılın dördüncü çeyreğinde;
Temettü gelirleri (KİT'ler, MKE AŞ, Türk Telekom, PTT ve diğer iştiraklerden) 33 milyar 494 milyon 788 bin lira olarak kaydedildi. Bu kalem, kamuya ait şirketlerin kârlılık performansının doğrudan bir yansımasıdır. KİT'lerden elde edilen hasılat payları ise 11 milyar 336 milyon 136 bin lira düzeyinde gerçekleşti. Hasılat payları, bu kuruluşların operasyonel başarılarının Hazine'ye aktarılan kısmını ifade eder. Diğer Hazine alacağına dönüşmüş kalemlerden yapılan tahsilatlar ise 43 bin 483 lira gibi daha küçük bir meblağda kaldı.
Bu çeyreklik rakamlar, Hazine'nin yıl genelindeki toplam 80,8 milyar liralık vergi dışı gelir performansına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
Rakamlar Ne Anlatıyor? Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 2025 verileri, kamu kaynaklarının çeşitlenmesi yolunda atılan adımların somut bir göstergesi olarak 80 milyar 815 milyon 444 bin liralık vergi dışı gelir performansını ortaya koydu. Bu veriler, devletin sadece vergi toplama kapasitesine değil, aynı zamanda sahip olduğu ticari ve sınai varlıkların etkin yönetimine de işaret ediyor. Özellikle KİT'lerin ve kamu bankalarının kârlılıklarının Hazine'ye aktarılması, bütçe üzerindeki yükü hafifleten ve borçlanma ihtiyacını azaltan kritik bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Bu durum, hükümetin maliye politikalarında daha geniş bir hareket alanı bulmasına olanak tanıyabilir.
Ekonomiye Yansımaları ve Gelecek Beklentileri Vergi dışı gelirlerin bu denli yüksek bir seviyeye ulaşması, Türkiye ekonomisi için çeşitli anlamlar taşıyor. Birincisi, kamu finansmanının daha sağlam temellere oturtulmasına yardımcı olurken, ikincisi, vergi yükünün belirli ölçüde hafifletilmesine olanak sağlayabilir. Ayrıca, bu gelirlerin sürdürülebilirliği, KİT'lerin ve kamu sermayeli kuruluşların operasyonel verimliliklerinin ve piyasa koşullarına adaptasyon yeteneklerinin bir göstergesi olarak da okunabilir. Gelecek dönemde, Hazine'nin vergi dışı gelir stratejisinin devam edip etmeyeceği ve bu kalemlerin bütçe içindeki payının nasıl seyredeceği, maliye politikalarının şekillenmesinde kilit rol oynayacaktır. Ekonomistler, bu tür gelirlerin artışının, kamu harcamaları üzerinde daha dengeli bir yapı oluşturma potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Bu durum, enflasyonla mücadele ve büyüme hedefleri açısından da dolaylı yollardan pozitif etkiler yaratabilir.
