Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Ekim ayı verileri, finans piyasalarında yakından takip edilen Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemindeki önemli dönüşümleri gözler önüne serdi. Özellikle döviz dönüşümlü KKM (DDKKM) bakiyesinde yaşanan 3,9 milyar dolarlık keskin düşüş, toplam bakiyeyi 7,4 milyar dolardan 3,5 milyar dolara çekerek, TCMB'nin de-KKMizasyon stratejisinin hız kazandığını teyit etti. Bu gelişme, Türk Lirası'nı önceleyen ve sadeleşmeyi hedefleyen para politikası adımlarının somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. KKM'nin Azalışının Arka Planı ve Politika Etkileri Kur Korumalı Mevduat sistemi, 2021 sonunda Türk Lirası'ndaki oynaklığı azaltmak ve döviz talebini frenlemek amacıyla hayata geçirilmişti. Ancak zamanla sistemin bütçe üzerindeki yükü ve TL mevduat faizleri üzerindeki baskısı, ekonomi yönetimini farklı arayışlara itti. TCMB, son dönemde KKM'den çıkışı teşvik eden ve Türk Lirası mevduatlarını özendiren bir dizi makroihtiyati tedbir uygulamaya koydu. Bu tedbirler arasında, bankaların KKM hedeflerine ulaşamaması durumunda ek menkul kıymet tesis etme zorunluluğu gibi düzenlemeler öne çıkıyor. Ekim ayı verileri, bu politikaların DDKKM tarafında belirgin bir başarı sağladığını gösteriyor. DDKKM bakiyesindeki düşüş, aynı zamanda Türkiye ekonomisinin dövizden arındırma (de-dolarizasyon) çabalarının bir parçası olarak da okunmalı. Merkez Bankası'nın rezervlerini güçlendirme ve Türk Lirası'na olan güveni artırma hedefi doğrultusunda, KKM'nin azaltılması kritik bir adım olarak görülüyor. Bu durum, piyasada TL varlıklara yönelimin artabileceği beklentisini güçlendiriyor. Verilerin Detayları ve Piyasa Etkileri Açıklanan verilere göre, DDKKM stok bakiyesindeki 3,9 milyar dolarlık azalışın büyük bir kısmı, 3,4 milyar dolar ile gerçek kişi hesaplarından kaynaklandı. Tüzel kişi DDKKM bakiyesi ise 100 milyon dolarlık bir düşüşle sınırlı kaldı. Bu ayrım, bireysel yatırımcıların Merkez Bankası'nın ve Hazine'nin KKM'den çıkış sinyallerine daha hızlı yanıt verdiğini ortaya koyuyor. Tüzel kişilerin daha uzun vadeli ve kurumsal stratejilerle hareket etmesi, onların KKM'den çıkış hızını daha yavaşlatabilir. Bu erime, bankacılık sektörü için de önemli sonuçlar doğuruyor. KKM'den çıkan mevduatın bir kısmının geleneksel Türk Lirası mevduatlarına, bir kısmının ise döviz tevdiat hesaplarına yönelmesi bekleniyor. Ancak TCMB'nin TL mevduat faizlerini cazip kılma çabaları ve bankalara yönelik TL mevduat hedefleri, mevduatın büyük ölçüde TL'de kalmasını sağlamayı amaçlıyor. Bu durum, bankaların fonlama maliyetlerini ve karlılıklarını doğrudan etkileyebilir. Gelecek Beklentileri ve Para Politikası DDKKM'deki bu düşüş trendi, Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşunu sürdüreceği ve sadeleşme adımlarına devam edeceği sinyalini veriyor. KKM'nin kademeli olarak azaltılması, enflasyonla mücadelede önemli bir araç olarak görülen TL'nin değerini koruma çabalarını destekliyor. Uzmanlar, KKM bakiyesindeki azalışın, TCMB'nin faiz artırımları ve niceliksel sıkılaştırma politikalarıyla birlikte, önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri üzerinde olumlu bir etki yaratabileceğini belirtiyor. Önümüzdeki dönemde, KKM'den çıkışın hızının ve yönünün, hem Hazine'nin üzerindeki yükü hafifletme hem de finansal istikrarı sağlama açısından kritik olacağı öngörülüyor. Merkez Bankası'nın bu yöndeki kararlı adımları, piyasa aktörleri tarafından yakından izlenmeye devam edecek.

Ekonomi
DDKKM Bakiyesi Erimeye Devam Ediyor: De-KKMizasyon Hız Kazanıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Ekim ayı verileri, Döviz Dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat (DDKKM) bakiyesinde 3,9 milyar dolarlık önemli bir düşüşle toplam bakiyeyi 3,5 milyar dolara çektiğini gösterdi. Bu erime, TCMB'nin de-KKMizasyon stratejisinin hız kazandığını ve Türk Lirası'nı destekleme çabalarının somut sonuçlar vermeye başladığını işaret ediyor. Piyasa, bu gelişmeyi para politikası normalleşmesinin bir adımı olarak yorumluyor.
Selin Öztürk
•




