Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Kabine Toplantısı'nın ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıklamalarda bulundu.
Erdoğan'ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle:
Hükümet olarak 28 Şubat'tan beri tüm birimlerimizle teyakkuz halindeyiz. Devletimizin tüm kurumlarını seferber etmiş durumdayız.
Kriz yönetiminde deneyim sahibi kadrolarımızla bütün gelişmeleri anbean takip ediyor, hiçbir ihtimali göz ardı etmiyoruz.
Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek bu süreçte en büyük hassasiyetimizdir.
Türkiye; tıpkı beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi, 13,5 yıl boyunca devam eden Suriye ihtilafında olduğu gibi, İsrail'in Gazze'ye yönelik soykırım ve katliamlarında olduğu gibi, İran krizinde de hakkın, adaletin, uluslararası hukukun, barışın ve istikrarın tarafındadır.
İlk günden itibaren yoğun bir diplomasi trafiği içindeyiz. Daha fazla büyümeden krize bir çıkış yolu bulabilmek amacıyla şimdiye kadar 16 liderle görüşmemiz oldu.
Dışişleri Bakanı'mız aynı şekilde 50'nin üzerinde telefon görüşmesi yaptı. Milli Savunma Bakanımız, Genelkurmay Başkanımız, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanımız ve diğer arkadaşlarımız muhataplarıyla sürekli temas halindeler.
Merkez Bankamızın rezervleri 200 milyar dolar civarındadır. Finansal sistemimiz sağlam sermaye yapısı ve güçlü likiditesiyle her türlü riski absorbe edebilecek kapasitededir. 28 Şubat'tan bu yana Merkez Bankamız, Türk lirası ve döviz likiditesini etkin biçimde yönetmek üzere gerekli tedbirleri aldı.
Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişlere rağmen dezenflasyonun sürmesi için ne gerekiyorsa yapıyoruz. Vatandaşlarımızı enerji fiyatlarındaki olası artışlardan korumak amacıyla eşel mobil sistemini geçici olarak devreye aldık.
Yurt içi ham petrol üretimimizi 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 26 artışla 48 milyon varile ulaştırdık. Aynı dönemde kaynak çeşitliliğimizi artırmak adına 15 farklı ülkeden petrol tedarik ettik.
Halihazırda günlük net ithalatın 90 günlük kısmına tekabül eden miktarda ulusal petrol stoku depolama tesislerimizde muhafaza ediliyor.
BOTAŞ, geçtiğimiz dönemde uluslararası enerji şirketleriyle çok sayıda doğalgaz ve LNG anlaşması imzaladı.
Tarımda gübre ve gübre hammaddesi tedariklerini zaten yapmıştık. Üreticilerimizin ihtiyaç duyacağı gübre stoklarımız yeterli seviyededir. Alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temin edilmesi amacıyla yüzde 6,5 olan gümrük vergisini sıfıra indirdik.
Fahiş fiyat artışı ve stokçuluk gibi usulsüz uygulamaların önüne geçilmesi amacıyla denetimlerimizi yoğunlaştırdık. İran sınırındaki üç gümrük kapımızda herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmuyor.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun yayımladığı son taslakta, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye'de üretilen ürünleri de kapsaması gerektiği belirtilmiştir. Bunu doğru yönde atılmış bir adım olarak görüyoruz. Aynı yapıcı yaklaşımın müteakip aşamalarda da sürdürülmesini temenni ediyoruz.
F-16'larımız, havadan erken ihbar ve tanker uçaklarımızla muhtemel tehditlere karşı hava sahamızı 7/24 gözlemliyoruz. Hava savunma harekât merkezlerimizin tamamı aynı esaslarla faaliyete geçmiş durumda.
Kara, deniz ve hava kuvvetleri unsurlarımızla hudut güvenliğimizi her türlü hava ve arazi şartlarında yaklaşık 60 bin personelle sağlıyoruz.
4 Mart'ta İran’dan ateşlenen, Irak ve Suriye hava sahasına geçtikten sonra ülkemize yöneldiği tespit edilen füze NATO tarafından etkisiz hâle getirildi. Akabinde İran makamlarına gerekli ikazlar yapıldı.
Türkiye'nin yeri de tavrı da bellidir. Ateşin daha fazla yayılmaması, daha fazla kan dökülmemesi için gösterdiği olağanüstü çabalar da ortadadır. Bugünkü hadise bağlamında yanlışta ısrar ve inat edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) savunmasının artırılmasına yönelik 6 adet F-16 savaş uçağımızı ve hava savunma sistemlerini adaya konuşlandırdık.
İki devlet tek millet şiarıyla hareket ettiğimiz, Azerbaycan başta olmak üzere bölgedeki kardeş ülkelerle de dayanışma hâlindeyiz.
Çatışmaların başlamasıyla birlikte sivil havacılık ve denizcilik sektöründeki tedbirlerimizi de süratle aldık. Çatışma öncesi dönemde İran seferlerini azaltarak uçuşları gündüz saatlerine çekmiştik.
28 Şubat'tan sonra ise İran, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suriye hava sahaları kapandığı için bu ülkelere seferleri durdurduk. Vatandaşlarımızın mağdur olmaması için alternatif planlamalar yaptık ve seferleri Riyad, Cidde, Medine ve bilhassa Maskat üzerinden sürdürdük.
Bölgede Türk bayraklı gemimiz olmamakla birlikte sahibi Türk olan 15 gemiyi ve görev yapan 174 Türk denizcimizi yakından izliyoruz.