Türkiye Cumhuriyeti Hazinesi, 2026 yılına uluslararası piyasalardan güçlü bir başlangıç yaparak, yılın ilk dış borçlanmasını başarıyla tamamladı. 7 Ocak tarihinde gerçekleştirilen ve 3,5 milyar dolar tutarında iki dilimli tahvil ihracı, küresel yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan ilgisini ve güvenini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu önemli adım, ülkenin dış finansman programı için kritik bir referans noktası oluşturuyor.
Küresel Piyasaların Güven Oyu: Güçlü Talep ve Rekabetçi Getiriler Hazine'nin 7 ve 12 yıl vadeli dolar cinsi tahvillerine gelen talep, ihraç tutarının 3 katından fazla oldu ve yaklaşık 200 farklı yatırımcıdan ilgi gördü. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası sermaye piyasalarındaki konumunun sağlamlığını ve yatırımcıların ülkenin makroekonomik istikrar beklentilerine olan inancını pekiştiriyor. İhraç edilen tahvillerin getiri oranları da piyasa koşulları dikkate alındığında dikkat çekiciydi:
Mart 2033 vadeli tahvil: Getiri oranı yüzde 6,350, kupon oranı yüzde 6,300.
Ocak 2038 vadeli tahvil: Getiri oranı yüzde 6,900, kupon oranı yüzde 6,875.
Bu oranlar, Türkiye'nin risk primindeki son dönemdeki iyileşmeyi ve küresel faiz ortamındaki dalgalanmalara rağmen uluslararası piyasalardan makul maliyetlerle borçlanabilme kabiliyetini yansıtıyor.
Yatırımcı Tabanının Çeşitliliği: Küresel İlginin Haritası Tahvillerin yatırımcı tabanının coğrafi dağılımı, Türkiye'ye olan ilginin geniş bir alana yayıldığını gösteriyor. Dağılım şu şekilde gerçekleşti:
Yüzde 43 ile İngiltere, en büyük alıcı konumunda yer alırken, yüzde 17 ile Türkiye'deki yatırımcılar da önemli bir paya sahip oldu. ABD ve Orta Doğu'dan gelen taleplerin her biri yüzde 13 seviyesindeyken, diğer Avrupa ülkeleri yüzde 12 ve Asya'daki yatırımcılar yüzde 2'lik bir dilimle katkı sağladı.
Bu çeşitlilik, tek bir bölgeye veya yatırımcı tipine bağımlılığı azaltarak, Türkiye'nin dış finansman kaynaklarını daha sağlam bir zemine oturtmasına yardımcı oluyor. Özellikle İngiltere ve ABD gibi büyük finans merkezlerinden gelen yoğun talep, küresel sermayenin Türkiye'ye bakış açısının olumlu yönde evrildiğini işaret ediyor.
2026 Finansman Programı ve Gelecek Beklentileri: Erken Bir Başlangıç Bu borçlanma, Hazine'nin 2026 yılı dış finansman programı çerçevesinde atılan ilk ve en kritik adımlardan biri. Yılın henüz başında bu büyüklükte bir borçlanmanın başarıyla tamamlanması, Hazine'ye yıl boyunca ihtiyaç duyulacak diğer finansman operasyonları için rahat bir alan sağlıyor. Ayrıca, bu işlem, Türkiye'nin uluslararası finans piyasalarındaki erişimini ve itibarını pekiştirerek, gelecekteki borçlanma maliyetleri üzerinde olumlu bir etki yaratabilir. İhraca yetki verilen bankalar arasında Abu Dhabi Commercial Bank, BNP Paribas, Citi, Goldman Sachs ve Standard Chartered gibi küresel finans devlerinin bulunması, işlemin uluslararası ölçekteki önemini ve profesyonelliğini gösteriyor. Fonların 14 Ocak'ta Hazine hesaplarına girecek olmasıyla birlikte, bu kaynaklar kamu harcamaları ve borç çevriminde kullanılacak, böylece ekonomik istikrara katkı sağlayacaktır.