Geçtiğimiz hafta, dünya ekonomisi ve finans piyasaları, hem küresel siyasetin sahnesinden hem de yerel ekonomik kararlardan gelen güçlü sinyallerle şekillendi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Davos'taki çıkışları, uluslararası ilişkilerdeki belirsizliği artırırken, yurt içinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz kararı ve Fitch Ratings'in kredi notu görünümüne ilişkin değerlendirmesi, Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç oluşturdu.Davos'tan Yükselen Sesler: Trump'ın Diplomatik Hamleleri ve Ekonomik YankılarıKüresel kamuoyu, geçen hafta İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'na odaklandı. ABD Başkanı Donald Trump, burada yaptığı konuşmalar ve attığı adımlarla piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Özellikle Danimarka ile Grönland'ın satın alınması konusundaki ısrarlı talebi, uluslararası diplomaside alışılmadık bir gündem maddesi oluşturdu. Trump, bu talebini şu sözlerle dile getirdi:"Bu nedenle, tarihimiz boyunca birçok başka bölgeyi satın aldığımız gibi ABD'nin Grönland'ı satın almasını görüşmek üzere (Danimarka ile) acil müzakereler yapılmasını talep ediyorum."Bu açıklama, jeopolitik risk algısını artırırken, aynı zamanda NATO ile Grönland konusunda varılan "çerçeve anlaşmasının" süresinin "sonsuz" olacağını belirtmesi, bölgedeki stratejik önemin altını çizdi. Trump'ın uluslararası ihtilafları çözme iddiasıyla kurmayı önerdiği Barış Kurulu için Davos'ta düzenlenen imza töreni ve "Bugün Gazze için daha iyi bir geleceğin başlangıcı. Bu savaş sona eriyor" sözleri, Ortadoğu'daki barış sürecine yönelik yeni bir umut veya yeni bir belirsizlik dalgası yarattı.Altın ve Tahvil Piyasalarında Dalgalanma: Risk Algısı Yeniden ŞekilleniyorKüresel siyasetin bu çalkantılı atmosferi, finans piyasalarına doğrudan yansıdı. Özellikle altın fiyatları, jeopolitik risklerin artması ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bağımsızlığına yönelik yenilenen tehditlerin desteğiyle rekor kıran bir yükseliş sergiledi. Ons altın, 4 bin 967 dolara çıkarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, yatırımcıların güvenli liman arayışının güçlü bir göstergesi oldu.Öte yandan, küresel tahvil piyasaları ise düşüş eğilimindeydi. Mali harcamalardaki artış beklentileri, yeni jeopolitik gümrük vergisi tehditleri ve bunların Amerikan varlıklarına olan talebe olası etkileri gibi endişeler, tahvil getirilerini yukarı iterek fiyatları aşağı çekti. Bu, küresel ekonomideki belirsizliklerin ve enflasyonist baskı beklentilerinin bir yansıması olarak değerlendirildi.Türkiye Ekonomisinde İki Kritik Gelişme: TCMB ve Fitch'in MesajlarıYurt içinde ise Türkiye ekonomisi için iki önemli başlık öne çıktı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek piyasa beklentilerine göre daha temkinli bir duruş sergiledi. Bu karar, enflasyonla mücadeledeki kararlılığın devam ettiğine ve faiz indirimlerinin kontrollü bir şekilde sürdürüleceğine işaret etti. TCMB'nin bu adımı, piyasalarda "beklentiyi karşılamayan" bir indirim olarak yorumlansa da, uzun vadede istikrar arayışının bir parçası olarak görüldü.Haftanın bir diğer olumlu gelişmesi ise uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings'ten geldi. Fitch, Türkiye'nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "durağan"dan "pozitife" çevirdi. Bu, Türkiye ekonomisinin risk algısında önemli bir iyileşmeye işaret ediyor. Pozitif görünüm, orta vadede not artışının sinyalini vererek, yabancı yatırımcılar için Türkiye'nin cazibesini artırabilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Fitch'in bu kararı, uygulanan ekonomik politikaların ve makroekonomik dengelenme çabalarının uluslararası alanda takdir edildiğini gösterdi.Sonuç: Küresel Belirsizlikler ve Türkiye'nin DirenciGeçen hafta yaşanan bu gelişmeler, küresel ekonominin jeopolitik riskler ve ticaret savaşları gibi faktörlerle ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Aynı zamanda Türkiye ekonomisinin, Merkez Bankası'nın temkinli adımları ve uluslararası kredi kuruluşlarından gelen olumlu sinyallerle, bu zorlu küresel ortamda direnç göstermeye çalıştığını gösterdi. Önümüzdeki dönemde, hem küresel siyasetin seyrinin hem de Türkiye'nin ekonomik reform adımlarının, piyasaların yönünü belirlemede kilit rol oynaması bekleniyor.
Ekonomi
Davos ve TCMB Kararı: Küresel Piyasaların Yönü ve Türkiye Ekonomisine
Geçen hafta küresel piyasalar, ABD Başkanı Trump'ın Davos'taki diplomatik hamleleri ve Grönland çıkışıyla hareketlenirken, altın fiyatları jeopolitik risklerle rekor kırdı. Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) temkinli faiz indirimi ve Fitch'in Türkiye'nin görünümünü pozitife çevirmesi, ekonomik aktörlerin odak noktası oldu. Bu gelişmeler, hem küresel ekonominin kırılganlığını hem de Türkiye'nin risk algısındaki değişimi gözler önüne serdi.
Selin Öztürk
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!
