Girişim Sermayesi Fonlarına Devlet Desteği: Teknolojiye Yeni Soluk
Sanayi ve Teknoloji ile Hazine ve Maliye Bakanlıkları'nın ortak yayımladığı yeni yönetmelik, girişim sermayesi fonlarına devlet desteğinin kapısını aralıyor. Teknoloji ve inovasyon odaklı yatırımları hızlandırmayı hedefleyen bu düzenleme, fonlara katılım, yönetim ve denetim süreçlerine şeffaflık getirirken, Türkiye'nin yüksek katma değerli üretime geçiş vizyonuna stratejik bir ivme kazandırıyor. Yeni fonlar için yüzde 50'lik eşik, özel sektör katılımını teşvik ediyor.
Ahmet Yıldız
•
Türkiye ekonomisinin yüksek katma değerli üretime geçiş hedefi doğrultusunda, girişim sermayesi ekosistemine yönelik devrim niteliğinde bir adım atıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı 'Girişim Sermayesi Fonlarına Katılım ve Girişim Sermayesi Uygulamaları Hakkında Yönetmelik', Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamlı düzenleme, özellikle teknoloji ve inovasyon odaklı girişimlerin finansmanına devlet desteğini entegre ederek, yerli ve milli teknoloji üretimini hızlandırmayı amaçlıyor.
Stratejik Destek ve Hedefler
Yönetmeliğin temel amacı, teknoloji, teknolojik üretim ve yenilik faaliyetlerini desteklemek. Bakanlık bütçesinden aktarılacak kaynakların kullanımına ilişkin usul ve esasları belirleyen bu düzenleme, Türkiye'nin global rekabette üst sıralara tırmanma arayışına doğrudan katkı sağlayacak. Girişim sermayesi fonlarına yapılacak bu doğrudan katılım, özellikle erken aşama teknoloji girişimlerinin karşılaştığı finansman boşluğunu doldurarak, risk sermayesi iştahını artırma potansiyeli taşıyor.
Bu adım, sadece finansal bir destek olmanın ötesinde, ülkenin teknolojik bağımsızlığını güçlendirme ve katma değeri yüksek ürünler geliştirme stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmeli. Hükümetin, özel sektörle birlikte risk alarak inovasyonu teşvik etme iradesini gösteriyor.
Şeffaflık ve Yönetişim İlkeleri
Yeni yönetmelik, fonlara katılım süreçlerinden yatırım karar mekanizmalarına, fonların izlenmesinden denetlenmesine kadar tüm uygulama adımlarını titizlikle düzenliyor. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin ve şeffaf kullanımını güvence altına almayı hedefliyor. Bakanlık, fonlara kaynak sağlayacağı süreçleri belirli çağrılarla başlatacak; başvuru şartları, sağlanacak kaynağın üst sınırı ve fonun nitelikleri her çağrıda detaylıca duyurulacak.
Özellikle dikkat çeken bir madde ise, ilk kez fon kuracaklar için getirilen kolaylık. Fon büyüklüğünün en az yüzde 50’sinin diğer yatırımcılarca taahhüt edilmesi hâlinde bazı değerlendirme kriterlerinin aranmayabileceği hükmü, özel sektörün katılımını teşvik ederek 'crowding-in' etkisini yaratmayı amaçlıyor. Bu, devletin sadece fon sağlayıcı değil, aynı zamanda özel sektörün önünü açıcı bir katalizör rolü üstlendiğini gösteriyor.
Karar Mekanizması ve Denetim
Başvuruların değerlendirilmesi, beş üyeden oluşan bir Fon Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılacak. Komisyonun en az dört üye ile toplanması ve oyların eşitliği durumunda başkanın oyunun iki oy sayılması, karar alma süreçlerinde etkinliği ve sorumluluğu artırmayı hedefliyor. Nihai kaynak sağlama yetkisi ise Komisyonun görüşü doğrultusunda Bakana ait olacak.
Fon yöneticileri ile Bakanlık arasında imzalanacak yatırımcı sözleşmesi, fonun amacı, yönetimi, yetkileri, yatırım kuralları, ücretler ve sorumluluklar gibi kritik detayları netleştirecek. Bakanlığın fon kaynaklarının yüzde 50’sinden fazlasını taahhüt ettiği fonlarda yatırım komitesinde yer alacak isimlerin Bakanlık onayına tabi olması, kamu kaynaklarının kullanıldığı fonlarda denetim ve söz sahibi olma mekanizmasını güçlendiriyor.
Fonların yatırım yapamayacağı alanlar da net bir şekilde belirlenmiş durumda: tütün, alkol, bahis, mevzuata aykırı faaliyetler ve münhasır gayrimenkul yatırımları. Bu kısıtlamalar, fonların sadece stratejik ve etik alanlara yönelmesini sağlamak amacıyla konulmuş.
Şeffaflık ve hesap verebilirlik adına, fon yöneticileri üç ayda bir raporlama yapacak ve her hesap dönemi sonunda bağımsız bir denetim şirketi tarafından yıllık denetim raporu hazırlanacak. Kaynakların amacı dışında kullanıldığının tespit edilmesi hâlinde Bakanlık, fonu tasfiye etme veya taahhüdü durdurma gibi güçlü yetkilere sahip olacak. Bu, fonların belirlenen hedeflerden sapmamasını sağlamak için önemli bir caydırıcılık unsuru.
Ekonomiye Yansımaları ve Beklentiler
Bu yeni yönetmelik, Türkiye'nin girişim sermayesi piyasasını canlandırma ve teknoloji ekosistemini güçlendirme potansiyeli taşıyor. Özellikle erken aşama teknoloji şirketleri için yeni finansman kapıları açılırken, deneyimli fon yöneticilerinin de devlet desteğiyle daha büyük ve etkili fonlar kurmasına olanak tanıyacak. Uzmanlar, bu düzenlemenin önümüzdeki dönemde yeni nesil girişimlerin sayısını ve kalitesini artırarak, Türkiye'nin global inovasyon ligindeki yerini sağlamlaştırabileceği görüşünde.
Ancak, uygulamanın başarısı, Fon Değerlendirme Komisyonu'nun ve Bakanlığın yatırım kararlarındaki basiretine, bürokratik süreçlerin hızına ve özel sektörün bu yeni yapıya olan güvenine bağlı olacak. Uzun vadede, bu tür devlet destekli fonların, özel sektör sermayesini çekerek sürdürülebilir bir girişim ekosistemi yaratması hedefleniyor.