Türkiye ekonomisinin geleceğine yön verecek kritik kararların alındığı Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz liderliğinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirildi. Toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar gibi ekonomi yönetiminin kilit isimlerinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel de dahil olmak üzere geniş bir bakan ve kurum temsilcisi katılım sağladı. Bu yüksek düzeyli katılım, ele alınan konuların Türkiye ekonomisi için taşıdığı stratejik önemi açıkça ortaya koyuyor.EKK gündeminde yer alan başlıklar, Türkiye'nin uzun vadeli ekonomik hedefleri ve mevcut makroekonomik zorluklarla mücadele stratejileriyle doğrudan ilişkili. Toplantıda öne çıkan üç ana eksen, ülkenin rekabet gücünü artırma, enerji bağımsızlığını sağlama ve gıda güvenliğini temin etme yolunda atılacak adımların sinyallerini verdi.Lojistik Altyapı: İhracat ve Rekabetçiliğin AnahtarıToplantının ilk önemli maddesi, lojistik altyapının geliştirilmesi ve özellikle demiryolu-liman bağlantılarının güçlendirilmesi oldu. Türkiye'nin küresel tedarik zincirlerindeki konumunu pekiştirmesi ve ihracat potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesi için modern ve entegre bir lojistik ağı hayati önem taşıyor. Mevcut durumun değerlendirilmesi, bu alandaki darboğazların giderilmesi ve uluslararası ticaret yollarındaki etkinliğin artırılması hedefleniyor. Bu adımlar, ülkenin dış ticaret hacmini artırarak cari açığın sürdürülebilir yönetimine de katkı sağlayabilir.Jeotermal Enerji: Sürdürülebilir Kalkınma ve Enerji BağımsızlığıEnerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın da katılımıyla, Türkiye'nin zengin jeotermal enerji kaynakları, kullanım alanları ve potansiyeli detaylı bir şekilde masaya yatırıldı. Bu başlık, Türkiye'nin enerji bağımlılığını azaltma, yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme ve karbon emisyonlarını düşürme hedefleriyle örtüşüyor. Jeotermal enerji, sadece elektrik üretimi için değil, aynı zamanda tarım (sera ısıtması) ve sanayi gibi farklı sektörlerde de sürdürülebilir çözümler sunarak ekonomiye çeşitlilik katma potansiyeli taşıyor. Bu alandaki yatırımların hızlandırılması, enerji maliyetlerini düşürme ve yeşil ekonomiye geçiş sürecini destekleme açısından kritik.Tarım Sektörü: Gıda Güvenliği ve Desteklerin EtkinliğiTarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın da bulunduğu toplantıda, tarım sektöründeki gelişmeler ve tarımsal desteklerin etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Gıda enflasyonunun küresel ve ulusal düzeyde önemli bir sorun olmaya devam ettiği bir dönemde, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve verimliliği büyük önem taşıyor. Tarımsal desteklerin doğru hedeflere yönlendirilmesi, üreticinin maliyet yükünü hafifletmesi ve arz güvenliğini sağlaması bekleniyor. Bu analizler, gıda fiyatlarındaki oynaklığı azaltma ve tüketicinin alım gücünü koruma stratejilerinin temelini oluşturacak.Ekonomi yönetiminden bir yetkili, toplantının ardından yapılacak yazılı açıklamanın, ele alınan konulara ilişkin atılacak somut adımların ve belirlenen yol haritasının ilk sinyallerini içereceğini belirtti.EKK toplantısı, Türkiye'nin sadece kısa vadeli ekonomik istikrar çabalarına değil, aynı zamanda uzun vadeli yapısal dönüşüm hedeflerine de odaklandığını gösteriyor. Lojistik, enerji ve tarım gibi stratejik sektörlerde atılacak adımlar, ülkenin ekonomik büyüme potansiyelini artırırken, enflasyonla mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynayacak.
Ekonomi
EKK, Türkiye Ekonomisinin Stratejik Yol Haritasını Belirliyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplanan Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK), Türkiye ekonomisi için kritik alanlara odaklandı. Toplantıda, lojistik altyapının güçlendirilmesi, jeotermal enerji potansiyelinin değerlendirilmesi ve tarımsal desteklerin etkinliği masaya yatırıldı. Bu zirve, hükümetin enflasyonla mücadele ve makroekonomik istikrar hedeflerinin yanı sıra, uzun vadeli yapısal reformlara verdiği önemi gösteriyor.
Mustafa Koç
•