Küresel otomotiv endüstrisi, elektrikli araçlar, otonom sürüş ve bağlantılı teknolojilerle köklü bir dönüşümden geçerken, Türkiye'nin önde gelen sanayi kuruluşlarından Ford Otosan, bu değişime adaptasyon ve liderlik etme stratejisini Driventure aracılığıyla güçlendiriyor. Şirketin girişim sermayesi kolu Driventure, geleceğin mobilite çözümlerini desteklemek amacıyla 50 milyon dolar büyüklüğünde iddialı bir fon kurdu.
Mobilite Dönüşümünde Stratejik Adım Driventure Genel Müdürü İlknur İlkyaz Gül'ün açıklamalarına göre, "Future of Mobility Fund" adı verilen bu fon, önümüzdeki 5 yıl içinde mobilite sektöründeki yenilikçi girişimlere yatırım yapmayı hedefliyor. Ford Otosan'ın ilk yatırımcı olarak yer aldığı bu fonun, zamanla diğer mobilite şirketlerinin de katkılarıyla daha büyük bir yapıya ulaşması bekleniyor. Fonun temel amacı, erken aşama girişimlerin yanı sıra, özellikle Seri A aşamasını geçmiş, pazar olgunluğuna erişmiş şirketlere odaklanarak sektördeki teknolojik gelişimi hızlandırmak.
Driventure Genel Müdürü Gül, "Otomotiv endüstrisinde yatırım ekosistemini yaygınlaştırmak için 'Future of Mobility Fund' ismini verdiğimiz bir mobilite fonu kuruyoruz. Hedefimiz, Seri A aşamasını geçmiş olgun şirketlerin yatırımını gerçekleştiren bir fon olmak." ifadeleriyle fonun stratejik önemini vurguladı.
Yatırım Odakları: Geleceğin Teknolojileri ve Sürdürülebilirlik Driventure'ın yatırım kararlarında öne çıkan kriterler, modern ekonominin ve endüstrinin temel dinamiklerini yansıtıyor. Fonun odak alanları üç ana başlık altında toplanıyor:
Mobilite: Otomotiv sektörünün finansal teknolojilerden yapay zekaya, bağlantılı ve otonom araçlardan elektrikli araçlara kadar geniş bir yelpazede mobiliteye evrilmesi, bu alanın birincil odak noktası olmasını sağlıyor. Bu, sadece araç üretimi değil, aynı zamanda ulaşım deneyiminin tamamını kapsayan bir dönüşümü ifade ediyor.
Endüstri 4.0: Üretim süreçlerinde verimliliği artırma, kaliteyi iyileştirme ve maliyetleri düşürme hedefleri doğrultusunda Endüstri 4.0 teknolojileri kritik bir rol oynuyor. Bu alandaki yatırımlar, Ford Otosan'ın kendi üretim kabiliyetlerini de güçlendirecek bir potansiyel taşıyor.
Sürdürülebilirlik: Çevresel etkileri azaltma ve döngüsel ekonomi prensiplerini benimseme, fonun üçüncü ana odak noktasını oluşturuyor. Bu, hem küresel iklim hedeflerine uyumu hem de uzun vadeli ekonomik sürdürülebilirliği destekleyen stratejik bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.
Ekosisteme Katkı ve Beklentiler Driventure, bugüne kadar 9 girişime yatırım yapmış durumda ve önümüzdeki dönemde 2 yeni yatırım daha açıklayarak toplam yatırım sayısını 11'e çıkarmayı planlıyor. Bu yatırımlarla, kendi endüstrilerindeki üretim kabiliyetlerini iyileştirmenin yanı sıra, startup'ların geliştirdiği ileri teknolojileri kendi ürün ve hizmetlerine entegre etmeyi amaçlıyorlar. Bu 50 milyon dolarlık fon, Türkiye'nin girişimcilik ekosistemi için önemli bir ivme kaynağı olacak. Özellikle mobilite ve Endüstri 4.0 gibi stratejik sektörlerdeki teknoloji geliştiricilerine sağlanan bu destek, ülkenin rekabet gücünü artırırken, uluslararası alanda da yeni iş birliklerinin kapısını aralayabilir. Ford Otosan'ın bu girişimi, sadece finansal bir yatırım olmanın ötesinde, Türkiye'nin gelecekteki sanayi ve teknoloji haritasını şekillendiren vizyoner bir adım olarak değerlendiriliyor.
