Davos'ta Küresel Düzenin Sınavı: Trump Öncesi Transatlantik Gerilim
Davos Zirvesi'nin üçüncü günü, küresel sistemin geleceğine dair derin endişelerle geçti. Eski İngiltere Merkez Bankası Başkanı Mark Carney, eski düzenin değiştiğini vurgularken, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ABD'nin yaklaşımını "çılgınlık" olarak niteledi. Donald Trump'ın beklenen konuşması öncesi gerilim tırmanırken, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tansiyonu düşürme çağrısı yaptı. Zirve, ticaret savaşları ve jeopolitik risklerin gölgesinde, yeni bir güç dengesi arayışını gözler önüne serdi.
Selin Öztürk
•
HT Genel Yayın Yönetmeni Açıl Sezen ve Araştırma Müdürü Çağlar Kuzlukluoğlu Davos’un üçüncü gününden zirvenin temel başlıklarını aktarmaya devam ediyor. Zirvede, küresel sistemin geleceğine ilişkin sert eleştiriler ve transatlantik gerilime dair önemli uyarılar dikkat çekti.
Davos’un üçüncü gününde en çok ses getiren konuşmalardan biri Kanada cephesinden geldi. Eski İngiltere Merkez Bankası Başkanı ve Kanada’nın önde gelen isimlerinden Mark Carney, küresel düzenin köklü bir dönüşümden geçtiğini vurguladı.
Carney, “Nostalji bir strateji değildir” diyerek eski dünya düzeninin tamamen değiştiğini, kurallara dayalı sistemin artık beklendiği gibi işlemediğini ifade etti.
Carney, Kanada gibi orta ölçekli ülkelerin tek başlarına hareket etmek yerine zenginliklerini ve kapasitelerini bir araya getirerek yeni bir güç dengesi oluşturmaları gerektiğini savundu. Bu durumu, “Masada ya menü olacaksınız ya da siparişi verenlerden biri” sözleriyle özetledi.
Eski düzende sisteme entegre olmanın bir güç unsuru olduğunu hatırlatan Carney, günümüzde hegemon güçlerin bu entegrasyonu bir zayıflığa dönüştürdüğünü ve tarifeler yoluyla baskı unsuru olarak kullandığını dile getirdi.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, zirveye yaşadığı göz rahatsızlığı nedeniyle güneş gözlüğüyle katılmasıyla dikkat çekti. Macron’un görüntüsü, kulislerde “Matrix’teki Agent Smith” benzetmeleriyle anıldı.
Macron, konuşmasında özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yaklaşımını ve Grönland tartışmalarını hedef alarak bu süreci “çılgınlık” olarak nitelendirdi.
Macron, Avrupa Birliği’nin daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini belirterek, diyaloğu “boyun eğme” olarak gören Amerikan yönetimine karşı ses yükseltilmesi çağrısında bulundu. Ancak Macron’un görev süresinin sonuna yaklaşmış olması nedeniyle bu çıkışların etkisinin sınırlı kalabileceği değerlendiriliyor.
Zirvenin üçüncü gününde gözler, uçuşunda yaşanan teknik arıza nedeniyle Davos’a gelişi geciken Donald Trump’a çevrilmiş durumda. Trump’ın yapması beklenen konuşmanın, zirvede tansiyonu daha da yükseltebileceği ifade ediliyor.
Trump gelmeden önce ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, tansiyonu düşürmeye yönelik mesajlar verdi. Bessent, Avrupalı müttefiklere “çok hızlı tepki vermeyin” çağrısında bulunarak, gerilimin tırmanmasının herkes için kayıp anlamına geleceğini vurguladı.
Bessent, Avrupa ile yapılan anlaşmaların bağlayıcı olduğunu ve mevcut tepkilerin bugüne kadar kat edilen ilerlemeye zarar verebileceğini söyledi.
Davos Zirvesi, Trump’ın olası sert mesajları ile Avrupa ve ABD arasında tarifeler, tahvil satışları ve karşılıklı stratejik hamlelerin yaratabileceği risklerin gölgesinde devam ediyor.
This is a modal window.
Etkileşim penceresinin başlangıcı. ESC tuşu işlemi iptal edip pencereyi kapatacaktır.