Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau, ABD'nin Federal Rezerv'in bağımsızlığına yönelik politikalarının, doların küresel ekonomideki egemenliğini zayıflattığını vurguladı. ABD'nin mali disiplinine ilişkin artan endişeler ve doların bir 'silah' olarak kullanılabileceği algısı, küresel yatırımcıların güvenini sarsarak alternatif ödeme sistemlerine yönelimi hızlandırıyor. Bu durum, uluslararası para sisteminde daha çok kutuplu bir geleceğin sinyallerini veriyor.
Selin Öztürk
•
Küresel ekonominin en temel direklerinden biri olan ABD dolarının uluslararası rezerv para birimi statüsü, son dönemde ABD'nin iç ve dış politikalarından kaynaklanan baskılarla karşı karşıya. Fransa Merkez Bankası Başkanı François Villeroy de Galhau'nun Paris'te yaptığı çarpıcı açıklamalar, bu endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı.
Fed Bağımsızlığına Saldırı ve Doların Temelleri
Villeroy, ABD'nin bazı politikalarının, özellikle de Federal Rezerv'in (Fed) bağımsızlığına yönelik müdahalelerin, doların küresel hakimiyetinin temel sütunlarını aşındırdığını belirtti. Bu müdahaleler, sadece para politikasının etkinliğini değil, aynı zamanda uluslararası piyasalarda ABD'ye duyulan güveni de zedeliyor. ABD'nin mali disiplinine ilişkin artan endişeler ve korumacı tarife uygulamaları, ülkenin küresel ekonomiye entegrasyonunu azaltarak doların cazibesini düşürüyor.
"Son ABD politikalarının bazıları, Fed'in bağımsızlığına saldırarak doların hakimiyetinin bazı sütunlarını zayıflatıyor, ABD mali disiplinine ilişkin endişeleri artırıyor ve tarife uygulamaları ABD'nin küresel ekonomiye entegrasyonunu azaltıyor."
Doların Silah Olarak Kullanımı ve Alternatif Arayışları
Fransa'nın G7 dönem başkanlığına ilişkin bir etkinlikte konuşan Villeroy, ABD'nin dolar bazlı küresel ödeme sistemlerini giderek daha fazla bir jeopolitik silah olarak kullanabileceği yönündeki endişelerin, bazı ülkeleri alternatif ödeme sistemleri geliştirmeye ittiğini vurguladı. Bu stratejik arayışlar, doların küresel ticaretteki ve finansal işlemlerdeki mutlak üstünlüğünü sorgulatıyor. Özellikle yaptırımlara maruz kalan veya gelecekte kalma riski taşıyan ülkeler, dolar dışı mekanizmalara yönelerek risklerini çeşitlendirme çabasında.
Küresel Güven ve Çeşitlendirme Eğilimi
Bu tür ABD politikaları, küresel yatırımcıların dolar varlıklarına olan güvenini derinden sarsıyor. Yatırımcılar, politik risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir ortamda, portföylerini çeşitlendirme eğilimine giriyor. Villeroy'a göre bu eğilim, muhtemelen kademeli olarak hızlanacak ve doların küresel rezerv para birimi olarak payını orta vadede azaltabilir. Bu durum, özellikle gelişmekte olan piyasalar için yeni finansman kanalları ve rezerv yönetim stratejileri geliştirme ihtiyacını doğuruyor.
Çok Kutuplu Para Sistemi ve Euro'nun Potansiyeli
Avrupa Merkez Bankası (AMB) politika yapıcıları, ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed Başkanı Jerome Powell'a yönelik sert eleştirilerinin dolar üzerinde yarattığı belirsizliği, euronun uluslararası arenada daha belirgin bir konum kazanması için bir fırsat olarak görüyor. Villeroy da bu görüşü destekleyerek, daha çok kutuplu bir uluslararası para sisteminin aynı zamanda "daha istikrarlı" olabileceğini ifade etti. Bu, tek bir para birimine aşırı bağımlılığın getirdiği risklerin dağıtılması anlamına geliyor.
Türkiye Ekonomisi İçin Anlamı
Doların küresel hakimiyetindeki olası bir erozyon, Türkiye gibi dış ticarette ve borçlanmada dolara bağımlı ülkeler için hem riskler hem de fırsatlar barındırıyor. Bir yandan, doların zayıflaması dış borç yükünü hafifletebilirken, diğer yandan küresel finansal sistemdeki belirsizlikler sermaye akışlarını olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin dış ticarette ve rezerv yönetiminde çeşitlendirme stratejilerini güçlendirmesi, olası küresel para sistemi değişimlerine karşı direncini artıracaktır. Özellikle Euro ve diğer büyük para birimlerinin yükselişi, Türkiye'nin dış ticaret partnerleriyle olan ilişkilerinde yeni dengelemeler gerektirebilir.