Gümrük Birliği'nde Çapraz Kümülasyon: Türk Ticaretine Yeni Ufuklar
Cumhurbaşkanlığı kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme, Türkiye-AB Gümrük Birliği'nde çapraz kümülasyon uygulamasının usul ve esaslarını netleştirdi. Bu adım, Türk sanayicisi ve ihracatçısı için AB ile üçüncü ülkeler arasındaki ticarette önemli avantajlar sağlayarak, tedarik zincirlerinin optimizasyonuna ve rekabet gücünün artırılmasına kapı aralıyor. Düzenleme, 1 Ocak 2026'da yürürlüğe girecek.
Zeynep Kaya
•
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği'nin işleyişine dair kritik bir adım atıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan karar, Gümrük Birliği'nin uygulanmasına ilişkin esaslarda önemli değişiklikler getiriyor. Bu değişikliklerin merkezinde ise Türk ekonomisi için stratejik öneme sahip çapraz kümülasyon uygulamasının usul ve esaslarının netleştirilmesi yer alıyor.
Çapraz Kümülasyon Nedir ve Neden Önemli?
Çapraz kümülasyon, bir ürünün üretiminde kullanılan menşeli girdilerin, farklı ülkelerden gelmesine rağmen tek bir menşe olarak kabul edilmesini sağlayan bir sistemdir. Özellikle Türkiye gibi hem AB ile Gümrük Birliği hem de diğer ülkelerle Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) olan bir ülke için bu mekanizma hayati önem taşır. Bu düzenleme sayesinde, Türk ihracatçıları, AB ile STA'sı olan üçüncü bir ülkeden tedarik ettikleri girdileri kullanarak ürettikleri ürünleri, AB pazarına gümrüksüz veya tercihli gümrük oranlarıyla sokma imkanı bulacaklar. Bu durum, tedarik zincirlerinin esnekliğini artırırken, üretim maliyetlerini düşürme ve Türk ürünlerinin AB pazarındaki rekabetçiliğini güçlendirme potansiyeli taşıyor.
Ticaret Bakanlığı tarafından belirlenecek ve resmi internet sitesinde duyurulacak ülkeler listesi, bu uygulamanın kapsamını netleştirecek. Gümrük işlemlerinde esas alınacak bu liste, Türk iş dünyasına hangi pazarlarla entegrasyonun derinleşeceği konusunda yol gösterecek. Bu esneklik, özellikle küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların arttığı bir dönemde, Türkiye'nin konumunu daha da güçlendirebilir.
Ekonomik Etkileri ve Beklentiler
İhracat Artışı: Türk ürünlerinin AB pazarında daha rekabetçi hale gelmesiyle ihracat hacminde artış bekleniyor.
Üretim ve Yatırım Teşviki: Daha esnek ve maliyet etkin tedarik zincirleri, Türkiye'deki üretim ve yatırımları cazip hale getirebilir.
Tedarik Zinciri Güvenliği: Farklı ülkelerden girdi tedarik edebilme yeteneği, küresel şoklara karşı daha dirençli bir üretim yapısı oluşturabilir.
Bölgesel Ticaret Entegrasyonu: AB ile STA'sı olan üçüncü ülkelerle Türkiye arasındaki ticari bağların güçlenmesine katkı sağlayacak.
Bu düzenleme, Türkiye'nin Gümrük Birliği'nden sağladığı faydaları artırma ve küresel ticaretteki konumunu pekiştirme yolunda atılmış stratejik bir adımdır. Özellikle tekstil, otomotiv ve makine gibi sektörlerde faaliyet gösteren firmalar için yeni kapılar açabilir.
Karar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmiş olup, hükümleri Ticaret Bakanı tarafından yürütülecektir. Bu geçiş süreci, firmalara yeni düzenlemelere uyum sağlama ve stratejilerini gözden geçirme fırsatı sunarken, Ticaret Bakanlığı'nın netleştireceği ülkeler listesi, piyasaların odak noktası olacak.
Dunyaekonomi.com olarak, bu gelişmenin Türk ekonomisi üzerindeki uzun vadeli etkilerini yakından takip etmeye ve detaylı analizlerle okuyucularımızı bilgilendirmeye devam edeceğiz. Özellikle 2026'ya kadar geçecek sürede sektörlerin bu yeni duruma nasıl adapte olacağı ve Ticaret Bakanlığı'nın belirleyeceği liste, ekonomik gidişat açısından kritik öneme sahip olacaktır.