İsviçre'nin Davos kasabasında ‘Diyalog Ruhu’ temasıyla düzenlenen 56. Dünya Ekonomik Forumu, küresel ekonominin geleceğine yön veren tartışmalara ev sahipliği yaparken, ‘Avrasya’nın Ekonomik Kimliğini Tanımlamak’ başlıklı özel bir panelde bölgenin ekonomik geleceği mercek altına alındı. Bölgesel barışın ve siyasi istikrarın ekonomik entegrasyon için vazgeçilmez bir ön koşul olduğu vurgulanan bu kritik oturumda, Türkiye'nin de içinde bulunduğu geniş coğrafyanın gelecek vizyonu, liderler ve iş dünyası temsilcileri tarafından derinlemesine analiz edildi.Güney Kafkasya'da Barışın Ekonomik GetirileriPanelin en dikkat çekici başlıklarından biri, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan'ın barış sürecine dair iyimser mesajlarıydı. Aliyev, geçen yıl Washington’da varılan mutabakatın tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış adımlarının somut ekonomik sonuçlar üretmeye başladığını ifade etti. Bu sürecin sadece iki ülke için değil, tüm Güney Kafkasya'nın istikrarı ve bölgesel ekonomik entegrasyonu açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle ulaşım ve bağlantı hatlarının yeniden açılmasının, bölgedeki ticareti canlandırarak yeni iş birliklerinin önünü açacağı beklentisi dile getirildi.Haçaturyan da, kısa süre önce savaşın gölgesinde olan iki ülkenin bugün barış ve iş birliğine odaklanmasını olağanüstü bir sonuç olarak nitelendirdi. Geçmişe takılıp kalmak yerine geleceğe odaklanmanın önemine değinen Haçaturyan, Ermenistan ve Azerbaycan vatandaşlarının karşılıklı ticaret ve etkileşimle günlük yaşamlarında normalleşmeyi hissedecekleri bir dönemin eşiğinde olduğunu belirtti. Bu açıklamalar, bölgedeki yatırımcılar ve iş dünyası için yeni fırsat pencereleri açabileceğinin sinyallerini veriyor.Türkiye'nin Rolü ve Orta Koridor'un GücüHaçaturyan'ın konuşmasında Türkiye ile sınırların yeniden açılmasının her iki ülke için de karşılıklı yarar sağlayacağı yönündeki ifadesi, bölgesel entegrasyonun sadece Güney Kafkasya ile sınırlı kalmayıp daha geniş bir Avrasya perspektifiyle ele alındığını gösterdi. Bu adım, hem ekonomik hem de diplomatik açıdan önemli bir potansiyel taşıyor.Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic ise Avrasya’nın ekonomik kimliğinin ancak kalıcı bir siyasi istikrarla anlam kazanabileceğine dikkat çekti. Vucic, bölgedeki ulaşım ve enerji koridorlarının başarısının, ülkeler arasındaki “barış iklimine” bağlı olduğunu vurgulayarak, barışın sadece diplomatik bir söylem değil, aynı zamanda yabancı yatırımları çekmek ve Orta Koridor'u tam anlamıyla işler kılmak için en temel 'altyapı taşı' olduğunu belirtti. Bu perspektif, siyasi risklerin yatırım kararları üzerindeki belirleyici etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.“Barış, sadece diplomatik bir söylem değil, yabancı yatırımları bölgeye çekmek ve Orta Koridor’u işler kılmak için en temel altyapı taşıdır.” — Aleksandar Vucic, Sırbistan CumhurbaşkanıTürkiye: Avrasya'nın Stratejik KöprüsüPanelde iş dünyasını temsil eden Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Türkiye'nin Avrasya'daki kritik rolünü vurguladı. Özdemir, Türkiye'nin Doğu-Batı hattındaki stratejik konumu ve Orta Asya ülkeleriyle köklü ekonomik-siyasal ilişkileri sayesinde bölgede önemli bir oyuncu olduğunu ifade etti. Bu durum, Türkiye'nin hem enerji hem de ticaret yollarında bir kavşak noktası olarak konumunu pekiştiriyor ve bölgesel entegrasyon çabalarında kilit bir aktör olma potansiyelini artırıyor. Özellikle Orta Koridor'un etkinleşmesiyle Türkiye'nin lojistik ve ticaret hacminin önemli ölçüde artması bekleniyor.Geleceğe Yönelik BeklentilerDavos'taki bu panel, Avrasya coğrafyasının sadece jeopolitik değil, aynı zamanda derin bir ekonomik dönüşüm potansiyeli taşıdığını gösterdi. Liderlerin barış ve iş birliği mesajları, bölgedeki sermaye akışları, ticaret hacmi ve altyapı yatırımları üzerinde doğrudan bir etki yaratabilir. Özellikle Güney Kafkasya'daki normalleşme süreci ve Türkiye'nin bu süreçteki potansiyel köprü rolü, önümüzdeki dönemde bölge ekonomileri için yeni bir büyüme ve entegrasyon dinamiği oluşturabilir. Bu gelişmeler, uzun vadede bölgedeki siyasi risk primini düşürerek yabancı yatırımcılar için daha cazip bir ortam yaratma potansiyeli taşıyor.
Gündem
Davos: Avrasya'da Barış Rüzgarı, Ekonomik Entegrasyona Yeni Ufuklar
Davos'taki Dünya Ekonomik Forumu'nda Avrasya'nın ekonomik geleceği masaya yatırıldı. Azerbaycan, Ermenistan ve Sırbistan liderlerinin katıldığı panelde, bölgesel siyasi istikrarın ekonomik entegrasyon ve yabancı yatırımlar için kritik önemi vurgulandı. Özellikle Azerbaycan-Ermenistan arasındaki barış sürecinin Güney Kafkasya'da yeni ticaret ve ulaşım koridorları açarak bölge ekonomisine ivme kazandıracağı belirtildi. Türkiye'nin stratejik konumu da panelde öne çıktı.
Esra Çelik
•
Bu makaleyi paylaş
Instagram:Bu bağlantıyı kopyalayıp Instagram hikayenizde paylaşabilirsiniz!