Küresel piyasalar, Amerikan Merkez Bankası (Fed) kararıyla yeni bir haftaya başlarken, beklentilerin aksine faizlerin sabit tutulması hisse ve tahvil piyasalarında sınırlı bir etki yarattı. Ancak bu sakinliğin ardında, özellikle değerli metaller ve emtia piyasalarında dikkat çekici bir hareketlilik yaşanıyor. Altın ve gümüş, Fed'in 'bekle ve gör' sinyaliyle yeni zirvelere tırmanırken, enerji ve sanayi metalleri de bu ralliye katıldı.
Fed'in 'Bekle ve Gör' Stratejisi ve Powell'ın Mesajları Fed, beklendiği üzere faiz oranlarını %3,5-%3,75 aralığında sabit tuttu. Bu karar, 10'a karşı 2 oyla alınırken, yeni Fed Başkanlığı için adı geçen Christopher Waller ve Donald Trump'ın atadığı Stephen Miran'ın çeyrek puanlık indirimden yana oy kullanması dikkat çekti. Fed Başkanı Jerome Powell, karar sonrası yaptığı açıklamada, ekonomik görünümde 'belirgin bir iyileşme' olduğunu ve işgücü piyasasının istikrar sinyalleri verdiğini vurguladı.
Powell, "Ekonomik faaliyetlere ilişkin görünüm, son toplantıdan bu yana açıkça iyileşti ve bu durum, zaman içinde işgücü talebi ve istihdam açısından önemli olacak" ifadelerini kullanarak, kısa vadede faiz indirimi beklentilerini uzak tuttu.
Bu iyimser değerlendirme, Trump yönetiminin faiz indirimi yönündeki artan baskısına rağmen, Powell'ın başkanlığı sürecindeki kalan iki faiz toplantısında faiz ayarlamasına gerek duymayabileceği sinyalini güçlendirdi. Wolfe Research'ün başekonomisti Stephanie Roth da bu görüşü destekleyerek, "Powell liderliğindeki Fed’in faiz indirimine gitme olasılığı artık neredeyse sıfır. Powell, işgücü piyasası ve ekonomiye ilişkin genel olarak eskisinden daha iyimser" yorumunu yaptı. Vadeli işlem piyasaları fiyatlamaları da haziran ayına kadar faiz oranlarında herhangi bir değişiklik beklenmediğini gösteriyor. Powell'ın enflasyon konusunda 'ılımlı pozitif' bir görünüm sergilemesi, yıl sonu ABD enflasyonunu %3 ile hedefin bir yüzde puan üzerinde öngörmesine rağmen, tarifelerden etkilenen mal enflasyonunu tek seferlik bir artış olarak değerlendirmesi, piyasaları rahatlatan bir diğer unsur oldu.
Küresel Piyasaların Rotası: Teknoloji, Tahvil ve Dolar Fed'in kararı sonrası Amerikan hisse senedi piyasaları yatay bir seyir izledi. Teknoloji şirketlerinin öncülüğündeki ralliyle bir ara 7.000 puanı geçen S&P 500 endeksi çarşamba gününü 6.978 puandan yatay tamamladı. Nasdaq 100 ise %0,3 yükselişle günü kapattı. Wall Street'teki bu iyimserlik, Asya piyasalarına da yansırken, Japon Topix %0,2, Hong Kong Hang Seng ise %0,5 artıda işlem gördü. ABD 10 yıllık tahvil getirisi iki baz puan yükselişle %4,26 seviyesine çıktı. Dolar Endeksi (DXY) %0,3 düşüş yaşarken, dolar/TL 43,4187'den işlem gördü. Bu durum, Fed'in faiz artırım döngüsünü tamamladığına dair algıyı güçlendirerek dolar üzerinde bir miktar baskı yaratmış olabilir.
Altın ve Emtia Rallisi: Neden Yükselişte? Fed'in faizleri sabit tutması ve Powell'ın güvercin sayılabilecek enflasyon yorumları, küresel piyasalarda güvenli liman arayışını ve enflasyondan korunma isteğini yeniden tetikledi. Bu durum, değerli metaller ve emtia piyasalarında güçlü bir ralliye yol açtı:
Altın ve Gümüş: Yeni rekor seviyeler görerek yatırımcıların enflasyon riskine karşı korunma ve dolar zayıflığına karşı alternatif arayışını yansıttı. Bakır: Sanayi üretimindeki toparlanma beklentileri ve küresel arz endişeleriyle %5 gibi önemli bir yükseliş kaydetti. Brent Ham Petrol: Küresel talebin artacağı beklentisi ve jeopolitik risklerle %1,6 değer kazanarak varil başına 69,5 dolarla eylül ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu emtia rallisi, küresel ekonomideki toparlanma sinyallerini desteklerken, aynı zamanda gelecekteki enflasyonist baskılar konusunda da ipuçları veriyor. Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için, emtia fiyatlarındaki bu yükseliş, ithalat maliyetlerini artırarak enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürebilir ve cari açık risklerini gündeme getirebilir. Yatırımcılar için ise bu dönem, portföylerinde emtia ve değerli metallere daha fazla yer açma stratejilerini değerlendirmeyi gerektirebilir.
